Esas No
E. 2022/1084
Karar No
K. 2025/36
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1084 Esas

KARAR NO: 2025/36 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2020/140 Esas- 2022/80 Karar

TARİH: 31/01/2022

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 23/01/2025

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dosya içinde deliller arasında müvekkili adına kesilmiş düzenlenmiş serbest meslek makbuzunun mevcut olduğunu, müvekkilinin ... poliçe numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davacı adına kesilen vekalet ücretinin ödenmesi talebinin olduğunu, Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 E. sayılı dosyası için kesilen serbest meslek makbuzuna dair taleplerinin mevcut olduğunu, 17.700 TL vekalet ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine dayanılarak Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 E. Sayılı dosyası için kesilen dava vekalet ücreti bedelinin poliçe teminatı kapsamında kendisine ödenmesi gerektiği ancak ödenmediği iddiası ile işbu davanın ikame edildiğini, davadaki iddialar kapsamında bilirkişiden rapor alındığını, dava konusu talebin poliçe teminat kapsamında olmadığına dair beyanlarının dikkate alınmadığı rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davalı Dr. ...'ın, müvekkili şirkete ait 12.08.2018 - 12.08.2019 tarihli dönemi kapsar ... no.lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları”nın; 19 Temmuz 2011 tarih 2010/1 sayılı Tebliğ ile değişik “A.1. Sigortanın Konusu” başlıklı maddesinin; “… serbest ya da kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların poliçe kapsamındaki mesleki faaliyeti ifa ederken, sözleşme tarihinden önceki on yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içinde kendisine yapılan tazminat taleplerine ve bu taleple bağlantılı yargılama giderleri ile hükmolunacak faize ve sigortalı aleyhine ileri sürülen tazminat talebine ilişkin makul giderlere karşı poliçede belirlenen limitler dahilinde teminat sağlar” şeklinde düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre, tazminat talebinin sigortalıya iletildiği tarih itibariyle sigortalı hekim uygulamasının, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi tarafından teminat altına alındığını, somut olayda sigortalı hekimin vermiş olduğu mesleki faaliyetle ilgili olarak sigortalı hekim aleyhine Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 E. sayılı dosyası ile 25.04.2019 tarihinde tazminat davası ikame edildiğini, dosya kapsamına sunulan ve celbine karar verilen Diyarbakır.

1.Tüketici Mahkemesinin 2019/1071 Esas sayılı dava dosyasında mevcut olan tebliğ evrakına göre sigortalı hekime ihbar dilekçesinin 10.12.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, tazminat talebinin sigortalı hekime ilk iletilme tarihi göz önünde bulundurulduğunda; dava konusu talebin, 12.08.2018 - 12.08.2019 dönemine ait ... no.lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dava konusu talebin poliçe teminat kapsamında olmadığını, bu nedenle de müvekkilinin huzurdaki davanın muhatabı olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki; dava dilekçesine bakıldığında uyuşmazlığın tarafı olarak ... Sigorta Şirketi'nin gösterildiğini, dolayısı ile husumetin ... Sigorta Şirketi'ne yöneltildiğini, müvekkili şirketin işbu dava kapsamında taraf olmadığını, bu nedenle de davanın husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 31/01/2022 tarih 2020/140 Esas- 2022/80 Karar sayılı kararında;"Dava, davalı şirket tarafından Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan davacının yaptığı görev ile ilgili olarak ihbar olunan sıfatıyla Tüketici Mahkemesinde açılan hukuk davasında kendi vekiline ödediği vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili davasıdır. Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, davacı tarafça davalı tarafa yapılan 25/11/2019 tarihli başvuru dilekçesi sureti, 15/11/2019 tarihli Av. ... tarafından kesilen 17.700-TL meblağlı serbest meslek makbuz fotokopisi, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Davacı vekilince 10/03/2020 tarihli davalı taraf değişikliğine ilişkin dilekçe sunulduğu görülmüştür.

Davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde 12.08.2018-2019 vadeli ... numaralı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nin sunulduğu görülmüştür. Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 E. Sayılı dosyasının celp edildiği, yapılan incelemesinde; davanın halen derdest olduğu, ..., ..., ... (Velayetten ...) tarafından ... San.ve Tic.A.Ş. aleyhine hatalı ve eksik teşhis ve tedavisi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemi ile dava dilekçesinde; "...’ in tüp bebek- ikiz doğum yapacağının teşhisi üzerine İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesine başvurulduğu, yeni doğan ünitesinde yeterli kuvez olmadığı bilgisi alınarak ... Hastanesine 20.02.2018 tarihinde doğum amacı ile yatış yapıldığı, 01.03.2018 tarihinde doğum yapıldığı, 27.02.2018 de doğum sancıları başlamasına rağmen müdahale yapılmadığı ve bebeklerin anne karnında doğum sırasında sıkıştıkları, 5,5 aylık dünyaya gelen bebeklerin 4 ay boyunca kuvözde kaldıkları, bebek ...’nın kuvöz içerisinde yoğun konsantrasyondaki oksijen takviyesinin göz damarlarında anormal gelişmelere neden olduğunu, bu sorunun 4 ay süresince bebeklerin kontrollerinin gerekli ve düzenli şekilde yapılmamasından kaynaklandığı" iddiası ile dava açılmıştır. Söz konusu dava dosyasında davacı doktor ve davalı sigorta şirketine dava ihbar edilmiştir. Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere;

