T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/333 Esas - 2025/48
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; 09.10.2023 tarihinde davalı ...
Sigorta A.Ş.'ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun %100 oranında kusurlu olarak davacı ...'a ait ... plakalı araca çarparak davacıya ait aracın hasarlanmasına, değer kaybına uğramasına ve de davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybına uğranmasına neden olunduğu, Davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonrası davalı sigorta şirketi tarafından davacının oluşan zararı için 06.12.2023 tarihinde davacı tarafa 1.152,00 TL ödemenin yapılmış olunduğu belirtilerek, Davalı sigorta şirketinden şimdilik kaydıyla 100,00TL değer kaybı tazminatı ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı olmak kaydıyla şimdilik 8.848,00 TL’nin, davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitini aşmamak kaydıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek Mevduata Uygulanan En Yüksek Avans Faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesinin gerektiği, taraflarına yapılan müracaat üzerine eksper tarafından belirlenen 1.152,00 TL değer kaybının 06.12.2023 tarihinde davacı tarafa ödenmiş olunduğu ve sorumluluklarının kalmadığını, yine davacıya ait araç hasar giderim bedeli için 26.12.2023 tarihinde 12.036,72 TL, yine 26.12.2023 tarihinde 3.009,18 TL ödemenin ...
Sigorta A.Ş.ne yapılmış olunduğunu, her halükarda davacıya ait araç değer kaybının genel Şartlar Hesaplama yöntemine göre belirlenmesinin gerektiğini, bu bağlamda Tramer hasar kayıtlarının da dikkate alınmasının gerektiği belirtilerek, açılan haksız davanın öncelikle usulden aksi takdirde esastan reddi gerektiği belirtilmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, hasar dosyası, poliçe sureti, tramer kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi tarafından mahkememize sunulan kök raporda; Davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b-c., 56/c. ve 84/d. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, Davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlati görülmemekle kusursuz olacağı, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 10.000,00 TL olacağı, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç değer kaybı için 06.12.2023 tarihinde 1.152,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının davalı sigorta şirketinden bakiye değer kaybı tazminatı talebinin (10.000,00 TL - 1.152,00 TL) = 8.848,00 TL olacağı yönünde tespit kanaat belirtilmiş, ek raporda ise kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığını belirtmiştir.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu olay Davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun aracını dikkatsiz ve tedbirsiz kullanarak önündeki ... plakalı araçla da arasındaki gerekli güvenli takip mesafesini korumadığı, aracını trafik ve yol durumuna göre gerekli hız değerinde tutmadığı ve dolayısıyla önündeki ... plakalı araca tek yönlü yolda arkadan çarptığı olayda, KTK Madde 52/b,c ve Madde 56/c “Madde 84/d - Araç sürücüleri trafik kazalarında, “Arkadan çarpma,” Hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Maddeleri kural ihlallerini işlemekle %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Bu kapsamda davacı, davalıdan talepte bulunmuştur.Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre yapılan değerlendirme ile reel değer kaybı bedelinin ise 10.000,00 TL olacağı, Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç değer kaybı için 06.12.2023 tarihinde 1.152,00 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı anlaşılmakla, davacının davalı sigorta şirketinden bakiye değer kaybı tazminatı talebinin (10.000,00 TL - 1.152,00 TL) = 8.848,00 TL olacağı,8.848,00TL nin 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulmasına) karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
DAVANIN KABULÜNE;
1.8.848,00TL nin 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulamasına)
2.a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 604,40TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL ve tamamlama yolu ile alınan 149,39TL harcın mahsubu ile bakiye 27,41 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 427,60TL peşin harç, 149,39TL tamamlama harcı ve 427,60TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.004,59TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
c)Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.850,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca takdir ve hesap edilen 8.848,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından sarf edilen 126,00TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.626,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi 14/01/2025
Katip Hakim
(e-imzalıdır)