Esas No
E. 2022/1732
Karar No
K. 2024/7198
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/1732 E.  ,  2024/7198 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1617 E.-2021/1439 K.
DAVA TARİHİ: 09.06.2017
HÜKÜM/KARAR: Kabul /İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulüne

İLK DERECE

MAHKEMESİ : Bingöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret MahkemesiSıfatıyla)

SAYISI: 2017/210 Esas-2019/113 Karar

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinden Yusuf ve ...'un babası, Cimşit ve ...'un çocuğu olan müteveffa Şerif Boztimur' un davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada 26.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, babalarını ve evlatlarını kaybeden müvekkillerine ZMMS kapsamında destekten yoksun kalma tazminatlarının ödenmesi için sigorta şirketine yapılan başvuruda, destekten yoksun kalma haklarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL (... için 100 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL) destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 08/12/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, cenaze defin masraf ve giderleri için bilirkişi raporundan sonra arttırılmak kaydıyla 100 TL'nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle davanın usulden reddini, bunun uygun bulunmaması halinde yargılama neticesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hem kaza tespit tutanağında, hem mahkemece alınan kusur raporunda, hem de ceza yargılaması sırasında aldırılan kusur raporunda araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişisinden aldırılan raporda davacı ...'in 111.123,33 TL, Yusuf'un 89.857,26 TL, Cemşit'in 40.876,29 TL ve Maile'nin 35.177,59 TL olmak üzere davacıların talep edebilecekleri toplam 277.034,47 TL destekten yoksun kalma tazminat alacaklarının olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, ayrıca belediyeden gelen cevabi yazıda cenaze ve defin giderlerinin toplam 700,00 TL olabileceğinin belirtildiği, belirtilen bu cenaze ve defin giderlerinin de makul düzeyde olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile; ... için 111.123,33 TL, ... için 89.857,26 TL, ... için 40.876,29 TL, ... için 35.177,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 08/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 700 TL cenaze ve defin masrafları bedelinin davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili; kendilerine eksik evrakla başvuru yapıldığını, dolayısıyla temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını, tazminat hesabına esas gelirin hatalı belirlendiğini, davacı vekilinin kök rapora itiraz etmediğini, dolayısıyla raporun lehlerine kazanılmış hak oluşturduğunu, cenaze masraflarından sorumlu olmadıklarını, müteveffanın emniyet kemeri takmadığını, dolayısıyla tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça kaza tarihinden önce müteveffanın son üç aylık maaş bordrosunun sunulduğu, müteveffanın 2016 yılı Haziran ayında 525,12 Euro, Temmuz ayında 446,47 Euro, Ağustos ayında 624,33 Euro ücret aldığı, bordrolara göre desteğin aylık ücretinin sabit olmayıp aylara göre farklılık gösterdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla gelirin üç ayın ortalaması olan 531,97 Euro olarak kabul edilerek yapılan hesaplama uyarınca hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının yerinde olduğu, diğer itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Bingöl 3. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 tarih ve 2017/210 Esas, 2019/113 Karar sayılı hükmünün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere davanın kısmen kabulü ile; ... için 94.687,77 TL, ... için 76.567,03 TL, ... için 34.830,53 TL, ... için 29.974,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının, temerrüt tarihi olan 08/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacılara verilmesine,700,00 TL cenaze ve defin masrafları bedelinin sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istiap haddinin aşıldığının kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu ve müteveffanın emniyet kemeri takmadığını, bu nedenlerle %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının kök aktüer raporuna itiraz etmediğini, bu nedenle de usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, cenaze ve defin giderlerinden sorumlu olmadıklarını, gerekçeli kararın usule uygun olmadığını ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar ... için 76.567,03 TL, ... için 34.830,53 TL, ... için 29.974,68 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre bu davacılar için hükmedilen ve temyize konu edilen miktarlar ayrı ayrı kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.

2.Davacı ...'e yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

a)Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen (aşağıdaki bent dışındaki) nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b)6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Belirlemesi" başlıklı 51 inci maddesinde, hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; "Tazminatın İndirilmesi" başlıklı 52 inci maddesinde ise, zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.

Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Somut olayda; kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacının yolcu olarak bulunduğu sigortalı aracın otomobil olduğu, aracın yolcu kapasitesinin 5 olduğu, araçta toplam 7 kişi bulunduğu, bu nedenle 2 kişi ile istiap haddinin aşıldığı sabittir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... yönünden %20 oranında istiap haddinin aşılmasından kaynaklı müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ..., ... ve ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...' a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3.Değerlendirme bölümünün (2-b) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog