T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2014/1167
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/01/2012 tarihli Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi ve devam eden sözleşmeler imzalandığını, sözleşme ile davalının işletmeciliği kendisinde bulunan ... İli ... İlçesi, 1414 Ada 11 Parsel ... da kayıtlı bulunan gayrimenkul üzerine kurulu akaryakıt istasyonunda münhasıran ...'dan veya ...'ın belirleyeceği yerden satın alacağı akaryakıt petrol müştaklarını, madeni yağlar ile diğer malları evsafını değiştirmeden satmayı, bulundurmayı, teşhir etmeyi, reklamını yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı (Bayi) ile müvekkili şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 4. maddesinde ve bayilik sözleşmesinin akabinde düzenlenerek müvekkiline verilen protokolün 7.maddesinde Bayi, bu sözleşme çerçevesinde ... tarafından üretilen ve dağıtılan beyaz ürün cinsi akaryakıttan yıllık en az 1.600 m3 satmayı kabul ve taahıhüt ettiğini, 05/09/2012 tarihli protokol ile taahhüt miktarı yıllık 1.200 m3 olarak değiştirildiğini, yine aynı sözleşmenin 8. maddesinde, sözleşmenin fesih halleri sayılmış ve aynı maddenin devarnı (b) fıkrasında, bu fesih halletinin gerçekleşmesi durumunda, yani ... A.Ş. için fesih hakkının doğduğu durumlarda, fesih hakkı ... tarafından kullanılsın veya kullanılmasın; Bayinin ...'a cezai şart olarak taahhütname ile satışını taahhüt ettiği miktar üzerinden akaryakıtta 30 USD m3/yıl ödemeyi gayri kabili rücu olarak kabul beyan ve taahhüt ettiğini, davalı şitketin (Bayinin), sözleşmenin imza tarihinden bu yana sözleşmenin 4.maddesinde ve protokolün 7.maddesinde belirtilen akaryakıt alımına ilişkin yıllık tonaj taahhüdünü yerine getirmediğini, mal bedellerini ödemediğini, davalı şirketin sözleşmeyi ihlali neticesinde müvekkil şirketin, cezai şart bedeline ilişkin... tarihli ... yevmiye nolu ve ... tarihli ... yevmiye nolu ihtamame keşide ederek, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağını talep ettiğini, davalı tarafça da herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin 8/b maddesine istinaden cezai şart alacağı ve kar mahrumiyeti alacağı doğmuş bulunduğunu, buna göre müvekkili şirketin davalı şirketten; 24/02/2014 tarihi itibari ile 19.710.-USD tonaj taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağı, 111.000.-USD sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshinden kaynaklananı cezai şart alacağı, sözleşmenin tek taraflı ve haksız feshi nedeni ile Bayilik protokolünün 15. Maddesi kapsamında 300.000.-USD alacağı bulunduğunu, iş bu dava ile gerek dava konusu yapılan dönemler, gerek dava konusu yapılmayan dönemler, gerekse başkaca (cezai şart, kar mahrumiyeti, tazminat, alacak, demirbaş teslimi vs.) dava ve talep haklarımızın özellikle munzam zarar hakkımızın, davalının başka dağıtım şirketlerinden veya başka bayilerden mal aldığının tespiti halinde bundan kaynaklanan zararların tazmini haklarını saklı tuttuklarını belirterek, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacaklarının ihtarname tarihi olan 24/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 24.09.2018 tarihli celse ara kararında dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00.-TL talebin açıklanması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili, 05.10.2018 tarihli beyan dilekçesi ile bu bedelin 5.000,00.-TL'sinin cezai şart, 5.000,00.-TL'sinin kâr mahrumiyeti alacağı olduğunu söylemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında özetle; sözleşmelerle kurulan ticari ilişkinin, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ... 23.Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı sebeplerle fesih edildiğini, ihtarnamenin 21.02.2014 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, huzurdaki bu davanın, ...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
E. Dosyasında karşı taraf aleyhine açtıkları itirazın iptali davası için kötü niyetli bir şekilde bekletici mesele yapılması için açılmış bir dava olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranması sonucu sona erdiğini, davacı tarafın kötü niyetli tahsilatı neticesinde bu sözleşme müvekkili açısından devamının mümkün olmadığını, sözleşme ilişkisi devam ederken hiçbir alacağı olmadığı halde ve üstelik müvekkile hiçbir şekilde haber de vermeden davacıya verilen 150.000-TL. tutarlı banka teminat mektubun nakde çevrildiğini, davacıya gönderilen ihtarname ile anılan bedelin iadesi istenmiş, ancak davacı yanca herhangi bir iade yapılmadığını, bunun üzerine davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davanın ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdindeki... E.sayılı dosyasında devam ettiğini, davacı tarafın, müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığını, iddiaların haksız, kanuna ve sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde, senelik satış taahhüdü olarak bir satış rakamı (tonaj taahhüdü) belirlenmediğini, davacı şirketten ne vadeli mal alındığını, ne de kredi kullanıldığını, davacının tonaj taahhüdü konusunda sözleşmeye değil. bayilik protokolüne dayandığını, sözleşmenin asıl olduğunu, protokolün sadece sözleşme öncesinde yapılan ön protokol olduğunu, protokolünün 17.maddesinde açık bir şekilde “İşbu protokol ... ile bayi adayı arasında imzalanacak bayilik sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Çelişen hükümlerde bayilik sözleşmesi hükümleri geçerli sayılmıştır.” Denilerek üstün sözleşmenin bayilik sözleşmesi olduğu açıkça karar altına alındığını, böylece satış taahhüdünden kaynaklanan herhangi bir cezai-şart tazminat yükümlülüklerinin de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler inkar edilmemektedir. Dolayısıyla ticari ilişkinin varlığı da tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haksız olup olmadığı, öyle ise sözleşmenin feshinden kaynaklanan cezai şart ve mahrum kalınan kâr alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında 26/01/2012 tarihli "Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi" ile aynı tarihli "Bayilik Protokolü", 05.09.2012 tarihinde de ek prokotol imzalanmıştır.
Davacı ... firması tarafından davalı Günay akaryakıt firmasına hitaben ...17.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek; Davacı şirketten 2013 yılında 543 m3 akaryakıt alımı yapıldığını, taahhüde uyulmadığını, sözleşmeye uygun davranılmadığını, tonaj taahhüdünün yerine getirilmediği için sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacakları bulunduğunu, yapılan hesaplamaya göre 1200 - 5443 : 657 m3 x 30 : 19.710,00.-USD cezai şart ödenmesi gerektiğini, yıllık satış taahhüdüne sağlayacak oranda akaryakıt alımı yapılmasını veya cezai şart bedelinin ödenmesini aksi takdirde, dava, talep şikayet haklarını kullanacaklarını ihtar etmiş, ihtarname 28.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede ödeme için süre verilmediği gözlenmiştir.
Davalı ise ...
23.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde; İhtarnamede 657 m3 tutarında akaryakıt satın alınması için 5 günlük süre verilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, tonaj taahhüdü olmadığını, akaryakıt/mal borcu bulunmadığını, peşin alım yaptıklarını, 150.000 TL bedelli banka teminat mektubunun 14.02.2014 tarihinde hiçbir hakları olmamasına rağmen nakde çevrilerek tahsil edildiğini, ticari avans faizi ile birlikte iadesi gerektiğini, güvene aykırı davranılarak şirketin katlanılması zor duruma sokulduğunu, kötü niyetli davranışlar nedeniyle 26.01.2012 tarihli sözleşmeyi feshettiklerini ihtar etmiş, ihtarname davacıya 21.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı ... tarafından keşide edilen ...
17.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde; protokolün 6. Maddesinde ...'ın belirleyeceği şartlarda satış yapmayı (davalının) taahhüt ettiklerini, 24.01.2014 tarihli ihtarnamede belirtilen eksik tonaja ilişkin 19.710 USD, sözleşm haksız ve tek taraflı feshettiğinden sözleşme süresi ve alım taahhüdü kapsamında kar mahrumiyeti alacağı olarak hesaplanan 111.000 USD, sözleşme haksız ve tek taraflı feshedildiğinden müvekkili ile yapılan protokolün 15. Maddesi kapsamında 300.000 USD, 5 yıl sürecek sözleşme kapsamından ödenen 225.000TL'nin 'nin erken fesih sebebiyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan 135.000 TL'sinin ödenmesini ihtar etmiştir.
Mahkememizce alınan 21.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2012 - 2013 - 2014 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının kayıtlarında 120 009 020 ... hesabı incelendiğinde, taraflar arasındaki kayıtların 14.03.2012 tarihinde davacının tanzim etmiş olduğu fatura ile başladığı, 2012 yılı içersinde davacının 1.964.762,66 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının 1.965.413,05 TL ödeme yaptığı, 2012 yıl sonunda davalının davacıdan 650,41 TL alacağının bulunduğu ve 2013 yılına devrettiği, 2013 yılında 2012 yılından devreden 650,41 TL tutar ile birlikte davacının tanzim ettiği 2.149.483,70 TL tutarındaki faturanın ve fatura dışında 48.342,43 TL tutarında 1 adet karşılıksız çek kaydının davalı adına borç kaydı olarak girildiği, karşılığında davalının yapmış olduğu toplam 2.197.130,77 TL ödeme düşüldüğünde, davalının borcunun 44,98 TL kaldığı, bu borcun 2014 yılına devrettiği, 2014 yılında 2013 yılından devreden 44,98 TL borç tutarı ile birlikte, davacının 17.02.2014 tarihine kadar tanzim ettiği toplam 213.047,77 TL tutarındaki faturalarının davalı adına borç kaydedildiği, davalının 213.256,15 TL tutarındaki ödeme yaptığı, davacı kayıtlarına göre davalının 163,40 TL alacaklı göründüğü bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davalının davacıya verdiği teminat mektubunun paraya çevrilmesi ile ilgili olarak kayıtlarda bir bilgi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan protokolün 6.maddesi ve 05.09.2012 tarihli Ek protokolün 3 paragrafında raporda ayrıntıları verilen madde kapsamında davalının 1.200 m? alım taahhüdü olduğu açıktır. Davalının raporda ayrıntılı tabloda belirtildiği üzere 26.01.2013 - 26.01.2014 tarihleri arasında 543,28 m3 alım yaptığı, 656,72 m3 eksik alım olduğu, m3 başına 30 USD/m3 cezai şart tutarı kapsamında toplam cezai şartın 19.701,66 USD olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır. Davacının 14.02.2014 tarihinde 150.000 TL tutardaki teminat mektubunu paraya çevirdiği, tazmin tarihinde 19.701,66 USD karşılığının 43.178,68 TL olduğu hesaplanmıştır.
Davacı ayrıca sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshinden kaynaklanan 111.000,00 USD cezai şart talep etmiştir. Protokolün 6.maddesi ve 05.09.2012 tarihli Ek protokolün 3 paragrafında, sözleşmenin 8/b maddesi kapsamında kalan süreye ilişkin talep edilebilecek cezai şart miktarının 107.614,44 USD olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
Davacı ayrıca bayilik protokolünün 15. Maddesi kapsamında "Bayi adayı... Bu protokolü ve/veya iş bu protokole bağlı olarak akdedilecek olan akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesini fesih etmek isterse ...'a 300.000 USD cezai şart ödemeyi gayri kabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder." hükmü gereği 30.000,00.-USD cezai şart talep etmektedir.
Yargıtay 19.HD.nin 18.02.2014 tarih ve ...EE. ve...
K. Sayılı ilamlarına göre ana bayiinin TBK.nun 179/2.maddesine göre sadece son seneye ilişkin eksik alımı talep edilebileceği, daha önceki yıllara ait eksik alımın, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ilişkiye devam edildiği durumda talep edilemeyeceği, davacı'nın ihtar tarihi 24.01.2014 olup, yılın başı itibariyle 2014 için eksik alım iddiasının söz konusu olamayacağı, eski yıllara dair ise bu kapsamda davacının hak sahibi olmadığı, zira ihtirazi kayıt ileri sürmeden ilişkiye devam edildiği, davalının sözleşmeyi feshinin haklılığının mahkemenin takdirine ait olduğu, sözlemenin feshinin haklı olduğu kabul edildiğinde, davacının alacağının bulunmadığı, sözlemenin feshinin haksız olduğu kabul edildiğinde kar mahrumiyeti alacağının 107.614,44 USD olacağı, yine davacını diğer bir talebi olan davalının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı feshettiğinden protokolün 15. Maddesi kapsamında 300.000 ÜSD cezai şart isteyebileceği ancak bu tutarın davalının mahvına sebep verebileceği iddia edilmiş ise de bu konuda veri bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. İtirazlar üzerine mahkememizce alınan 24.05.2017 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; itirazlar incelenmiş, kök raporda değişikliğe gidilmemiştir.
Bunun üzerine davacı vekili 07.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; 18.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna istinaden müvekkili şirketin 19.701,66-USD karşılığı 43.178,68-TL cezai şart alacağı, 107.614,44-USD karşılığı 235.675,62-TL kar mahrumiyeti alacağı olduğunun hesaplandığı (Kur: 2,29-TL), söz konusu rapora istinaden müvekkili şirketin 278.854,28-TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bu bedelden 150.000-TL'lik teminat mektubunun mahsubu sonrası bakiye alacaklarının 128.854,28-TL olduğu belirlendiğinden, dava dilekçelerinde belirtilen 10.000-TL alacak taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 128.854,28-TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir. Ancak ıslah harcı yatırılmadığından dilekçe kabul edilmemiş, ıslah geçersiz sayılmıştır (Emsal; Yargıtay 9.HD.nin 09.12.2020 tarih ve ... E. ... K.). Bekletici Mesele Yapılan Dosya;
Davalı tarafın davaya konu uyuşmazlığa temel sözleşme ve protokoller gereğince davacı tarafa verilen 150.000,00.-TL tutarındaki teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği, bu nedenle davacıdan geri tahsili için ...
19.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine itirazın iptali talebiyle 16.09.2014 tarihinde dava açtığı, yapılan yargılama sonunda ...
1.Asliye Ticaret mahkemesinin 13.03.2018 tarih ve... E. 2018/229 K.sayılı kararıyla davacının (davamızın davalısı) davalıya (davamızın davacısı) cari hesaptan kaynaklanan bir borcu bulunmadığı, eksik tonaj farkının cezai şart niteliğinde olduğu, teminat mektubu ile ilişkilendirilemeyeceği, teminat mektubunun eksik tonaj halinde bozulacağı yönünde sözleşme ve protokollerde hüküm bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu davada ulaşılan sonuç davamızı doğrudan etkileyeceğinden bekletici mesele yapılmıştır.
Hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 13.HD. 20.11.2019 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararı ile "...eksik alım nedeniyle cezai şart alacağı teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihte muaccel olmadığından, ihtarname ile giderilmesi istenen eksik alım miktarının davalı tarafça yerine getirilmesi olanağı bulunulduğundan ve teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihte davacının sözleşme ilişkisi kapsamında davalıya her hangi bir borcu bulunmadığından nakde çevrilmesi hukuka aykırı olup tahsil edilen bedelin iadesi gerektiği..." farklı gerekçe ile ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 150.144,86.TL üzerinden devamına karar vermiştir.
Hükmün temyizi üzerine Yargıtay 11.HD. 26/05/2022 tarih ve ...Esas -... Karar sayılı ilamı ile BAM kararındaki belirlemelerin yerinde olmadığına işaret edilerek "... söz konusu ihtarnamenin davacıya 28.01.2014 tarihinde tebliğ edilmesi, teminat mektubunun ise 14.02.2014 tarihinde nakde çevrilmiş olması karşısında makul bir sürenin geçtiği de açıktır. Ayrıca, dosya içeriğinden davacının 2014 yılı Ocak ve Şubat aylarında mal alımında bulunduğu görülmektedir. Her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Somut olay bakımından malalım tarihi tam olarak belirlenmek suretiyle bu husus yönünden de inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir kadosya içeriğinden davacının 2014 yılı Ocak ve Şubat aylarında mal alımında bulunduğu görülmektedir. Her yıl sonunda bir önceki yıla dair ceza koşulunun istenebilmesi, takip eden yılda henüz ifaya başlanmadan önce çekince (ihtirazi kayıt) bildirilmesi veya ihtar çekilmesine bağlıdır. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemez. Somut olay bakımından malalım tarihi tam olarak belirlenmek suretiyle bu husus yönünden de inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesi ile karar bozulmuş ve daireye iade edilmiştir.
Bozma ilamına uyan İstanbul BAM 13.HD. 02.03.2023 tarih ve ... E. ...K.sayılı kararı ile "...sözleşme süresinin bitimini beklemeden eksik ürün alım nedeniyle cezai şart alacağı doğması halinde, teminat mektubunun alacağına mahsuben nakde çevirme hakkının bulunduğu sabit hale geldiği, yine bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada 2013- 2014 dönemine ilişkin olarak dönem süresi bitmeden davalının noterde ihtarname tanzim ederek bir sonraki dönem için çekince ( ihtirazi kayıt ) koyduğu, eksik ürün alımının tamamlanmadığı, bu doğrultuda davalının bilirkişi raporları ile belirlenen 43.199,06TL eksik ürün cezai şart bedelini talep edebileceği, ancak nakde çevrilen teminat mektubundan davalının takip tarihi itibariyle başkaca borcu bulunduğu kanıtlanamayan davacıdan 106.800,94 TL fazladan tahsil ettiği tespit ve kabul edilerek, icra takibinin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. İcra takibinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürdüğü tespit edilemediğinden davacının işlemiş faiz talebi reddedilmiştir...." gerekçesi ile davalının ...
19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 106.800,94.TL asıl alacağa takip tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile devamına kesin olarak karar verilmiştir.
Bunun üzerine mahkememizce tekrar heyet oluşturularak bilirkişi raporu aldırılmış, mahkememizce alınan 11.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı yanın savında haklı olduğu ve kar mahrumiyeti bununla rabıtalı kurulan yönü de dahil olmak üzere cezai şart talep edebileceği sayın Mahkemece benimsendiği seçenekte, alt anlatımı davacı yanın 24.6.2019 tarihli dilekçesinde yer bulan haliyle, davacı yanın toplam 128.854,28 TL'lik kar mahrumiyeti ve bununla rabıtalı kurulan yönü de cezai şart talebi, oradaki istem kalemleri yönüyle kabul edilebilir nitelikte olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince: Davacının talebi (dava tarihi itibariyle) 05.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde de ayrıca açıklandığı üzere 10.000,00.-TL tutarındaki kısmi davanın 5.000,00.-TL'sinin (eksik alımlardan kaynaklanan) cezai şart, 5.000,00.-TL'sinin kâr mahrumiyeti (cezai şart) alacağıdır. Eksik Alımlar Nedenine Dayanan Cezai Şart Alacağı Yönünden;
Taraflar arasında imzalanan protokolün 6.maddesi ve 05.09.2012 tarihli Ek protokolün 3 paragrafında raporda ayrıntıları verilen madde kapsamında davalının 1.200 m? alım taahhüdü olduğu açıktır. Davalının raporda ayrıntılı tabloda belirtildiği üzere 26.01.2013 - 26.01.2014 tarihleri arasında 543,28 m3 alım yaptığı, 656,72 m3 eksik alım olduğu, m3 başına 30 USD/m3 cezai şart tutarı kapsamında toplam cezai şartın 19.701,66 USD olduğu bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
Yukarıda ön mesele olarak kabul edilerek bekletici mesele yapılan davaya konu 150.000 TL tutardaki teminat mektubunun davacı tarafça 14.02.2014 tarihinde paraya çevirdiği, eksik ürün bedelinin kesinleşen BAM kararı göre 43.199,06.-TL olduğu hesaplanmıştır. Bu alacak bu haliyle kesinleşerek takibin 106.800,94 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
Öyleyse söz konusu alacak kalemi ödenmiş olup, dava tarihi olan 17.09.2014 tarihi itibariyle böyle bir alacak (tahsil edilmiş oldğundan) bulunmamaktadır. Bu nedenle söz konusu alacak talebinin (Islah ile 43.178,68.-TL olarak arttırılmış ise de harcı yatırılmadığından ıslah talebi geçersiz kabul edilmekle 5.000,00.-TL üzerinden) reddine karar vermek gerekmiştir. Kâr Mahrumiyeti (cezai Şart) Alacağı Yönünden;
Davacı ayrıca sözleşmenin haksız ve tek taraflı feshinden kaynaklanan 111.000,00 USD cezai şart talep etmiştir.
Protokolün 6.maddesi ve 05.09.2012 tarihli Ek protokolün 3 paragrafında, sözleşmenin 8/b maddesi kapsamında; iş bu sözleşmenin fesih hakkının doğduğu durumlarda fesih hakkı ...'ca kullanılsın veya kullanılmasın bayi ...'a cezai şart olarak, taahhütte bulunulması halinde sözleşme süresince taahhüt ettiği miktar üzerinden hesaplanacak cezai şart bedelini mahkeme hükmü, ihtar ve rızasının aranmasına gerek kalmaksızın gayri kabili rücu olarak ödemeyi kabul beyan taahhüt etmiştir, denilmektedir.
Davalı taraf, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranması sonucu sona erdiğini savunmakla beraber, söz konusu aykırı eylemlerin nelerden ibaret olduğunu açıklamamaktadır. Davacının, sözleşmeler gereğince davalı tarafından verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesini davacı tarafın kötü niyeti olarak göstermiştir. Oysa yukarıda ön sorun olarak kabul edilip bekletici mesele yapılan dava dosyasında bu eylem kötü niyet olarak kabul edilmemiştir. Davalı tarafından davacıya gönderilen ...
23.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde de bu iddiaya ek olarak 657 m3 tutarında akaryakıt satın alınması için 5 günlük süre verilmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu ileri sürmekte ise de tonajın tamamlanmasını istemek sözleşmeden kaynaklanan bir hak olduğundan bu iddialar yerinde görülmemiştir. Yine ihtarnamede belirtilen güvene aykırı davranışların neler olduğu, davalı şirketin nasıl katlanılması zor duruma sokulduğu, davacının kötü niyetli davranışlarının neler olduğu açıklanmamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre yıllık alım taahhüdünün 1.200m3 olması nedeniyle, 26.01.2014 - 26.01.2015 dönemi (3.Yıl) için eksik alım miktarının 1.187,15 m3 x 30 USD/m3 = 35.614,44.-USD, 26.01.2015 - 26.01.2016 dönemi (4.Yıl) için eksik alım miktarının 1.200 m3 x 30 USD/m3 = 36.000,00.-USD, 26.01.2016 - 26.01.2017 dönemi (5.Yıl) için eksik alım miktarının 1.200 m3 x 30 USD/m3 = 36.000,00.-USD olmak üzere toplamda 107.614,44.-USD olarak hesaplanmıştır. Yapılan hesaplamada bir sorun görülmediği, dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili 27.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000 TL (Kâr Mahrumiyeti Cezai Şart Alacağı) talebini, "...Dosyadan tanzim edilen son tarihli bilirkişi raporunda 107.614,44.-$ olarak alacak hesaplanmıştır. Dolar kuru dava açılış tarihindeki kur olan 2,29-TL olarak alındığında 235.675,62-TL kar mahrumiyeti alacağımız bulunmaktadır. Buna göre 10.000 TL talebimizi 225.675,62 TL tutarında artırarak talebimizi 235.675,62-TL olarak ıslah ettiğimizi ve ihtarname tarihi olan 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi işletilerek kabulünü..." diyerek netice-i talebini ıslah etmiş, 3.853,98.-TL ıslah harcını da harcını da aynı gün yatırmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere her ne kadar davacı vekili tarafından 07.06.2016 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş ise de ıslah harcı yatırılmadığından ıslah alebi geçersizdir. Bu nedenle 27.12.2024 tarihli ıslah usulüne uygun olarak yapılmış ilk ıslah olarak kabul edilmiş, davalı vekilinin 2.kez ıslah yapıldığı ve bu ıslahın geçersiz olduğu yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Davalı vekili davanın kısmi dava olması nedeniyle ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Davacı vekilinin ıslah dilekçesi davalı vekiline 08.01.2024 tarihinde tebliğ edilerek kendisine beyanda bulunması için 2 hafta süre verilmiştir. Davalı vekili 08.02.2024 tarihinde süresinden sonra zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu nedenle zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Buna göre davacının bu yöndeki alacağı 107.614,44.-USD x (21.02.2014 tarihli kur) 2,2045.-TL= 237.236,03.-TL olup, feshi ihbar ihtarnamesi davacıya 21.02.2014 tarihinde tebliğ edildiğinden, taleple bağlı kalınarak 235.675,62.-TL Kar mahrumiyeti cezai şart alacağının kabulüne, eksik alımlar nedenine dayanan 5.000,00.-TL cezai şart alacağı talebinin reddine, 235.675,62.-TL kâr mahrumiyeti cezai şart alacağının
5.000,00.-TL'sine 21.02.2014, kalan 230.675,62.-TL'sine ıslah tarihi olan 27.12.2024 tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE,
1.235.675,62.-TL alacağın (Kar mahrumiyeti cezai şart alacağı) davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Bu miktarın 5.000,00.-TL'sine 21.02.2014, kalan 230.675,62.-TL'sine ıslah tarihi olan 27.12.2024 tarihten avans faizi UYGULANMASINA, Fazlaya ilişkin taleplerin (Eksik Alımlar Nedenine Dayanan 5.000,00.-TL Cezai Şart Alacağı) REDDİNE,
2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 16.099,00-TL olup, peşin alınan 170,80-TL harç ile 3.853,98-TL ıslah harcından oluşan 4.024,78-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.074,22-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 486,50-TL, bilirkişi ücreti 10.400,00-TL toplamı 10.886,50-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 10.660,33-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç ve tamamlama harcı toplamı) 4.049,98-TL'nin toplamı 14.710,31-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 37.708,10-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 5.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.
341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/02/2025 KATİP ... HAKİM ...