Esas No
E. 2023/1068
Karar No
K. 2023/10332
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/1068 E.  ,  2023/10332 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1325-2022/1718

HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü / Davalıların İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi-Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Davanın Kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012 /731-2022/238

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... ve davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın sürücüsü ve davalı ....'nin maliki olduğu aracın 02.07.2007 tarihinde karıştığı kaza sonucu davacı yayanın yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, maddi tazminat talebi yönünden 194.358,09 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmeye göre davacının 3 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı ve %32 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespit edildiği, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabulü ile aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 194.358,09 TL maddi tazminatın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ....

vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, maluliyeti kabul etmediklerini, hükme esas alınan raporların hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, maluliyet tespitinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'a 02.10.2020 tarihinde ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği, kusur ve maluliyet tespitinin denetime elverişli bulunduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığı, ancak somut olayda davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, oluşan %32 oranındaki maluliyet ve kusur oranı, tarafların ekonomik sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücüne göre davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, bu nedenle davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin kabulü ile davacı yararına manevi tazminatın 25.000,00 TL olarak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne, 194.358,09 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ....

vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

temyiz dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kusur tespitinin hatalı olduğunu, maluliyeti kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı .... temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, maluliyeti kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ....'nin işleteni olduğu aracın karıştığı kaza sonucu yaya konumundaki davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 46, 47 ve 60 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85, 89, 90 ve 109 uncu maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'ın tüm, davalı .... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 41 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi) haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (TBK 72 nci md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.

Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır.

Dosya kapsamından; davaya konu trafik kazasının 02.07.2007 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın 25.12.2012 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 25.000,00 TL maddi tazminat ve 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davacının maddi tazminat talebi yönünden davasını 18.09.2020 tarihinde ıslah ederek 194.358,09 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacının ıslah dilekçesinin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği, davalılardan ....'nin ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, kaza tarihi ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih arasında zamanaşımı süresinin geçtiği, davalı tarafın davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı savunmasında bulunmasına rağmen gerek İlk Derece Mahkemesinin gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin zamanaşımı savunmasını reddettiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davacının, davasını 6100 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak açtığı, talebini ıslah yoluyla artırdığı görülmekle ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımının kesilmeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince olay tarihi (02.07.2007) ve ıslah tarihi (18.09.2020) dikkate alındığında KTK'nın 109/2 nci maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu gözetilerek ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı def'inde bulunan davalı .... hakkındaki maddi tazminat talebinin ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, bu nedenle davalı .... yararına bozulması gerekir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'ın tüm, davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı .... yararına BOZULMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ....'ye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog