Esas No
E. 2023/1005
Karar No
K. 2025/308
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2023/1005 Esas

KARAR NO: 2025/308

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:29/03/2023

NUMARASI:2022/169 Esas, 2023/104 Karar

DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 26/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ....şirketinin iştiraki olduğunu, tüm fikri mülkiyet haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, müvekkili şirketin sahip olduğu markalardan birinin "..." olduğunu, bu markanın 1993 yılından beri ... tarafından geliştirilen işletim sistemleri için kullanıldığını, 2010 yılında ... ile yapmış oldukları anlaşma çerçevesinde, ... isimli işletim sisteminin isminin "..." olarak kullanılmaya başladığını, markanın ... tarafından da kullanılmaya başlanmasıyla tanınmış marka olduğunu, davalının ... sayılı markasının, davalı tarafından tescil edildiği 38. sınıf hizmetleri üzerinde fiilen kullanılmadığını, bu nedenle kullanmama sebebiyle işbu iptal davasını açtıklarını, ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, dava açmada hukuki yararlarının olduğunu, davalı yanın ilgili markasının SMK 9, 26/1a, 27(2) maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm itirazlarına rağmen 23/03/2015 tarihinde müvekkili adına ... ibareli markanın kesin olarak tescil edildiğini, davacının markasının hem TPE tarafından hem de mahkeme tarafından ... ibareli markayla benzer olması sebebiyle iptali taleplerinin kesin olarak reddedildiğini, davacının markanın kullanılmıyor olduğunu iddia ederek yeniden dava ikame etmesinin doğru ve gerçekçi olmadığını, davacı yanın dava açmada hukuki yararının olmadığını, menfaatini kanıtlaması gerektiğini, markanın kullanılmadığına dair ispat yükünün davacı tarafta olduğu, müvekkilinin,... markasını, ... ve... alan adlarını tescil ettirdiğini, ...günümüzde tescilli olmadığı, ... sitesinin 05/05/2023 tarihine kadar alan adının tescil süresinin devam ettiğini, ilgili internet alan adlarının 2017 yılı sonuna kadar yayında kaldığını ancak ekonomik nedenlerle kullanımın geçici olarak askıya alındığını, kullanmamanın haklı nedene dayandığını, davacının hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yargılama konusu markayı tescilli olduğu sınıflarda kullandığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının markanın iptal müeyyidesinden kurtulabilmesi için tescil edildiği her bir emtia için bağımsız olarak ayrı ayrı kullanılması gerektiği, davalının kanun gereği log kayıtlarının iki yıldan fazla tutulamadığından kullanıma ilişkin delil sunamadığı yönündeki savunmalarının, marka sahibinin log kayıtları olmasa da, markasal kullanıma delalet edebilecek sair her türlü delilini muhafaza etmek yükümlülüğü altında bulunması nedeniyle kabul edilebilir olmadığı, davalının sunmuş olduğu deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre davaya konu markanın tescilli olduğu emtialarda ciddi ve kesintisiz bir kullanımın isatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; davalıya ait ... tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle iptaline, hüküm kesinleştiğinde sicilden terkinine karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; tarafların aynı sınıflar bakımından ticari faaliyette bulunmadıklarını, davacının ilgili kişi olmadığı davanın hukuki yarar yoksunluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, internet üzerinden markanın kullanımı ve internet sitesinin yayının sonlandırıldığını, çünküdavalının finansal durumundan başka ve en önemli olarak 6563 Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 6698 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyumluluğu olduğunu, bir web sitesinin kesin surette çalışıp çalışmadığı ...kayıtlarından anlaşılabileceğini, ... kayıtlarının varlığının en fazla 2 yıl saklanabildiğini, ilgili kanunlar yayınlanmasaydı ilgili markanın kullanıldığı ... sitesinin kapatılmayacağını, ... ibareli Markayı kullanan web sitesi ... üzerinden faaliyette olduğu çok rahatlıkla tespit edileceğini, veri merkezinde yerinde inceleme yapılmasıyla tespitin yapılması 2 yıllık sürenin dolması sebebiyle mümkün olmadığını, bilirkişi heyetinin sunmuş oldukları bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri yanlış ve eksik olup hükme esas alınabilmesi mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kullanmama nedeniyle marka iptaline ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının yasada geçen ilgili kişiler kapsamında olması nedeniyle hukuki yararının bulunduğu, kullanmama nedeniyle açılan iptal davalarında, ispat yükünün marka sahibi davalıda olduğu, marka sahibi davalının log kayıtları olmasa da, markasal kullanıma delalet edebilecek sair her türlü delilini muhafaza etmek yükümlülüğü altında bulunduğu, davalının adına tescilli markayı ciddi ve kesintisiz şekilde kullandığını ispat edemediği, piyasa koşullarının markayı kullanmamak için haklı neden oluşturmayacağı, ilk derece mahkemesinin davanı kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/02/2025

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog