Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/451
Karar No
K. 2025/18
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/451 Esas
KARAR NO: 2025/18
DAVA: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ: 08/06/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davacının "--------- mah.---------- sok. no: ---------- ----------" adresindeki iş yerinde geri dönüşüm işiyle uğraştığı, sokakta topladıkları plastik ve kağıt gibi malzemeleri burada istifleyerek geri dönüşüme kazandırmak amaçlı hurda işi yaptığı, işyerinin elektrik abonesi sözleşme hesap numarası --------- ile müvekkil adına olduğu, faturalarından da anlaşıldığı tüketici grubu ticarethane olduğu, İş yerinde yaklaşık 1 seneden beri geri dönüşüm işiyle uğraşıldığı, Şu ana kadar elektrik faturaları aylık ortalama 300 tl - 2.500 tl arası geldiği, ancak müvekkilin izni ve talebi olmadan müvekkilin sayacının değiştirilmesi akabinde ekteki 30/03/2022 tarih ve 03/2022 dönemine ait ---------- sıra numaralı 224.473,85 tI'lik ve 26/04/2022 tarih ve 04/2022 dönemine ait ------------ sıra numaralı 11.567,90 t'lik elektrik faturaları tahakkuk edildiği, Öncesinde aylık ortalama 300 - 3.000 TL gelen elektrik faturası, bir anda 236.041,75 TL geldiği, herhangi kaçak veya usulsüzlük olmadığı, tüketimin aynı olmasına rağmen sayaç değişikliğinden sonra müvekkilin elektrik faturası; önceki elektrik faturalarının 80 katına çıktığı, bu durum hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, en fazla 2.000-3.000 TL davalıya borçlu olunduğu, Elektrik faturaları ödenemediği için davalı elektrik şirketi tarafından elektriğin 5 iş günü içinde kesileceğine ilişkin 07/06/2022 tarihli mesaj ve ihbarname geldiği, mağdur olmaması ve hayatını ikame edebilmesi için 9615 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiği, iş yerinde yaklaşık olarak 9-10 tane konteyner bulunduğu, her konteynerde müvekkilin ortakları ve bazı çalışanlar bulunduğu, konteynerlerde kalındığı, her konteynerde sadece bir ampul bulunduğu, bir dairenin elektrik harcamasının yarısını bile harcamadığı, buna rağmen sayaç değişikliğinden sonra fahiş fatura geldiği, akıl ve mantıkla izah edilebilecek bir husus olmadığı, ciddi bir hesap hatası veya kötü niyet söz bulunduğu, Müvekkilin geçmiş dönem elektrik faturaları, eski ve yeni elektrik sayaçları celp edilerek dosyanın bilirkişiye verilmesi talep edildiği, böyle bir elektrik tüketimi olmadığı, bilirkişi raporuyla birlikte görüleceği üzere müvekkilin elektrik tüketimi vergilerle birlikte en fazla 2.000 3.000 TL arası çıkacağı, işyerinde bir kaç tane konteyner dışında elektrikle çalışan hiç bir makine, araç gereç ve teçhizat bulunmadığı ifade edilerek, ---------- sözleşme hesap numarasına ait elektriğin kesilmemesine ilişkin dava sonucuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi, dava sonucunda ise davalıya borçlu olmadığının tespiti, 03/2022 dönemine ait 224.473,85 TL'lik ve 26/04/2022 tarih ve 04/2022 dönemine ait 11.567,97 TL'lik elektrik faturalarının iptal edilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; ------------ Müdürlüğü tarafından düzenlenen elektrik sayacı muayene raporu neticesinde sayacın doğru çalıştığı ispat olunduğu, Yargıtay tarafından kesin delil olarak kabul edilen sayaç muayene raporunun doğru çalıştığının, aksinin yine aynı kuvvetteki delillerle ispatlanması gerektiği ortaya konduğu, buna karşın davacı taraf kesin delille aksini ispatlamak bir yana herhangi bir delille dahi bu iddiasını ispat edemediği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili sair mevzuat uyarınca elektrik sayaçların mülkiyeti ve tasarruf yetkisi ilgili bölgede faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinde olduğu, Dolayısıyla damga yılını dolduran veya arızalanan sayaçların değiştirilmesi dağıtım şirketlerinin inisiyatifinde olduğu, sayaç değişikliği için davacı tarafın rızasının aranması gibi bir usul bulunmadığı, Faturalarda ve faturalandırmaya esas unsurlarda hatayı düzenleyen EPTHY madde 36/2 abonenin faturaya itiraz etmiş olması ödeme yükümlülüğünü kaldırmaz demek suretiyle itiraz eden davacı tarafın fatura borcunu ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini ortaya koyduğu, Aynı fıkranın devamında ise itiraza konu tüketim bedelinin tüketicinin bir önceki dönemde ödediği tüketim bedelinin yüzde otuzundan fazla olması halinde, tüketicinin bir önceki dönem ödediği tüketim bedeli kadarının son ödeme tarihine kadar ödenmesi gerektiğini söylediği, İlgili devlet kurumu tarafından düzenlenen sayaç muayene raporu, tüketim ekstreleri ve tüm deliller dava konusu faturaların doğruluğunu ispat ettiği, yönetmelik hükmünde yazılan bu yüzde otuzluk ölçü, doğru olmadığı iddia edilen faturaların önceki dönem faturasının yüzde otuzundan fazla ise ödenmeyeceğini değil, bir önceki dönem baz alınarak ödeneceğini düzenlediği, davacının ödeme yükümü hiçbir suretle ortadan kalkmadığı, gerekçesiz ve somut delillerle ispatlanamamış iddialarla açılan bu davanın reddi gerektiği,

