Esas No
E. 2023/2952
Karar No
K. 2023/11131
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/2952 E.  ,  2023/11131 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2681 E., 2022/2545 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kısmen Kabulü/ Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan

Reddi/ Davacının İstinaf Başvurusunun Kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/182 E., 2022/167 K.

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulüyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.08.2011 tarihinde davalıların kullandığı araçların yaptığı çift taraflı kaza sonucu araçlardan birinin yoldan çıkarak davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığını, malul kaldığını, maddi tazminat istemi yönünden belirsiz alacak davası olarak açtığı davada 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 21.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 20.12.2017 tarihinde bu taleplerini 298.685,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.348,00 TL bakım gideri, 277,55 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)' nca karşılanmayan tedavi gideri, 900,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 303.791,63 TL' ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin her ne kadar ceza almış olsa da, kazanın kendi aracına vurulması sebebi ile yaşanan savrulmadan kaynaklandığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, yaşanan olayda davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının kaldırımda ayakları yolda kalacak şekilde oturduğunu, yaralanmaya kendisinin sebep olduğunu, davalı müvekkilinin aracının sigorta poliçesi ile müştekinin sigortasında var ise 200.000,00 TL zararını karşılamasının söz konusu olduğunu, davacının mali sorumluluk sigorta poliçesine başvurmadığını, iş bu nedenle zararın ne kadar olduğunun belli olmadığını, tedavi giderlerini de SGK'nın karşıladığını, zararın mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, zararın Karayolları Trafik Garanti Sigortası Hesabından dahi alınmasının mümkün olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Borçlar Kanunu' nun 72 inci maddesine göre davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davanın sigorta şirketine ihbarı gerektiğini, davacının yaya kaldırımında ayaklarını asfalt yola uzatmış olup yolda ve kaldırımda oturmaması gerekirken burada oturduğu için yaralandığını, olayda müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun ise bulunmadığını, İzmir 2 inci Sulh Ceza Mahkemesi' nin 2011/1708 Esas sayılı davasında alınan kusur raporunda da müvekkiline tali kusur verildiğini, bu kusuru da kabul etmediklerini, davacının dava dilekçesinde ne tür bir maddi zarar istediğinin belli olmadığını, davacının asgari ücret ile çalışan bir işçi olarak her zaman iş bulmasının mümkün olduğunu, zarar hesabının da buna göre yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2018 tarih ve 2013/539 E., 2018/245 sayılı kararı ile "Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar sırasında tarafların iddia ve savunmaları, incelenen ceza mahkemesi dosyası, bu dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu raporu, mahkememizce bilirkişi ...'a yaptırtılan inceleme sonrası düzenlenen rapor, Adli Tıp Kurumu İzmir Şube Müdürlüğü'nce hazırlanan davacının maluliyetine ilişkin rapor, tazminat raporu ve tüm dosya içeriğine göre davalı sürücü ...'un 27/08/2011 günü idaresindeki ... plakalı araç ile 669/2 Sokak istikametinden 688/3 Sokak istikametine geçiş yapmak için 688 Sokak kavşağına girdiğinde aracının komple sağ yan ve arka sağ lastik kısımlarına o sırada 688 Sokakta seyir halinde bulunan davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın komple ön, ön ve arka sağ kapı, arka sağ çamurluk kısımları ile çarpması neticesinde ... plakalı aracın savrularak yaya kaldırımında bulunan davacıya çarparak % 40,2 oranında malul kalmasına neden olacak şekilde yaraladığı, davalı sürücü ...'un kavşağa geldiğinde sağdan gelen trafiği kontrol etmesi, sağdan giren diğer aracın geçişini beklemesi gerekirken bu kurala uymayarak kazanın oluşumunda % 60 kusurlu bulunduğu, davalı sürücü ...'ın ise hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, kavşağa yaklaşırken yavaşlaması, seyir yönüne göre soldan kavşağa giren şeridini kapayacak şekilde ilerleyen aracı görüp önlem alması gerekirken bu kurala uymadığı, bu nedenle de olayın oluşumunda %40 oranında kusurlu bulunduğu, davacının yaralanma sebebi ile sürekli maluliyetinden kaynaklı maddi zararının 298.685,68 TL, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.348,00 TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli belgesiz toplam tedavi giderinin 277,55 TL, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin ise 900,00 TL olduğu, davalıların bu bedellerden müteselsilen sorumlu olması gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak maddi tazminat talebi yönünden ıslah dilekçesi de göz önünde tutularak davanın kabulü yoluna gidilmiştir... Somut olayımızda, davalı sürücülerin kusuru sonucu sebebiyet verdiği kazadan ötürü davacının yaralandığı, yaralanma sonucu malul kaldığı, bu nedenle yaşadığı travmalar karşısında manevi tazminat talep etme hakkının doğduğu, davalı sürücülerin bu tazminattan müteselsilen sorumlu oldukları kanaat ve sonucuna varıldığından, olayın neticeleri de dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf ıslah dilekçesinde tazminat talepleri açısından faizin başlangıcını dava tarihi olarak belirttiğinden faiz dava tarihinden başlatılmıştır" gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulü ile 303.211,23 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasının 27.08.2011 tarihinde gerçekleştiği ve davalıların olay tarihi itibariyle temerrüde düştüklerini, maddi ve manevi tazminat için kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesinin hukuki olmadığını, müvekkilinin yaralanma derecesi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının adaletle bağdaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın ve ıslahın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ıslah talep etmesine rağmen yasal bir haftalık süre içerisinde ıslah dilekçesini sunmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesince ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması gerekirken ıslah dilekçesine göre hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, maluliyete ilişkin raporların 4810 Sayılı Adli Tıp Kanunun 16/c maddesi gereğince Adli Tıp Kurumu 3 üncü İhtisas Dairesinden alınması gerekirken Adli Tıp Kurumu İzmir Şubesinden tek doktorla verilen maluliyet oranı esas alınmak üzere hüküm tesisinin de yasaya aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde diğer davalı sürücünün asli kusurlu bulunduğunu, davacının da ayaklarını yola uzatmak suretiyle kendi yaralanmasına sebebiyet verdiği için müterafik kusurunun olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinde açılmadığı ve ıslahla talep edilen alacağın da zamanaşımına uğradığını, ıslahın yasal bir haftalık süre içerisinde yapılmadığını, bu nedenle ıslah dilekçesinin işleme alınmaması gerektiğini, maluliyete ilişkin doktor raporunun yetkili merciden alınmadığını, kaldı ki maluliyet oranlarına ilişkin doktor raporları arasında çelişki bulunduğunu, davacının yola ayaklarını uzatmak suretiyle kaldırımda oturmasından dolayı müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2019 tarih ve 2019/685 E., 2019/569 K. sayılı kararı ile; davalı ... vekilinin süresinden sonra yaptığı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 346/1 maddesi gereğince reddine, davalı ... vekilinin tüm dosya içeriğine göre; maluliyet oranına, kusur raporu alınmasına ve maddi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusu yerinde olduğundan kabulüne, 6100 Sayılı HMK un 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi kapsamında davanın esası ile ilgili deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının davanın esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi'nin gönderme kararı sonrası kusur, maluliyet ve aktüer rapor alındığı, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunun olayın oluşuna, ceza mahkemesinin kabulüne uygun olmakla hükme esas alındığı, maluliyet oranının belirlenmesi ve daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu 2 inci Üst Kurulu' nun raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunması ve çelişkileri gidermesi bakımından hükme esas alındığı, bu kusur ve maluliyet raporuna göre alınan aktüer raporunun da hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebinin davalı ... açısından tam kabulü, davalı ... açısından ise kısmen kabulü ile 303.211,23 TL'nin 159.794,52 TL'sinin her iki davalıdan müteselsilen, bakiye kalan kısmın ise sadece davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... hakkında fazlaya ilişkin taleplerin reddine, bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; gerek dava dilekçesinde gerekse de ıslah dilekçesinde kaza tarihinden itibaren faiz talep ettiklerini, mahkemece faiz başlangıç tarihi hususunda hem taleplerine hem de hukuka aykırı bir karar verildiğini, zira gerek Borçlar Kanunu' na göre gerekse de yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bu sebeple Yerel Mahkeme'nin maddi ve manevi tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, istenilen miktarın tamamının dahi düşük olduğundan 20.000,00 TL'sinin tamamına karar verilmesini ve ilk derece mahkemesi kararının bu nedenlerle kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu olayın 818 sayılı eski Borçlar Kanunu zamanında meydana geldiğini, bu durumda olaya eski 818 sayılı Borçlar kanunun 60 ıncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu halde zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra davacı davasını ıslah ettiğinden ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davasını 2918 Sayılı Kanunun 109 uncu maddesindeki 2 yıllık süre içinde de ıslah etmediğini, bu nedenle ıslahın süresinde olmadığını, kaldı ki olay tarihinden itibaren ıslah tarihine kadar da 5 yıllık ceza zamanaşımının da dolduğunu, davacının ıslahının süresinde olmadığını, kazanın diğer davalı ...'un trafik kurallarına aykırı davranması ile meydana geldiğini bu davalının asli kusurlu olduğunu, davacı ...' in de kaldırımda ayakları yola uzanacak şekilde oturduğunu, bu nedenle davacının da müterafik kusurlu olduğunu, müvekkiline atfedilen kusur oranı, davalı taraf için belirlenen maluliyet oranı ile yerel mahkemece davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesine karar verilen maddi tazminat, manevi tazminat ve diğer yargılama gideri ve avukatlık ücretinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Keza, eldeki davada da Dairemizin kaldırma kararı üzerine Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14/12/2021 tarih,17567 sayılı rapor dosya içeriği de; olayın oluş şekline, ceza dosyasındaki kabule, önceden aynı Daireden alınan 26/12/2012 tarihli rapor içeriğine uygun olarak davalı sürücülerden ...'un %75 oranında asli, ...'ın %25 oranında tali kusurlu bulunduğu, kaza anında yaya olan davacının ise kazayı önleme imkanı olmadığından kusursuz olduğu belirlendiğine ve ilk derece mahkemesince yeterli, denetime uygun bulunan bu rapor hükme esas alındığına göre " gerekçesi ile davalının kusura yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, "Eldeki davada, davalı sürücüler hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına yönelik ceza davasında 5237 Sayılı TCK 89/1 fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verildiğine göre; TCK ' nun 66/1. fıkra (e) bendine göre uygulanması gereken ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç tarihi olan 27/08/2011 tarihinden itibaren 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresi dava tarihi olan 27/11/2013 tarihinde dolmadığından davalı ... vekilinin asıl davaya yönelik zaman aşımı defii yerinde olmadığı gibi dava dilekçesinde dava fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve açıkça belirtilerek belirsiz alacak davası olarak açıldığından asıl dava için geçerli olan zaman aşımı süresi artırılan kısım içinde geçerli olacağından bedel artımı tarihi olan 20/12/2017 tarihi itibariyle de uzamış ceza zaman aşımı süresi tamamlanmadığından" gerekçesi ile ıslah ile talep edilen miktarın zamanaşımına uğradığı yönündeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, "Davacının ıslah talebi üzerine, İDM'ce henüz kesin maluliyet raporu alınmadan 25/10/2016 tarihli duruşmanın (2) numaralı ara kararı ile davacı vekili ıslah için gelecek celseye kadar süre verilmesine şeklinde ara kararı kurulmuş, süreye uymamanın sonuçları ve yaptırımı davacı vekiline hatırlatılmamıştır. Kaldı ki, davacının zarar miktarının henüz tam olarak maluliyet raporu alınmadan belirlenmediği gibi ilk derece mahkemesince 14/12/2017 tarihinde davacı vekiline yine kesin sürenin sonuçları hatırlatılmadan iki haftalık süre verildiği, davacı vekilinin de süresinde 20/12/2017 tarihinde ıslah dilekçesi vererek karşı tarafa tebliğini sağladığına göre" gerekçesi ile davalının ıslahın süresi içinde yapılmadığına ilişkin istinaf başvurularının da yerinde olmadığı gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurularının ise "Bu ilkeler kapsamında, olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, davacının olayda kusuru bulunmaması, maluliyet oranı, yaşı, tarafların sosyal ekonomik durumları, hak ve nesafet kaideleri, açıklanan ilkeler kapsamında değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, manevi tazminattan ulaşılmak istenilen manevi tatmin, doyum için yeterli olacağı halde, ilk derece mahkemesince 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesi az olduğundan" ve "Davacı taraf, dava dilekçesinde hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminatlar için haksız eylem tarihi olan 27/08/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesini istediği ve ıslah dilekçesinde de öncelikle haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesini, bu husus kabul edilmediği takdirde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesini istediğine göre; ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan hem maddi hem de manevi tazminata haksız eylem tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken ıslah dilekçesi içeriği hatalı değerlendirilerek tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetsiz olduğundan" gerekçeleri ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; davacının manevi tazminat isteminin kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat davasının davalılardan ... bakımından tam kabulüne, davalı ... bakımından kısmen kabulüne, 303.211,23 TL'sinin 159.794,52 TL'sinin kaza tarihi olan 27/08/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye kısmın yine kaza tarihi olan 27.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah ile talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, ıslahın süresi içinde yapılmadığından ıslah dikkate alınmadan karar verilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurlu bulunduğunu, müvekkili davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların sürücüleri olduğu araçların davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması ve malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK' ca karşılanmayan tedavi gideri, bakım gideri ve ulaşım gideri talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu, 50 inci, 52 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 vd. maddeleri.

3.Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılması ve davanın açılması ile zamanaşımı süresinin alacağın tümü için kesilmesi ve 14.12.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu' nca kusur oranına ilişkin düzenlenen raporun hükme esas alınmasında bir hata bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...' a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.