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, sigorta poliçesi ve hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi raporu karşısında dava konusu sigorta poliçesinin davacının görevi ile ilgili olarak tıbbi kötü uygulamaları nedeniyle 3.kişilere verdiği zararları koruduğu, sadece davacı tarafından 3.kişilere verilen zararların koruma ve teminat altına alındığı, davacının kendisi tarafından ve kendisinin vekili olarak görev yapan avukatına ödediği vekalet ücretinin sigorta teminatı dahilinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (YARGITAY 11. Hukuk Dairesi T:13/01/2016 E:2015/14376 K: 2016/249)..."gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesi dosyasının, davacı müvekkili aleyhine hasta hekim ilişkisi dolayısıyla açılmış bulunan Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkilinin yüklenmek zorunda kaldığı avukatlık ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili talebiyle açıldığını, ilgili yargılama sebebiyle müvekkili adına düzenlenen resmi avukatlık ücreti makbuzunun dosyaya sunulduğunu, müvekkili hekim ile davalı sigorta şirketi arasında Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigorta poliçesi düzenlendiğini, düzenlenen sigorta poliçesinde açıkça "Sözleşme tarihinden önceki 10 yıllık dönemde veya sözleşme süresi içinde" mesleki faaliyetlerden doğan zararlar sigorta edildiğinden, işbu davaya konu Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyasına dair müvekkili aleyhinde doğan zararların tamamının hem süre bakımından hem de kapsam olarak ilgili sigorta poliçesi açısından davalı sigorta şirketinin sigorta teminatı alanında olduğunu; Davacı müvekkilinin ilgili Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyasına dair yargı sürecinin davalı sigorta şirketine ihbar edilmesiyle sigorta şirketine gerekli bildirimde bulunulmuş olması sebebiyle davalıya karşı sorumluluğunu yerine getirdiğini, davaya konu, taraflar arasında düzenlenmiş sigorta poliçesinin dava dosyasına sunulduğunu, dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında, davaya konu yargılamaya dair yaşanan hekimlik faaliyetinin sigorta poliçesi kapsamında olduğunu ve davacı müvekkilinin davalı sigorta şirketine dair bildirim yükümlülüklerini yerine getirdiği tespitlerinin yerinde olduğunu, fakat bilirkişi raporunda dava konusu avukatlık ücretinin sigorta rizikosuna dahil sayılıp sayılmayacağına dair hukuki değerlendirmede bulunulmuş olmasının ve bu konuya dair yapılan tespitlerin yerinde olmaması sebebiyle söz konusu hatalı hukuki değerlendirmelerin hükme esas alınmalarının mümkün olmadığını; Bilirkişilerin yalnızca uzmanlık alanları kapsamında değerlendirmeler yapmaları gerekirken mevzuata dair hukuki değerlendirme yapmalarının mahkemenin yetki alanına müdahale olduğunu, dava konusuna dair ilgili mevzuat ve düzenlemelerin ilgili olaya uyarlanması ve yorumlanması sonucu hukuki değerlendirmede bulunma yetkisinin mahkemenin yetki alanında olduğunu, aynı dava konusuna sahip İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/88 Esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda avukat vekalet ücretinin sigorta poliçesi dolayısıyla sigorta şirketinin tazmin sorumluluğu kapsamında olduğuna dair tespitlerine ilişkin raporun dava dosyasına sunulduğunu; Dava konusu avukat vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinin poliçe dahilinde kapsam dışında kaldığına dair mahkeme kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu talebin sigorta poliçesi dolayısıyla yaşanan riziko kapsamı ve sigorta şirketine yüklenecek yükümlülüğe dair olması sebebiyle TTK'nın ilgili maddelerindeki ve Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Tebliğ'in (2010/1) ilgili hükümlerindeki düzenlemelere göre yargılama yapılarak hüküm kurulması gerektiğini; Sigortalı müvekkili aleyhine ilgili Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyası kapsamında ileri sürülen istemlere dair müvekkilinin kendisinin avukat ile savunulmasını sağlamak ve bu sayede sigorta şirketi nezdinde de oluşabilecek zararların önlenmesine dair önlemler almış olması nedeniyle yaptığı avukat ücreti harcamasının sigorta poliçe teminatı kapsamında makul giderler dahilinde olduğunun izahtan vareste olduğunu, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Tebliğ'in (2010/1) A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu başlıklı maddesinin (Ek:RG-16/4/2016-29686); Bu sigorta, sigortalının savunmasını üstlenen avukata ilişkin harcamaları Genel Şartların Sigortalıya Yardım başlıklı B.3.4 maddesi kapsamında temin eder. B.3.4. Sigortalıya Yardım: (Değişik:RG-16/4/2016-29686) Dava açılması halinde (idari davalar dahil), sigortalının ihbarı ile sigortacı takip (Danıştay Onuncu Dairesinin 21/11/2019 tarihli ve E.:2019/7032; K.:2019/8575 sayılı kararı ile iptal ibare; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 7/6/2021 tarihli ve E.:2020/1440 ve K.:2021/1177 sayılı Onama kararı ile kesinleşmiştir.) etmek üzere davaya her aşamada dahil olur. (Danıştay Onuncu Dairesinin 21/11/2019 tarihli ve E.:2019/7032; K.:2019/8575 sayılı kararı ile iptal ikinci cümle: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 7/6/2021 tarihli ve E.:2020/1440 ve K.:2021/1177 sayılı Onama kararı ile kesinleşmiştir.) Sigortacı dava sonucuna göre yargılama giderlerini ve avukatlık ücretlerini genel hükümler çerçevesinde ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder." şeklinde olduğunu; Yukarıda belirtilen kanun maddelerinde ve tebliğ düzenlemelerinde sigortalının yapmış olduğu avukatlık ücreti harcamasının sigorta poliçesinin sağladığı koruma kapsamında olduğunun ve sigorta şirketinin bu miktarı karşılamakla yükümlü olduğunun görüleceğini beyanla İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2022 tarih, 2020/140 Esas ve 2022/80 sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davacı sigortalı doktor tarafından, ihbar olunan olarak yer aldığı davada kendisini temsil eden vekile ödediği avukatlık ücretinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı poliçe kapsamında açılan ve kendisi tarafından takip edilen tazminat davasında kendisini temsil eden vekile ödediği vekalet ücretinin davalıdan tazminini talep etmiş, davalı sigorta şirketi talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminat davasında davacı hekime ihbar dilekçesinin tebliğ edildiği tarihin poliçe tarihinden sonra olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı adına davalı nezdinde düzenlenen 12/08/2018-12/08/2019 tarihleri arasında geçerli, sözleşme süresince toplam 1.800.000 TL limitli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi'nde; "...Serbest ya da kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, poliçe kapsamındaki mesleki faaliyetleri ifa ederken sözleşme tarihinden önceki 10 yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyeti nedeniyle verdiği zararlara bağlı olarak sözleşme süresi içerisinde kendisine yapılan tazminat taleplerine ve bu taleple bağlantılı yargılama giderleri ile hükmolunacak faize ve sigortalı aleyhine ileri sürülen tazminat talebine ilişkin makul giderlere karşı Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları dahilinde poliçede belirlenen limitlere kadar.." teminat sağlandığı kabul edilmiştir. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1. maddesinin birinci fıkrası da aynı düzenlemeyi içermektedir. Anılan Genel Şartların A.1. maddesine 16/04/2016 tarihinde eklenen üçüncü fıkrası ise; "Bu sigorta, sigortalının savunmasını üstlenen avukata ilişkin harcamaları Genel Şartların Sigortalıya Yardım başlıklı B.3.4. maddesi kapsamında temin eder." şeklinde düzenlenmiştir. Genel Şartlar'ın A.3. maddesinde hangi hallerin teminat dışında kaldığı açıklanmış ve B.1. maddesinde, sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği ya da zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda rizikonun gerçekleşmiş sayıldığı kabul edilmiştir. Yapılan bu tespit ve açıklanan yasal düzenlemelerden sonra somut olaya dönüldüğünde; Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan tazminat davasının davacı hekime ihbar edildiği, ihbar dilekçesinin davacıya 10/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten önce taraflardan herhangi birine karşı dava dışı zarar görenler (Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/171 Esas sayılı dosyasının davacıları) tarafından yöneltilmiş bir tazminat talebinin olmadığı, bu itibarla gerek taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi, gerekse Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesi uyarınca poliçenin bitiş tarihinden/süresinden (12/08/2019) sonra yapılan tazminat talebi ile bağlantılı giderlerin poliçe teminatının kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Mahkemece, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesine 16/04/2016 tarihinde eklenen üçüncü fıkraya aykırı olarak ve taraflar arasındaki poliçede aksi yönde bir düzenleme olmamasına rağmen davacı hekimin kendisini savunan vekile ödediği ücretin poliçe teminatının kapsamına dahil olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ise de, verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğu ve kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 23/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog