10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/10770 E. , 2025/734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Koleji için öğrenci, ... Türkiye Anonim Şirketi için işçi servis aracı işletmeciliği yapan davalı adına kayıtlı şirketinde ... plakalı araç ile 01.09.2013 tarihinde işe başladığını, 2016 Aralık ayından itibaren işten ayrıldığı tarihe kadar primlerinin eksik yatırıldığını belirtilerek 01.09.2013 ile 29.02.2020 tarihleri arası davalı işveren nezdinde tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen primlerinin ödenmesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek üzere zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının, davalıya ait ... plakalı araçta kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, ... Türkiye Anonim Şirketi'nin Akyurt Ankara personelini ve ... Kolejinin öğrencilerini taşıma işini yerine getirdiğini, tahmini olarak çalışmaya sabah 07:00'de başlayıp, 08:00'de ... Anonim Şirketinin personellerini işyerine bıraktığını, 09:00'da ... Koleji öğrencilerine okula bıraktığını, akşam 17:00'de çalışmaya başlayıp, 19:00'da çalışmayı bitirdiğini, bu saatler dışında hiçbir şekilde çalışmasının gerçekleşmediğini, sektörde uygulamanın bu şekilde olduğunu, sabah ve akşam servisi dışında servis şoförlerinin kendi istek ve arzusuna göre hareket ettiklerini, bu saatler arasında herhangi bir emir ve talimat verilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; işyerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu, davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ya da ücret aldığını gösterir belgelerin araştırılması gerektiğini, sigortasız çalıştırılma iddiasının yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.2013 - 29.02.2020 tarihleri arasında davalı işverenlik bünyesinde kesintisiz ve tam zamanlı ayda 30 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının başka kapsamda iş yerinin yada sigortasının olup olmadığının ve vergi dairesi kayıtlarının araştırılmadığını, davacının tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulmasının önem arz ettiğini, davaya konu aracın trafik cezaları, kaza tespit tutanaklarında yer alan imzalar ile tüm resmi kurumlarda yer alan kayıtların araştırılmadığını, davacının servis taşımacılığı yaptığını iddia ettiği kurumlardan servis aracının sabah saat kaçta işe geldiği, akşam servisinin saat kaçta hareket ettiği, indirme ve bindirme sürelerinin ne kadar sürdüğü, işbu aracın şoförünün kimler olduğu ve şoförlerin ne kadar süre çalıştığının araştırılmadığını, mesnetsiz bilirkişi raporunun haksız yere hükme esas alındığını, davacının servis taşımacılığı yaptığını iddia ettiği kurumlardan yolcu listeleri celp edilmediğini, bu kapsamda yeterince kamu tanığı dinlenmediğini, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini beyan etmektedir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, davalıya ait işyerinden bordro tanığı ile çalışmanın yapıldığını bilebilecek fabrika çalışanlarından ve lise öğrenci ve görevlilerinden Mahkemece re’sen tespit edilecek kamu tanıkları dinlenmesi gerektiğini, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 01.09.2013 - 29.02.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde tam zamanlı olarak çalıştığına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
İnceleme konusu eldeki davada davacı, 01.09.2013 - 29.02.2020 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen çalışmalarının tespitini istemiştir. Dosya içinde yer alan davacının hizmet döküm cetveli incelendiğinde; 01.09.2013 - 31.10.2016 tarihleri arasında davalı adına tescilli 1247595 sicil numaralı işyerinden ayda 30 gün üzerinden, 06.12.2016 - 29.02.2020 tarihleri arasında ise yine davalıya ait 1247595 sicil numaralı işyerinden bazı aylarda 15 gün, bazı aylarda ise 20 gün Eksik Gün Nedeni Kod:6 - Kısmi istihdam olarak kısmi zamanlı olarak bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle davacı adına hiç bildirim olmayan dönemde işten ayrıldığının ispatlanamadığı, kısmi zamanlı olarak bildirilen dönem yönünden ise dava dışı ... Türkiye A.Ş. unvanlı işyerinden gelen servis kayıtları ile tanık beyanları dikkate alınarak davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiş ise de; Mahkeme hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bu doğrultuda Mahkemece öncelikle, nizalı dönem içerisinde davacının hizmet döküm cetvelinde “Kod:6 - Kısmi istihdam olarak bildirilen çalışmaları hakkında, fer'i müdahil Kuruma davalı işveren tarafından verilen belge olup olmadığı hususu araştırılmalı, celp edilecek Kurum kayıtları ile davalı tarafça dosyaya ibraz olunan 01.01.2020 tarihli ve davacı imzalı Kısmi Süreli İş Sözleşmesi değerlendirilmeli, ayrıca davacının çalıştığı servis güzergahlarına göre günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, buna göre davacının davalı işverenlik nezdindeki hizmetlerinin tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği hususu netleştirilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de davacı adına davalı işveren tarafından 01.09.2013 - 31.10.2016 tarihleri arasında tam zamanlı olarak yapılan bildirimler dışlanmaksızın hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.