Esas No
E. 2023/20
Karar No
K. 2023/20
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/20 - 2025/250

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/10/2022

NUMARASI : 2021/287 E. - 2022/260 K.

VEKİLLERİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/10/2022 tarih ve 2021/287 E. - 2022/260 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkilinin 18, 25 ve 35 başta olmak üzere muhtelif sınıflarda, dünya çapında ... ibareli ticari marka tescillerinin sahibi olduğunu, ... markasının, ... kelimelerinin baş harflerinin bir araya gelmesiyle oluştuğunu, ilgili piyasada bir sembol ve adının kısaltması olarak bilindiğini, kişiye özel ayakkabı tasarımları ve rahat tasarımlar ile tanınmış hale geldiğini, müvekkilinin markası ile davalı şirketin "..." ibaresi ve ayakkabı figüründen oluşan 2019/128599 sayılı markasının aynı ve ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğu gibi aynı tür ve benzer malları kapsadığından iltibasa neden olacağını, “...” ibaresi ve sonra gelen “...” ibaresinin, markanın yan unsuru olduğunu, davalının marka olarak seçmiş olduğu ibarenin tesadüfi bulunmadığını, başvuru sahibinin kötüniyetli hareket etmiş olduğunu ileri sürülerek, YİDK’nın 2021-M-6195 sayılı kararının iptali ile 2019/128599 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Şirket vekili, taraf markalarının bütünsel olarak SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırılmaya sebep olacak benzerlik taşımadığını, müvekkilinin fiilen aktif kullandığı markasının kötüniyete dayanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "Şekil + ... ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gibi davacının Türkiye'de tescilli markası olmadığından taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, davacı tarafın "Şekil + ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanamadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın "Şekil + ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markası ile davalının markasının aynı ve ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, markaların aynı tür ve benzer malları kapsadığını, itiraz konusu markadaki unsurların en ayırt edici ibaresinin ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin de müvekkilinin markası "..." ile ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, “...” ibaresinden sonra gelen ibarenin markanın bir tamamlayıcı unsuru olarak kabul edildiğini, “...” ibaresinden sonra gelen “...” ibaresinin, markanın yan bir unsuru olup, markanın aidiyetini daha çok "..." ibaresinden önceki ibarenin gösterdiğini, aksi halde, her başvuru sahibinin daha önceki marka sahibine ait markanın sonuna "..." ibaresi ekleyerek kendi adına markanın tescilini sağlayacağını, şeklin bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tanınmış markanın başkası tarafından tescilinin istenmesinin kötüniyetli kabul edildiğini, kötüniyetin hiçbir hukuk düzenince korunmayacağını, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu, davalının kullanımlarında "..." ibaresinin ön planda olacak şekilde kullanıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının dava konusu edilen "Şekil + ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında, bütünsel olarak, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ayrıca davacının Türkiye'de tescilli markası olmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde, derhal ve hiç düşünmeden, davacının"..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, her iki markada yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, davacı tarafın "Şekil + ... ..." ibareli marka başvurusu üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanamadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı gibi, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının da dosya kapsamına göre ispatlanamadığı, SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanamadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 07/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.