Esas No
E. 2023/5369
Karar No
K. 2023/10123
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/5369 E.  ,  2023/10123 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/334 E. 2021/268 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul/Ret/Karar Verilmesine Yer Olmadığına

Davalı ... vekili ve Davalı ... vekili

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eylem nedeniyle maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ASKİ Genel Müdürlüğü, ..., ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, Yenimahalle Belediyesi ve ... ile birleşen dava açısından kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin Çelik Apartmanında bulunan dava dışı Binnaz Kaplan'a ait depoyu kiraladığını, şirkete ait İstikbal Mobilya mağazasının fazla ürünlerini muhafaza için buraya bıraktığını, 12.05.2011 tarihinde yağan yağmur neticesinde yol üzerindeki yer altı su kanallarında yeterli akış bulunmaması ve Çelik Apt. su giderlerinin bağlandığı rögardan atık suların geri teperek depoya taşması ile çatıdaki oluklardan akan su neticesinde depoyu su bastığını, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/18 D. İş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, ASKİ tarafından yapılan incelemede binaya ait kanal bağlantı ruhsatı bulunmadığının anlaşıldığını, davalıların üzerilerine düşen görevleri usul ve yasaya göre yapmadıklarından müterafik kusurlu olduğunu belirterek 91.943,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili; asıl davada müteahhit bakımından % 70 oranında kusur bildirildiğini, binanın müteahhitinin kimliğinin belirlenemediğini, yapı sorumluluğunun davalılarda olduğunu belirterek 80.745,54 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili; 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'na göre alt yapı kanalizasyon hizmetlerinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ASKİ Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olduğunu, kaçak kanal bağlantısı ve yağmur suyu hattı bağlantısının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Aykome Şube Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı Çelik Apt. Yöneticiliği Adına Yönetici ... vekili; olayın yönetimin sorumluluğunda olmadığını, gerekli önlemleri almanın Belediye ve ASKİ'nin sorumluluğunda olduğunu, bina içi tesisat anlamında hiçbir hata ve eksikliğin bulunmadığını, su taşkınlarının binanın ruhsatsız olması ile ilgisi bulunmadığını, yağmur oluklarındaki deliklerin ise bu kadar yüksek oranda zarara sebebiyet vermeyeceğini, diğer bina sakinlerinin zararı oluşmadığını, davacı tarafın basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, giriş katı mobilya deposu yaparak su baskını olabilme ihtimalini öngörmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili; mevzuat gereği binada bulunması gereken çekvalfin bulunmadığını, binanın kanal bağlantı ruhsat dosyası olmadığını, bağlantının izinsiz olduğunun tespit edildiğini, dava konusu olayın kurumun herhangi bir ihmalinden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; dava konusu olayda bina maliklerinin binalarının iç donanımlarında yeterli dikkat ve özeni göstermediklerini, binanın kanal bağlantı ruhsat dosyası müvekkili belediyede bulunmadığından bağlantının izinsiz olduğunun anlaşıldığını, olayın bina pis su giderlerinin bina maliklerince proje ve yasaya aykırı olarak şehir atık su şebekesine bağlanması ve çatı oluklarının sağlıklı olmaması sonucu meydana geldiğini, belediyenin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ...; binanın iskan ruhsatının mevzuata göre tanzim olduğunu, kendisinin kanal ruhsatı vermek veya yapımcısı bile belli olmayan fiili iskan durumundaki bir binada kanalizasyonu kontrol etmek veya kullanıcılarına rağmen oluklarını takip etmesinin beklenemeyeceğini, adı geçen ada ve parselle ilgili olarak 2981 sayılı İmar Affı Yasası gereği şahsı tarafından verilen statik rapor haricinde bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2011/429 Esas 2014/616 Karar sayılı kararıyla; asıl davada davalı ... Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine, ASKİ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, Çelik Apt. Kat Maliklerini Temsilen Apartman Yöneticisi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 18.02.2016 tarihli ve 2015/14877 Esas, 2016/2018 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, Çelik Apartmanı Kat Maliklerini Temsilen yönetici ... aleyhine açılmıştır. Apartman yöneticiliğinin tüzel kişiliği olmadığı gibi, davaya konu uyuşmazlıkta yöneticinin, dava dışı kat maliklerini temsil yetkisi de bulunmamaktadır. Mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru olmakla birlikte, bu durum davanın husumetten reddini gerektirmez. Davanın Çelik Apartmanı Kat Maliklerini Temsilen yönetici aleyhine açılmış olması, 6100 sayılı HMK'nın 124. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından ve davanın sonucunda tüm kat maliklerinin hukuku etkileneceğinden, bütün kat maliklerinin davaya katılımları sağlandıktan sonra işin esası incelenmelidir. Mahkemece, davacıya gerekli süre verilerek, olay tarihindeki kat malikleri usulüne uygun olarak davaya dahil edilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

b)Asıl dava yönünden hazırlanan 28.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün davaya konu olayda kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiş, Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak ASKİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamından, davaya konu binaya ait kanal ruhsatının ve vizesinin olmadığı, diğer bir deyişle bina yapılırken binanın atık su şebesinin ASKİ'nin ana kanalına izinsiz olarak bağlandığı, binaya 2981 sayılı Kanun gereğince 07.12.2009 tarihinde yapı kullanım izni verildiği, bu tarih itibari ile binanın fiili iskan hâlinde olduğu, elektrik – su – telefon gibi bağlantılarının bulunduğu, olay tarihinde şiddetli yağmur ile birlikte, Vatan caddesinde yer alan ana kanalizasyon hattındaki aşırı doluluk nedeniyle geri tepen atık suyun depo içinde biriktiği anlaşılmaktadır. Davalı ASKİ'nin ruhsatsız bağlantıları denetleme ve mevzuata uygun ... getirilmesini sağlama yükümlülüğü olduğu gibi, alt yapıyı doluluğu taşıyabilecek şekilde inşa etme sorumluluğu da bulunmaktadır. Somut olayda davalı ASKİ'nin kusursuz olduğunun kabul edilmesi ve bu yönde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu zarardan davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün ruhsatsız bağlantıları denetleme ve mevzuata uygun ... getirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle; olay tarihindeki kat maliklerinin ise bina maliki olarak sorumluluklarının bulunduğu, davacı tarafından sehven dahil edilen olay tarihinde kat maliki olmayan kişiler açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, Yenimahalle Belediyesi ile ... aleyhine açılan davanın ve birleşen davanın bozma ilamı dışında kaldığı gerekçesiyle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü, ..., , ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 80.745,54 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, Yenimahalle Belediyesi ve ... ile birleşen dava açısından verilen önceki kararlar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ...

vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, Deşarj Yönetmeliğine göre müvekkilinin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müşterek müteselsil sorumluluk koşullarının bulunmadığını, kusuru kabul etmediklerini, pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, aşırı yağışın mücbir sebep teşkil ettiğini, iskan ruhsatının araştırılması gerektiğini, davacının kusurunun göz önünde bulundurulmadığını, hüküm altına alınan miktarın fahiş olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zararın belediyenin altyapı eksikliğinden kaynaklandığını, belediyenin sorumluluğunun kat malikinin sorumluluğunu kestiğini, müvekkilinin ruhsatı ve iskanı alınmış binadan daire aldığını, projeye aykırı kullanım var ise davacının kusuru olacağını, davacının gereken tedbiri alıp almadığının araştırılmadığını, 16.09.2019 tarihli raporda kat maliklerine kusur izafe edilmediğini, hüküm altına alınan miktarın fahiş olduğunu, davacının şirket olarak iş yeri sigortası yaptırması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, müvekkilinin kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölüm satın aldığını, yapının yapılması ve iskan ruhsatı alımı sırasında kat maliki olmadığı gibi bu işlemlere bir dahli olmasının da mümkün olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, davada yer almamış müteahhidin kusurunu paylaşmaya yönelik kararın yasal dayanağı bulunmadığını belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, müvekkilinin iskanı bulunan daire satın aldığını, davacının kusurlu olduğunu ve iş yeri sigortası yaptırması gerektiğini, tabi afetten kaçınılmazlığın söz konusu olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların ihmali sonucu biriken yağmur suyunun davacıya ait depoda bulunan eşyalara verdiği zararın tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd. maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20 nci maddesinin 2 nci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 43 ve 44 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20 nci maddesinin 2 nci fıkrası (6102 sayılı Kanun 18/2) "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır." hükmünü haizdir.

Davacı şirketin basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olup mobilya ticareti yapacağı yeri kiralarken her türlü riski gözeterek tedbir alması ve kiraladığı yerin su baskını riski olup olmadığını gözetmesi gerekirken, dava konusu olayda iş yerinin bulunduğu binaya ait kanalizasyon sisteminin usule uygun olup olmadığını denetlemeden faaliyetini yürüterek zararın artmasında etken olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, anılan hususlar nazara alınarak olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü (6098 sayılı TBK 51 ve 52) maddeleri uyarınca tazminattan uygun miktarda indirim yapılması gerekir. Anılan yön gözetilmeden karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılar ASKİ Genel Müdürlüğü, ..., ... ve ...'a iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.