4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/9541 E. , 2023/12800 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.03.2020 tarihinde davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan motosikletin yolda bulunan hayvansal atıklar nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesine bağlı gerçekleşen trafik kazasında motosiklet yolcusu olan desteğinin hayatını kaybettiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.001,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini talep artırım dilekçesi ile toplam 235.293,91 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminata müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun desteğinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile hayatını kaybettiğini, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle başvuran tarafından talep edilen 235.293,91 TL destekten yokun kalma tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapılmak sureti ile 188.215,13 TL'sinin kısmen kabulü ile 26.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
1.Davacı vekili itiraz dilekçesinde; müteveffanın zarar doğuran eyleme razı olduğu kanaatine nereden ulaşıldığının belli olmadığını, somut bir delil mevcut olmadığını, müteveffanın olay sırasında alkollü olmadığını, sigorta şirketinin müterafik kusur indirimi uygulanmaksızın zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmektedir.
2.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirkete zorunlu belgelerin ibraz edilmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, uyuşmazlık bakımından Genel Şartların dikkate alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif ranta göre yapılan hesaplamanın gerçek zararı yansıtmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faize göre hesaplama yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminata müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, müvekkili aleyhine AAÜT'ne göre hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerekirken tam vekâlete hükmedildiğini savunarak Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; belge eksikliğinin başvurunun reddi kararı verilmesi neticesini doğurmadığı, Yargıtay'ın güncel içtihatları uyarınca hesabın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasında hata olmadığı, tek taraflı kaza olması nedeni ile kusur izafesinin yerinde olduğu, faiz başlangıcının doğru olduğu, yönetmelikle kanun hükmü değiştirilemeyeceğinden tam vekalet ücretine hükmedilmesinde yanlışlık bulunmadığı, davacının desteğinin motosiklet sürücüsü ile arkadaş olması nedeni ile sürücünün alkollü olduğunu bilebilecek durumda olduğu gerekçeleri ile davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ile davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "21.626,46 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.325,29 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY
Somut olayda davacının desteği motosiklette yolcu olarak bulunmaktadır. Trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında dava konusu kazanın oluşumu “motosiklet sürücüsünün hayvansal atıklar (iç yağ) üzerinden geçtiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi” şeklinde belirtilmekle, yol üzerindeki kirlenmenin olayın oluşumuna ilişkin teknik inceleme sonucu düzenlendiği belirtilen soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda da (hayvansal yağ türevi parçaların kaplama üzerine dökülmesine ve saçılmasına neden olan) plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalının müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine ilişkin itirazının değerlendirilmesi sonucu, ölen desteğin erkek arkadaşı olan sürücünün 0,60 promil alkollü olduğunun anlaşılmasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilince karara itiraz edilmişse de İtiraz Hakem Heyetince, desteğin alkollü sürücünün aracına bilerek bindiği kabul edilerek müterafik kusurlu olduğu kanaati ile davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut otopsi raporunda, yolcu konumunda olan desteğin alkol almadığının anlaşıldığının belirtilmiş olmasına, soruşturma aşamasındaki ifadelerden sürücünün desteğin yanında alkol aldığının belirsiz olmasına göre destek yolcunun sürücünün 0,60 promil alkollü olduğunu bilebilmesi mümkün değildir. Bu hususu bilebilmesi ancak onun yanında alkol alması durumunda söylenebilir ki dosyada buna ilişkin bir delil olmamakla kazanın, sürücünün kaplama üzerine dökülmüş hayvansal atıklar (iç yağ) üzerinden geçtiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu gerçekleştiğinin belirlendiği gözetilerek belirtilen nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığını ve kararın davacı yararına bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun davacının temyiz itirazlarının reddi yönündeki 1. bentteki kararına katılmıyorum.