Esas No
E. 2023/11262
Karar No
K. 2023/14152
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/11262 E.  ,  2023/14152 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/818 E., 2023/862 K.
DAVALILAR: 1. ... vekili Avukat ...

2.... vekili Avukat Gömen Döner

3....

4....

DAVA TARİHİ: 20.01.2020
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü / Yeni Hüküm Kurulmasına

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/170 E., 2022/205 K.

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve ...'tan alacaklı olduğunu, davalı borçluların borcunu ödememesi üzerine davalılar aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/4709 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı ... tarafından mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı /Kayseri adresindeki 165 ada, 103 parsel 6 nolu bağımsız bölümün davalı ...'a, ondan da davalı ...'a devredildiği tespit edilmiş olup, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemenin 30.06.2022 tarihli ve 2021/170 Esas ve 2022/205 Karar sayılı kararıyla; gerek davalı ...'ın gerekse dahili davalı ...'ın, taşınmazı satın aldıkları tarihte taşınmaz üzerinde hacizlerin olduğu, her iki davalının da taşınmaz üzerinde bulunan hacizleri görerek aldıkları, dolayısıyla her iki davalının da borçlunun maddi durumunu bildikleri, bu sebeple iyi niyetli sayılamayacakları, dosyada aciz vesikası yerine geçen haciz tutanaklarının olduğu, davanın 2 ve 5 yıllık süreler içinde açıldığı, taşınmazların gerçek değerinin, tapuda gösterilen satış değerinden çok daha yüksek olduğu, dolayısıyla tasarrufun iptali davasının şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından davacının davasının kabulüne, Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Gülük Mahallesi, 165 ada 103 parsel, 3. Kat, 6 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından davalı ...'a ve ... tarafından diğer davalı ... 'a satışına ilişkin tasarrufların iptaline, davacıya Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/4709 Esas sayılı dosyasındaki alacakların ve fer'ilerinin tahsili amacıyla cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlunun acz halinde olmadığını, davalı ...'ın dava konusu gayrımenkulü piyasa rayiçlerine göre aldığını, davalı borçlu ile herhangi bir bağının olmadığını beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava şartlarının olmadığını, geçerli bir aciz vesikası bulunmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, muvazaalı satış olmadığını beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde;

Dosyada bulunan 17.07.2019 ve 06.09.2019 tarihli haciz tutanaklarının aciz vesikası hükmünde olduğu, dava konusu ilk tasarruf işlemi ile haciz arasında 2 yıllık sürenin bulunduğunu, davalı ...'a yapılan satışın 95.000,00 TL, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin ise 270.000,00 TL olduğu, gayrımenkulün tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile tapuda gösterilen değeri arasında misli fark olmasına göre, davalı 3. kişi ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ...'dan satın alan ... yönünden ise bedel farkının iptal nedeni olamayacağı, davalı ...'ın davalı borçlu 'un durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olması gerektiği, davacı tarafından da bu durumun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacıya Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/4709 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davalı ...'ın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 150.000,00 TL tazminat ile sorumlu olmasına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu gayrımenkulün ...'a satıldığı tarihteki gerçek değerinin 270.000,00 TL olduğu, mahkemece 150.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ...'ın dava konusu gayrımenkulü nasıl aldığını ispat edemediğini beyan ederek temyiz dilekçesinin kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3.Değerlendirme

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.

İİK.nun 282 nci maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Buradaki üçüncü kişiden maksat, borçlu ile doğrudan işlem yapan değil, borçlu ile işlemde bulunan kişiden mal veya hakkı satın alan kişi olup uygulamada buna dördüncü kişi denilir. Borçlu ile işlemde bulunmayan dördüncü veya ondan sonraki kişiler hakkında dava açılıp açılmaması davacının isteğine bağlıdır ve bu kişiler yönünden iptal kararı verilebilmesi kötü niyetli olduklarının yani borçlunun alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduklarının kanıtlanmasına bağlıdır.

İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın elden çıkardığı tarihteki gerçek değeridir. Somut olayda dava konusu . 165 ada, 103 parsel, no:6 da bulunan bağımsız bölümün 03.07.2019 tarihinde 95.000 TL bedel ile davalı 3. kişi ...'a ondan da 24.07.2019 tarihinde 150.000 TL bedelle davalı ...'a devredilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğunu beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan beyanlara göre davalı ...'ın anne ve üvey babasının dava konusu gayrımenkulde uzun yıllardır kiracı olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece davalı ...'ın anne ve üvey babasının davalı borçlu ile arasında kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı, kira bedellerinin kim tarafından nereye ödendiği, araştırılmaksızın davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilmediği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kabule göre de; Bölge Adliye Mahkemesince, davacı davalı ...'ın davalı borçlunun ızrar kasdını bildiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ...'ı da, davalı ...'a devredildiği tarihteki değeri olan 270.000,00 TL üzerinden tazminata hükmetmesi yargılama masrafları ve vekalet ücretini de bu değer üzerinden belirlemesi gerekirken, tapu devir bedeli olan 150.000,00 TL tazminat ile sorumlu tutulması, bu yargılama masraflarının da 150.000,00 TL üzerinden belirlenmesi de doğru görülmemiştir.

Kabule göre davalı ...'un davada davalı borçlu olarak gösterildiği, ancak davalı ... tarafından dava konusu herhangi bir tasarrufta bulunulmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... yönünden husumetten red kararı verilmesi gerekirken, davalı ... yönünden olumlu-olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmüştür. Ancak dosyadan tebligatların yapıldığı anlaşılan ...'un temyiz başvurusunda bulunmaması sebebi ile bu durum bozma nedeni de yapılmamıştır.

VI. KARAR

1.Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu İİK md.283
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog