Esas No
E. 2023/5747
Karar No
K. 2023/11164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/5747 E.  ,  2023/11164 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/382 E., 2020/347 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2020/İHK-22341
HÜKÜM/KARAR: Başvurunun Reddi/İtirazın Reddi

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2020/43600

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının traktörünün davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğunu, davacının traktörünün 31.10.2018 tarihinde davacının bağ evinin kilitli olan ambarından ambar kapısının kilidi kırılmak suretiyle çalındığını, aracı çalan kişinin bulunamadığını, şüpheli hakkında daimi arama kararı verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 72.000,00 TL araç bedeli tazminatının davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 26.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sigortalı traktör üzerinde Ziraat Bankası A.Ş. Kahramanmaraş Şubesi'nin rehin hakkı olduğunu, bu hususun davaya konu poliçe üzerinde de kayıtlı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1456 ncı maddesi uyarınca sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki menfaat sigortalandığı takdirde, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 879 uncu maddesine göre de tazminat talep hakkının sınırlı ayni hak sahibi olarak dain-i mürtehin bankaya ait olduğunu, bununla birlikte aracın iddia edildiği gibi çalınmadığı hususunun da tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ziraat Bankası A.Ş. Kahramanmaraş Şubesi'nin 20.03.2020 tarihli yazısında davacıya ödenecek tazminata şartlı muvafakat verildiği, davalı ...Ş. nezdinde kasko sigortalı bulunan traktör üzerinde Ziraat Bankası A.Ş. Kahramanmaraş Şubesi rehinli alacak hakkına sahip olduğu, bu hususun rehin alacaklısı olarak poliçe üzerinde de kayıtlı olduğu, sigortalı traktör üzerinde ayni hak sahibi olan bankanın, sigorta tazminatı yönünden de talep hakkına sahip olduğu, 6102 sayılı TTK’nun 1456 ncı maddesi uyarınca sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkının sigorta tazminatı üzerinde de devam edeceği, aynı şekilde 4721 sayılı TMK 879 uncu maddesine göre de tazminat talep hakkının sınırlı ayni hak sahibi olarak rehin alacaklısı bankaya ait olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114 üncü maddesinde açık olarak taraf ehliyetinin dava şartları arasında sayıldığı, aynı Kanunun 115 inci maddesinde ise dava şartlarının her aşamada re’sen dikkate alınması gerektiğinin düzenlendiği, dava konusu edilen traktör üzerinde rehin alacaklısı olan bankanın poliçeye dayalı olarak talepte bulunma ve dava açma hakkına sahip olduğu, davacı tarafın işbu poliçeye dayalı olarak dava hakkı bulunmadığı, rehin alacaklı banka şubesinin de davacıya kayıtsız şartsız muvafakat etmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle başvurunun husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri

Davacı vekili itiraz dilekçesinde; rehin hakkı sahibi tarafından verilmiş açık muvafakat olduğunu, 23.03.2020 tarihinde mail yoluyla muvafakat belgesini heyete gönderdiklerini, verilen muvafakatin Uyuşmazlık Hakem Heyeti ara kararına uygun olduğunu, muvafakate bakıldığında rehin hakkı sahibinin kalan borç miktarı üzerinden hükmedilecek tazminat miktarının davacıya ödenmesini kabul ettiğini, davacının kredi ödemelerini aksatmaksızın yerine getirdiğini, ödemesi yapılan kredi borcu için rehin alacaklısının hakkı kalmadığını, rehin alacaklısının ödenmeyen bakiye borç miktarında hak sahibi olduğunu, bu durumun muvafakat belgesinde de gösterildiğini, alınan muvafakatin uygun ve geçerli şartları taşıdığını, poliçenin tarafının davacı olduğunu, aracına kasko sigortası yaptıran ve kasko prim bedelini ödeyen kişinin de davacı olduğunu, sigorta şirketi ve rehin alacaklısı arasında bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacıya rehin alacaklısı banka şubesinden “davaya koşulsuz olarak muvafakat edildiğini gösteren” belge almak üzere kesin süre vermiş, ilgili banka şubesi kalan kredi borcunu aşan miktarın davacıya ödenmesi kaydıyla davaya muvafakat verdiğini bildirmiştir. Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4-a maddesinde, dain-i mürtehin: “Kredinin geri ödenmeme riskini ortadan kaldırmak amacıyla yaptırılan sigortalarda, riskin gerçekleşmesi üzerine ödenecek olan tazminat tutarından birinci derecede alacaklı olan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Somut olayda kredi borcu henüz kapatılmamış olup, dain-i mürtehin banka şubesi, kalan kredi borcunu aşan miktarın davacıya ödenmesi kaydıyla davaya muvafakat vermiş durumdadır. Bu nedenle davanın aktif husumete ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe:

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın çalınması nedeniyle araç bedeli tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 114 ve 115 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı TTK'nın 1406, 1453 ve 1456 ıncı maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

1.6102 sayılı TTK'nın 1453 üncü maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406 ncı maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine TTK'nın 1456/1 inci maddesinde "Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder" düzenlemesine; 1456/2 nci maddesinde ise "Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879 uncu maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gereklidir.

Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın dain-i mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı Dairemiz yerleşik içtihatları ile de ortaya konulmuştur.

Somut olayda; davaya konu kasko sigorta poliçesinde, dava dışı bankanın dain-i mürtehin sıfatı ile hak sahibi olduğu görülmekte olup, davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için, dain-i mürtehinin bu konuda açık muvafakatinin alınması gerektiği gözetilerek karar verilmelidir.

Dosya kapsamından, dain-i mürtehin sıfatı bulunan dava dışı Ziraat Bankası A.Ş. Kahramanmaraş Şubesi'nin 20.03.2020 tarihli yazısında, davacının 29.000,00 TL tutarındaki krediyi 20.03.2020 tarihi itibariyle henüz ödemediği, bankanın dain-i mürtehin sıfatıyla alacağı olan 29.000,00 TL’nin üzerindeki bakiyenin davacıya ödenmesinde herhangi bir sakınca olmadığının belirtildiği, aynı bankanın 18.04.2023 havale tarihli yazısında ise davacıya yılda bir taksit ödemeli 5 taksitli 63.000,00 TL olarak kullandırılan traktör kredisi için bankanın rehninin devam ettiği, davacının ödenmemiş olan 25.12.2023 tarihli 16.792,14 TL’lik bir adet taksitinin kaldığı açıklanmıştır.

Dain-i mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın beyanlarından, bankanın eldeki davada ödenen kredi borcu kapsamında, davaya konu sigorta poliçesi nedeniyle davalı tarafından davacıya ödeme yapılması konusunda itirazı olmadığı, ancak davacı tarafından ödenmeyen kredi borcu bakımından davaya muvafakatinin olmadığı, rehin alacaklısı bankanın ödenmeyen bakiye borç miktarında hak sahibi olduğu anlaşılmaktadır.

Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacının dain-i mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankaya ödediği kredi borcu kadar eldeki davada aktif dava ehliyeti bulunduğu, ödenmeyen kredi borcu yönünden ise davalıdan tazminat talep etme hakkı bulunmadığı gözetilerek ve davacının söz konusu bankaya olan kredi borcunun güncel durumu tekrar araştırılmak suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog