Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2024/747
Karar No
K. 2024/1310
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/747 E.  ,  2024/1310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/747
Karar No: 2024/1310
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Hafriyat Nakliyat

Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... İdaresi Başkanlığı - ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü tarafından ihale edilen ...ihale kayıt numaralı "Eleşkirt-Ağrı Taşlıçay Yolu Km:244+300-312+600 İleri Km 313+962, 224 Geri Kesiminin Yapımı İkmal İşi" uhdesinde kalan davacı tarafından, ihale kararı üzerine düzenlenen sözleşme için tahakkuk eden damga vergisi ve noter harcı ödendikten sonra, yargı kararı üzerine sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen damga vergisi ile noter harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisi ile noter harcının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı:

i)Dava konusu işlemin iptali istemi yönünden yapılan değerlendirme:

Damga vergisinde vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmektedir. Harçta ise vergiyi doğuran olay harca konu işlemin tamamlanması ile meydana gelmektedir.

İhale kararı ve bu ihale kararına istinaden düzenlenen sözleşmenin hüküm ifade edebilmesi ya da kağıda bağlanan hukuki durumun tekemmül etmesi için ihale kararına yönelik tüm itirazların reddedilmesi, ret kararına karşı dava açılmışsa açılan davanın da reddedilmesi gerekecektir. İhalenin mahkemece iptal edilmesi durumunda, ihale kararının ve bu karara istinaden imzalanan sözleşmenin tekemmül ettiğinden söz etme imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, olayda, gerek damga vergisi yönünden gerek noter harcı yönünden vergiyi doğuran olayın gerçekleşmediği anlaşıldığından, vergilendirme hatası bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. ii. Sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisi ile noter harcının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemi yönünden yapılan değerlendirme: Yukarıda açıklandığı üzere tahsili hukuka aykırı bulunan damga vergisi ile noter harcının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesi gerekmektedir. iii. Karar sonucu: Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal etmiş ve sözleşmeye ilişkin damga vergisi ile noter harcının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine karar vermiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:

i)Mahkeme kararının sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme:

Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan kağıtlar damga vergisine tabi bulunmaktadır. Kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade etmektedir. Damga vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir. Sözleşmeler, Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da sayılan kağıtlar arasında bulunduğundan damga vergisine tabi bulunmaktadır. Bu hususlarla birlikte, Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile eklenen parantez içi hüküm dikkate alındığında, mahkeme kararının sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ii. Mahkeme kararının noter harcına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi yönünden yapılan inceleme: 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 38. maddesinin birinci fıkrasında, noter işlemlerinden bu Kanun'a bağlı (2) sayılı Tarife'de yazılı olanların noter harçlarına tabi olduğu düzenlenmiştir. Anılan Kanun'a ekli (2) sayılı Tarife'nin "Noter Harçları" başlıklı bölümünün "I- Değer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar" alt başlığının 1. maddesinde, sözleşmeler noter harcına tabi kağıtlar arasında sayılmıştır.

Harçlar Kanunu'nun sözü edilen düzenlemeleri uyarınca, noter harcının yapılan işlem veya hizmet karşılığında tahsil edilen bir bedel olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu noter harcının da gerçekleştirilen noter işlemleri nedeniyle tahsil edildiği dikkate alındığında, verilen bir hizmet karşılığı tahsil edilen noter harcının iadesi mümkün değildir. Bu durumda, mahkeme kararının noter harcına ilişkin hüküm fıkrasında da hukuka uygunluk görülmemiştir. iii. Karar sonucu: Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle mahkeme kararını kaldırdıktan sonra davayı reddetmiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 24/10/2023 tarih ve E:2022/2808, K:2023/3872 sayılı kararı:

i)Temyize konu kararın noter harcına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. ii. Temyize konu kararın sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:

Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına, 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile eklenen parantez içi hükmün "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” şeklindeki son cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararıyla, ihale sonucu imzalanan sözleşmenin ihalenin iptali veya ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi nedeniyle uygulanamaz hale gelmesi durumunda sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlere yönelik damga vergisinin ret ve iade edilmemesinin kişilere aşırı külfet yüklediği ve kuralın orantılı olmadığı sonucuna ulaşıldığı ve kuralın Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Anılan karar 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış olup Anayasa Mahkemesince iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarih ayrıca kararlaştırılmamış, erteleme süresi öngörülmemiştir.

Anayasa'nın 153. maddesinde düzenlenen, iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin kural, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış hakların ortadan kaldırılmasına veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup bu kuralın mutlak anlamda anlaşılıp uygulanmaması gerekmektedir. Özellikle bir davaya bakmakta olan mahkeme tarafından itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülen konularda uygulanmasının mümkün olmadığı, aksi halde Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan itiraz yolunun hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz kalacağı yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Nitekim Anayasa'nın, itiraz yoluna başvurulan kanun hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararının beş ay içinde gelmemesi halinde mahkemenin davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandıracağına işaret edilen 152. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." yolundaki kural da Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, bu karardan önce açılmış bulunan ve bakılmakta olan davalarda uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak bir kanunun uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın, daha önce yapılan başvuru sonucunda (iptal davası veya itiraz yoluyla) Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması halinde iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır. Aksi halde, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının uygulama tarihinin yukarıda belirtilen amaçla ayrıca belirlenmesi halinde iptal edilen yasa kuralının uygulanmasının sürdürülmesi nedeniyle bu uygulamaya karşı dava yoluna başvuracakların iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacaklarının kabulü; bir yandan dava yoluna başvuran herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının bunlar için fiilen işlemez hale getirilerek ortadan kalkması ve iptal kararının uygulanamaması, öte yandan Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca neden olur ki bu durum Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine açıkça aykırılık teşkil edecektir.

Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararıyla, ihale kararı damga vergisi ile sözleşme damga vergisi arasındaki çelişkili uygulamaya değinilmek suretiyle sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlerine ilişkin damga vergisinin ret ve iade edilmemesinde orantılılık ilkesine aykırılık bulunduğu gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Uyuşmazlıkta, anılan iptal kararının dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, temyiz konu kararın sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. iii. Karar sonucu: Daire bu gerekçeyle kararın, noter harcına ilişkin hüküm fıkrasını onamış; sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisine ilişkin hüküm fıkrasını bozmuştur. Hâkimler ve Savcılar Kurulunun iş bölümü kararı uyarınca dosyanın devredildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Henüz işe fiili olarak başlanılmadan ihalenin iptal edildiği ve sözleşmenin tek taraflı olarak ihale makamınca feshedildiği, dolayısıyla sözleşmenin tekemmül etmediği ve 488 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeden söz edilemeyeceği, damga vergisi açısından vergiyi doğuran olayın meydana gelmediği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ:

Uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp mevzuatın yorumu sonucunda çözümlenmesi mümkün olan hukuki uyuşmazlık niteliğindedir. Dolayısıyla var olduğu ileri sürülen hata, Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda bir vergi hatası kapsamında bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

Karayolları Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan ve 24/10/2019 tarihinde ihale kararı onaylanan... ihale kayıt numaralı "Eleşkirt-Ağrı Taşlıçay Yolu Km:244+300-312+600 İleri Km 313+962, 224 Geri Kesiminin Yapımı İkmal İşi" davacının uhdesinde kalmış ve davacı ile ihale makamı arasında 20/11/2019 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Aynı tarihte davacı tarafından sözleşme için tahakkuk eden damga vergisi ile noter harcı ödenmiştir. Daha sonraki süreçte,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ihalenin iptaline karar verilmiş ve anılan karar Danıştay Onüçüncü Dairesince onanmıştır.

Akabinde, davacı tarafından, yargı kararı üzerine sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen damga vergisi ile noter harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisi ile noter harcının faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinin birinci fıkrasında, Anayasa Mahkemesinin kararlarının kesin olduğu; üçüncü fıkrasında, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümlerinin, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceği, bu tarihin, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemeyeceği; beşinci fıkrasında, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği; altıncı fıkrasında, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kuralına yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasında, vergi alacağının, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Kanun'un 116. maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış;

117.maddesinde, hesap hataları; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer istenmesi;

118.maddesinde de vergilendirme hataları; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hata olarak sayılmıştır.

Aynı Kanun'un 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri;

124.maddesinde vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasında, Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; ikinci fıkrasında, bu Kanun'daki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade edeceği; aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında ise, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu kurallarına yer verilmiştir. Anılan Kanun'a ekli (1) sayılı Tablo'da, ihale kararları "II. Kararlar ve mazbatalar" başlığı altında damga vergisine tabi tutulurken, sözleşmeler "I. Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlığı altında damga vergisine tabi tutulmuştur.

Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "II. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasında, ihale kanunlarına tabi olan veya olmayan resmî daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararlarından damga vergisi alınacağı düzenlemesi yer almakta iken anılan hükme 09/08/2016 tarih ve 29796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile şu parantez içi hüküm eklenmiştir: “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.”

Anılan parantez içi hükmün "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” şeklindeki son cümlesi Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup anılan karar 28/02/2023 tarih ve 32118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlığın çözümü, davacının uhdesinde kalan ihalenin yargı kararı üzerine iptal edilmesi durumunda sözleşme nedeniyle tahsil edilen damga vergisinin iadesinin gerekip gerekmediği hususunun, düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır. 213 sayılı Kanun'un 116 ilâ 123. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için açık ve mutlak bir hatanın bulunması gerekmektedir.

Damga vergisinde, vergiyi doğuran olay, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'da yer alan ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan kağıtların yazılıp imzalanması ya da imza yerine geçen bir işaret konulması anında meydana gelmektedir. Buna göre, sözleşmenin yazılıp imzalanması ile damga vergisi yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşecektir.

İhalenin yargı kararı üzerine iptal edilmesi durumunda, ihale kararı üzerine imzalanan sözleşme, imzalandığı tarih ile ihalenin iptaline dayanılarak feshedildiği tarih arasında yürürlükte olup anılan tarihler arasında hükümlerinden yararlanılacaktır. Sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki dönemde ise sözleşme yürürlükte olmadığından hükümlerinden yararlanılabilecek nitelikte bir belge bulunduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, ihale kararının yargı kararı üzerine iptal edilmesi halinde, sözleşmenin feshedildiği tarihten sonraki döneme isabet eden damga vergisi yönünden vergi hatasının bulunduğu; sözleşmenin feshedildiği tarihten önceki döneme isabet eden damga vergisi yönünden ise vergi hatasının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı ile Anayasa'ya aykırı oldukları için iptal edilen kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümlerine göre kazanılmış olan hakların korunması amaçlanmıştır. Ancak bu durum, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği bilinen kuralların, bu kuralların uygulanmasına ilişkin idari işlemlerin hukuka aykırı olduklarından dolayı iptali istemiyle açılan ve halen görülmekte olan davalarda da uygulanacağı anlamını taşımamaktadır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalarda dikkate alınması gerekir. Aksi hâl hukuk devleti ve Anayasa'nın üstünlüğü ilkeleriyle bağdaştırılamaz.

Bu durumda, Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ve E:2022/125, K:2022/162 sayılı kararı ile iptal edilen Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı Tablo'nun "Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına 6728 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile eklenen parantez içi hükmün "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.” şeklindeki son cümlesinin, bu karardan önce açılmış ve bakılmakta olan işbu davada uygulanması mümkün değildir. Açıklanan nedenle, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı neticesinde oluşan hukuki durum gözetilerek ve davacının sözleşmenin hükmünden yararlanmadığı kısmı araştırılarak yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 25/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki hesap ve vergilendirme yanlışlıklarıdır.

Uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp mevzuatın yorumu sonucunda çözümlenmesi mümkün olan hukuki uyuşmazlık niteliğindedir. Dolayısıyla var olduğu ileri sürülen hata, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda bir vergi hatası kapsamında değildir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.