4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/16257 E. , 2023/13422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
2.... vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1702 E sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalı borçlunun adına kayıtlı malının bulunmadığını, mal kaçırma kastı ile adına kayıtlı taşınmazlardaki hisselerini kardeşi olan diğer davalıya devrettiğinin tespit edildiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili dilekçesinde; muvazaalı işlem yapılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili dilekçesinde; dosyada geçerli bir aciz vesikası olmadığını, muvazaanın söz konusu olmadığını beyan ederek davanın redddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.11.2018 tarihli ve 201/342 Esas ve 2018/515 Karar sayılı kararıyla; davalıların kardeş olduğu, borcun doğum tarihinden sonra tasarrufun gerçekleştirildiği, gerçek bir alım satım olmadığı, borca karışılık hisselerin devredildiği ileri sürülmüş ise de bu hususta inandırıcı ve yeterli delil sunulmadığı, taşınmaz satış senetlerindeki miktar ile bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar arasında misli fark olduğu, tasarrufun 278.madde uyarınca iptale tabi olduğu, davalıların birlikte ve usulüne uygun yetki itirazında bulunmadığı için yetki itirazının da yersiz olduğu, bu durumda haklı olan davanın kabulüne, tasarrufun İİK 278.maddesi uyarınca iptaline, davacı tarafa alacaklı bulunduğu İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2016/1702 E sayılı dosya borcuna mahsup edilmek üzere bu tasarruflara ilişkin hisselerin satışı hususunda izin ve yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ...
vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini beyan ederek istinaf talebinin kabulünü, yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kardeş olan davalılar arasında yapılan tasarrufların yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan İİK'nın 278/2-1 inci maddesi hükmü gereğince tasarrufun bağış niteliğinde olması nedeniyle davalıların iyi niyetli olup olmamaların veya taşınmazların tasarruf tarihindeki gerçek değerleri ile satış bedeli arasında misli fark bulunup bulunmadığının da herhangi bir öneminin bulunmadığı, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından yazılı biçim ve şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir yanılgı tespit edilemediği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları temyiz dilekçesinde de ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi,
HMK'nın 371 inci maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, davalı ...'un davalı borçlunun kızkardeşi olması nedeni ile dava konusu tasarrufun İİK'nun 280/1 inci maddesi gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacının bu davadaki amacı, yaptığı icra takibi nedeniyle alacağını tahsil edebilmek için yapılan taşınmaz satışının kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakkı ayni değil şahsi sonuç doğurur. Davada tasarrufun iptali sebeplerinin olması halinde İİK'nun 283/1. maddesi uyarınca iptal ve tescil olmaksızın, dava konusu gayrımenkule ilişkin hisselerin haciz ve satışına karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece dava konusu gayrımenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü’nün 2011/14934 sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda tasarrufun iptaline, karar verilip alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmemesi doğru değil resen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde yer alan sebeplerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (3) nolu bendinde açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendindeki "İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1702 E sayılı dosya borcuna mahsup edilmek üzere bu tasarruflara ilişkin hisselerin satışı hususunda satış istemi izin ve yetkisi verilmesine" ibaresinin çıkartılmasına yerine “İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1702 E sayılı dosyasından asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.