Esas No
E. 2022/14046
Karar No
K. 2024/2940
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/14046 E.  ,  2024/2940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/265 E. 2022/447 K.
DAVALILAR: Axa Sigorta AŞ vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 02.12.2014
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucunda verilen kararın Dairece bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortası ile sigortalı otobüsün 24.10.2010 tarihinde yaptığı kaza neticesinde müvekkilinin depresif bozukluk ve post travmatik stres bozukluğu nedeni ile... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü, %55 oranında vücut fonksiyon kaybının oluştuğunun belirtildiğini ancak maluliyetin daha yüksek olması nedeni ile davacının Adli Tıp Kurumuna sevkini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasından ve Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortasından doğan maluliyet tazminatı olarak şimdilik 1.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yönünden 175.000,00 TL, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bakımından 125.000,00 TL olmak üzere toplam talebini 300.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete müracaat edilmişse de tüm evrakların ibraz edilmemiş olması nedeni ile dosyanın incelenemediğini, davacının hangi poliçeden ne kadar talep ettiğini açıklamadığını, kusur oranında sorumlu olduklarını, bu nedenle konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, zararın ilk etapta taşıma sigortasından karşılanması gerektiğini arta kalan miktar için trafik sigortasına başvurulmasını, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının emniyet kemeri takmadığını, kendi kusurundan yararlanamayacağını, davacının psikolojik rahatsızlığının maluliyet oluşturmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep emiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli, 2014/1718 Esas, 2016/901 Karar sayılı kararıyla; davanın trafik kazasında yaralanan davacının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta poliçesi ve Zorunlu Karayolu Ferdi Kaza Sigortası poliçesinden iş gücü kaybının tahsili talebine ilişkin olduğu, dosyaya alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 21.01.2016 tarihli raporuna göre davacının kaza nedeni ile %100 oranında malul kaldığı, kazada davalıya sigortalı aracın %100 oranında kusuru bulunduğu, 11.04.2016 tarihli aktüerya raporu ile davacının talep edebileceği tazminat miktarının 627.127,67 TL olduğunun belirlendiği, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiği ve sigorta teminatı kapsamında oluşan zarardan davalının poliçe kapsamında sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk poliçesi kapsamında 175.000,00 TL, Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi kapsamında 125.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İSTİNAFEDENLER İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; belli veya ileride belli olacak hesap hataları ve her türlü noksanlıklardan dolayı karara itiraz ettiklerini, işbu dava kesin çözüme ulaşıncaya kadar tazminata esas alınan ücret unsurlarında artış ve benzeri nedenlerle yeniden hesaplanması gerektiğini, hak kaybına neden olmamak ve karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmaması için aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.

Davalı vekili; davacının maluliyet oranının hatalı ve fahiş derecede yüksek olduğunu, davacının post travmatik stres bozukluğu nedeniyle meslekte kazanma gücünü %100 oranında kaybettiği kabul edilmiş ise de müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu medikal firmanın hazırladığı raporda, davacının meslekte kazanma gücü kaybının %46,2 ile %100 arasında değişebileceğinin bildirildiği, görüldüğü üzere bu raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve öncelikle çelişkinin giderilmesinin gerektiğini, davacının zorunlu koltuk sigorta poliçesi kapsamındaki maluliyetinin ilgili genel şartlara göre ayrıca belirlenmesi gerekirken bunun yapılmadığını, maluliyet oranı sağlıklı bir şekilde belirlenmeden alınan hesap raporunun da eksik incelemeye dayalı olduğunu, asıl alacağa avans faizi işletilmesinin doğru bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20 Hukuk Dairesinin, 03.05.2018 tarihli, 2018/611 Esas, 2018/474 Karar sayılı kararı ile; davanın, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yapması nedeniyle uğranılan cismani zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının %100 malul kaldığına dair verilen raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 6/B maddesi uyarınca kazanın şifa bulmaz akıl hastalığına neden olması halinde teminat miktarının tamamının ödeneceğinin belirtildiği, davacının yolcu olarak bulunduğu sırada gerçekleşen kaza nedeni ile avans faizine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarihli ve 2018/3882 Esas, 2018/10848 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

1.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 21.01.2016 tarihli raporda; davacının 21.07.2015 tarihinde anemnezi alınarak muayene edildiği ve devam eden dışarı çıkmak istememe, geceleri hep olay anını hatırlama, mutsuzluk şikayetleri olduğu, harici lezyon saptanmadığı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nın 14.10.2015 tarihli Raporunda; davacının psikiyatrik muayenesinin yapıldığı, yapılan görüşmede; 38 yaşında olduğu, Karabağlar'da eşi, oğlu, eşinin annesi, babası ve görümcesi ile yaşadığı, ilkokul mezunu olduğu, sınıfta kalmadığı, çalışmadığı, kronik bedensel hastalığının olmadığı, günde 1.5 paket sigara kullandığı, alkol ve madde kullanmadığı, ailede bilinen psikopatoloji olmadığı, Ekim 2010 tarihinde geçirdiği kazada 4 kişinin vefat ettiği, kendisinin 7 aylık hamile olduğu, olay sonrası uykusuzluk, çabuk sinirlenme, olay anını tekrar hatırlama, araca binmekte güçlük çekme gibi şikayetlerinin geliştiği, psikiyatriye başvurduğu, mirtazapin ve sertralin tedavisi önerildiği, yaklaşık 2 yıl kontrole gittiği ancak maddi sebeplerle tedavi uyumunun olmadığı, tedavi gördüğü sürede şikayetlerinin gerilediğinin belirlendiği, yapılan ruhsal durum muayenesinde; bilincinin açık, oryante olduğu, duygu durumunun depresif, afektinin çökkün olduğu, araca binmekten kaçındığı, kokuşma miktarının azaldığı, hızının yavaşladığı, olay anını tekrar tekrar yaşadığının belirlendiği, kişinin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 19.10.2015 tarihli durum bildirir raporunda; 03.08.2011 tarihinde takiplerine başlandığı, 06.03.2013 tarihine kadar 1-2 ay aralıklarla düzenli izlendiği, travma sonrası stres bozukluğu + depresif bozukluk tanısıyla takip edildiği, son tedavisinin mirtazapin 45 mg/kg şeklinde önerildiğinin bildirildiği, bu bilgiler ışığında kişide olay sonrası posttravmatik stres bozukluğu tanısı alacak bulgular geliştiği, psikofarmakolojik tedavi gördüğü, ancak halen posttravmatik stres bozukluğu tanısını karşılayacak belirtilerin devam ettiği, durumun kalıcı olduğu, bu haliyle çalışamayacağı kararına varıldığı durumunu bildirir ortak tıbbi kanaat raporunun bulunduğu, bu bulgulara dayanılarak davacının meslekte kazanma gücündeki azalma oranının %100 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.

Rapor içeriğinde; davacının kazadan sonra 2 yıl kontrole gittiği, mirtazapin ve sertralin tedavisi önerildiği, ancak maddi sebeplerle tedaviyi aksattığı, tedavi gördüğü sürede şikayetlerinin gerilediğinin belirlendiği, sonuç olarak, posttravmatik stres bozukluğu tanısı alarak bulgular geliştiği, ...belirtilerin devam ettiği, durumun kalıcı olduğu belirtilmektedir. Raporda tedavi süresince iyileşme olduğu belirtildiğinden, “tedaviyi aksatma”nın, zararın artmasına (maluliyetin artmasına) etkili olup olmadığı, etkili oldu ise ne kadar etkili olduğu, bu hususta davacının kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınarak, değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği hususu bozma sebebi yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde davalı ...Ş vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Davalı ... şirketinin kazaya karışan otobüsün hem zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hem de zorunlu ferdi koltuk sigorta poliçesini düzenlediği anlaşılmakla, az yukarıda yazılı bozma sebebinin, meblağ sigortası olan zorunlu ferdi koltuk sigortası yönünden geçerli olmadığı, taşıma sigortası yönünden hüküm ifade edeceği hususu da gözetilmelidir.

2.Dava konusu kazaya davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün sebebiyet verdiği ve taşımaya ilişkin hükümlerin TTK.da düzenlendiği gözetildiğinde, davalı ... vekilinin yasal faiz işletilmesi yönündeki talebinin reddi gerekmiştir.

3.Bozma neden ve şekline göre, davalı ...Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, trafik kazasında yaralanan davacının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta poliçesi ve Zorunlu Karayolu Ferdi Kaza Sigortası poliçesinden iş gücü kaybının tahsili talebine ilişkin olduğu, 08.12.2016 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, tarafların istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarihli bozma kararı ile davacının tedaviye devam etmemesinin zararın artmasına neden olup olmadığı hususunda rapor alınması gerektiği yönünde bozma kararı verildiği, bozma kararına uyulmakla Adli Tıp 2 İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Genel Kurulunun verdiği raporlarda davacıda sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 21 gün iyileşme süresinin olduğunun belirtildiğini, davacının Zorunlu Karayolu Taşımacalık Mali Sorumluluk Sigortası ve Ferdi Kaza Sigortası Poliçesinden talepte bulunduğu, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında her bir sakatlık halinin hangi oranlar tekabül ettiğinin liste halinde verildiği, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında ise tazminat ödemelerinde önemli olanın maluliyet oranları değil, gerçekleşen ve maluliyete sebep olan, uzuv veya uzuv kısmının kat'i ve mutlak suretle vazife görmemesi ve kullanılmaması olduğu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları A3.

2.sakatlık teminatı kapsamında, kat'i surette araz bırakmadığı, bu hali ile davacının Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında maluliyeti bulunmadığından buna ilişkin davasının sübut bulmadığından reddine karar vermek gerektiği, davacının 21 gün geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun rapor edildiği ve yapılan hesaplama ile 381,11 TL geçici iş göremezlik zararının hesaplandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesi kapsamında 381,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir, VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporlarının çelişkili olduğunu, Adli Tıp Kurumundan verilen raporları kabul etmediklerini, muayene yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu raporlarına itibar edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Karayolu Taşımacılık Sigorta Poliçesi ve Zorunlu Karayolu Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 24.10.2010 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 4925 sayılı Taşıma Kanunu'nun 17 ve 18 inci maddeleri, Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Zorunlu Karayolu Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları

3.Değerlendirme

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu ve Üst Kurulundan alınan raporlar da davacının 24.10.2010 tarihli kaza nedeni ile sürekli maluliyeti olmadığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog