16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 27/12/2024
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, Isparta 1. İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyasında alacaklı ...ın talebi üzerine, dava dışı takip borçlusu ...'ın müvekkil şirketten olduğu iddia edilen 99.532,13-TL alacağı için gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi müvekkil şirkete 18.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine 89/2 haciz ihbarnamesinin 16.01.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, söz konusu tebligatların usulsüz olarak müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, bu sebeple müvekkilinin 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinden haberdar olmadığını, bu ihbarnamelere karşı itiraz ve dava haklarını kullanamadığını, bunun üzerine davalı tarafça 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkil şirketin takip borçlusu dava dışı ...'a herhangi bir borcu bulunmadığını, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 89/3. Maddesinde belirtilen sürede müvekkilin takip borçlusu ...'a borçlu olmadığının tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davalı müvekkil alacaklı tarafından dava dışı ... ve ... aleyhine Isparta 1. İcra Dairesinin ... E. dosyasında icra takibi ikame edildiğini, işbu dosyanın halen derdest olduğunu, dava dışı ... ile ...'ın davacı şirkette çalıştığının tespit edildiğini, 03.09.2020 tarihinde ... açısından; 30.10.2020 tarihinde ise ... açısından İcra Müdürlüğüne sunulan maaş haciz talebinin İcra Müdürlüğünce kabulü üzerine davacıya maaş haciz müzekkeresi gönderildiğini, işbu müzekkerelerin ... açısından 02.11.2020 tarihinde, ... açısından ise 24.11.2020 tarihinde davacı firmaya tebliğ edildiğini, davacı şirket yetkili ...'ın İcra Müdürlüğüne sunduğu 02.12.2020 tarihli dilekçesiyle işçileri olan ...'ın maaşına haciz tatbik edildiğini, fakat ...'ın şirketin sahibi olması nedeniyle herhangi bir maaş almadığını, bu nedenle kesinti yapılamayacağını, davacı şirket yetkilisi ...'ın ise, 89/1 haciz müzekkeresi üzerine İcra Müdürlüğüne sunduğu 30.12.2020 tarihli dilekçesiyle "borçlu şirketimizin ortaklarındandır. Şirket yıllık karlılığından artıya geçtiği takdirde tarafınıza ödeme yapılacaktır" diye beyanda bulunduğunu, davacının 89/1 haciz ihbarnamesinden haberdar olmadığını, tebligatın usulsüz şekilde yapıldığı iddiasının kötüniyetli olduğunu, 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerinin usule aykırı şekilde tebliğ edildiğini, tebligatlardan haberdar olmadığını beyan ettiğine göre, İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak "usulsüz tebligat" şikayetinde bulunarak tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak değiştirilmesini sağlaması gerektiğini, davacının İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak usulsüz tebligat şikayet imkanı var olduğu halde, menfi tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığını, bu nedenle davacının ikame ettiği dava açısından hukuki yararın bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... mevcut olayımızda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davacının dava dışı ...'a borcu olmadığı, aksine ...'ın davacı şirkete sermaye taahhüdünden dolayı borçlu olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporu ile sabit olmakla Mahkememizce davanın kabulü ile; davacının haciz ihbarnamesine konu 99.532,13 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan,
İİK'nın 89/3 maddesine göre, iş bu dava maktu harca tabi olduğundan, dava neticesinde haklı çıkan ve kendisini vekil ile temsil ettiren taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Davalı taraf her ne kadar memur hatası sonucu 89/3 ihbarnamesi gönderildiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmemelerine karar verilmesini talep etmiş ise de; icra dosyası kapsamında üçüncü haciz ihbarnamesinin çıkartılmasının haksız olduğu ancak davacıya ihbarname gönderildiği ve davanın açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığına göre yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Nitekim emsal nitelikteki İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da davalı aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi isabetli görülmüştür.
Davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; İ.İ.K 89/3. Maddesi gereği 3. kişinin açmış olduğu menfi tespit davalarında kötüniyet tazminatı adı altında herhangi bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, İİK 89/3.maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının , takip borçlusu dava dışı ...'a borçlu olmadığının ispat edilmesine, davalının davayı kabul etmeyip cevap dilekçesi ve yargılamanın tüm aşamalarında davanın reddini savunduğu gözetildiğinde davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmasına (aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/03/2022 tarih 2021/6640 Esas, 2022/2409 karar sayılı kararı) bu sebeplerle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...