Davacı tarafın aboneliğine ait tüketim ekstreleri bilahare sunulacağı, uyuşmazlık konusu faturalara ilişkin ani bir dalgalanma ve ani bir artış tespit edilemediği, artışın, tüketimin gerçekleştiği ay; değişen hava koşulları dönemsel ve mevsimsel sebepler yahut dükkan içinde gerçekleşen tadilat; yeni edinilen elektronik bir cihaz gibi sebeplerden kaynaklı olabilecek bir artış olma ihtimali gözetilmeden; faturaların fahiş olduğuna dair hiçbir delil ve emare yokken dava açıldığı ifade edilerek, Dava şartları bulunmadığından davanın usulden reddi, Aksi kanaatte olunması halinde ise tüm sebepler değerlendirilip davanın esastan reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması talep edilmiştir.

Birleşen --------- Asliye Ticaret Mahkemesi dava dilekçesi özetle; davacının ----------- adresinde geri dönüşüm işiyle uğraştığını, elektrik faturadan da anlaşıldığı üzere tüketici grubu ticarethane olarak geçtiğini, müvekkili esnaf olmayıp "geri dönüşüm- hurda" işiyle iştigal eden bir tacir olduğunu, faturada da belirtildiği üzere müvekkilin abonelik tarifesi "ticarethane- işyeri" olarak geçtiğini, Müvekkil; söz konusu işyerinde yaklaşık 1 sene geri dönüşüm işiyle uğraştığını, müvekkile aylık ortalama 300 - 3.000 TL gelen elektrik faturası, harcamanın aynı olmasına rağmen bir anda 236.041,75 TL gelmiştir. Müvekkilin sayacında herhangi kaçak veya usulsuzluk da bulunmadığını, önceki elektrik faturalarının en az 80 katına çıktığını, iki elektrik faturalarının fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle müvekkilin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesi ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi için --------- E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece %20 teminat karşılığında davanın kesinleşmesine karar ihtiyati tedbir kararı verildiğini, mahkemece istenen %20 teminat tarafımızca yatırılmış olup, dava devam ettiğini, Öncelikle konusu ve tarafları aynı olması sebebiyle dosyanın ------------ E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesini, müvekkilinin 12/2022 dönemi ve 27/12/2022 tarihli elektrik faturası sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, 12/2022 dönemi ve 27/12/2022 tarihli, ----------- seri numaralı elektrik faturasının iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Asıl ve birleşen dava borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ---------- çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, ---------- Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; Davacının tacir kaydının olmadığı anlaşıldığından, davacının tacir olmamasından dolayı davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, söz konusu alacağa yönelik davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK.nin 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.HMK.nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile iki haftalık hak düşürücü süre içinde talep edilmesi halinde, dosyanın görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.6100 Sayılı HMK. 331/2. maddesi gereği yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

4.Tarafların iki hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi halinde, 7251 sayılı yasayla değişik HMK.nun 20/1 maddesi uyarınca resen davanın açılmamış sayılacağına ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınacağının ihtarına; Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog