10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/14309 E. , 2024/13174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 07.06.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şahsın müvekkili şirket davacı çalışanı olmadığını, kendisiyle herhangi bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, sözü geçen vakanın davacının mesai saati dışında gerçekleştiğini, müvekkili firmanın mali ve hukuki mesuliyetini gerektirmeyecek şartlarda cereyan ettiğini, adi bir vakıa niteliğinde olduğunu, davacının müvekkili firmadan maddi ve manevi tazminat talep etmesini gerektirir nitelikte bir mağduriyet ve mesuliyet mevzubahis olmadığını, davacının dava dışı ... isimli şahsın şahıs işletmesinde sigortalı olarak kayıtlı çalışan olduğunu beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... (eski adı ...) vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 297.421,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... İnşaat adlı şirketten müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... İnşaat adlı şirketten müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine, davalı ... İnşaat adlı davalının davalı olmaktan çıkartılmasına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle: 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesine göre yapılan taraf değişikliğinin usule aykırı olduğunu, zira işçinin çalıştığı şirketi bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ortada yanılgıya düşecek herhangi bir durum olamayacağını, işçinin çalıştığı şirketi bilmemesinin imkansız olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, delil için mahkemece verilen 2 haftalık kesin süre dolmasına rağmen delil listesine ve bu listede bulunan tanığın dinlenme yoluna gidilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı tarafından Mahkemeye sunulan ıslah dilekçesinde manevi tazminata ilişkin yasal faiz istenmemesine rağmen Mahkemece manevi tazminata yasal faizi ile beraber ödenmesine karar vermesinin usule aykırı olduğunu, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, davaya konu iş kazasında zarar gören davacının ağır kusuru ile illiyet bağını tam olarak kestiğini, davalı müvekkilinin tamamen bu olayda kusursuz olduğunu, Mahkemece davacının ücreti ispatlayamamış olmasına rağmen davacı ücretinin 3.000,00 TL olduğunun kabulü ile hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ilke ve tekniklerine aykırı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın Halk Sigorta Anonim Şirketince zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi olduğunun, davacıya sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığının Mahkemece araştırılmadığını, Mahkemece SGK tarafından belirlenen maluliyet oranına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, gerekçeli karar içeriğinde ve hüküm kısmında savunma ve taleplerine yer verilmediğini, bu durumun hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece husumet itirazlarının ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin incelenmediğini, Mahkeme dosyasındaki SGK kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkili şirketle davacı arasında bir bağ bulunmadığını, davaya konu iş kazasını geçiren ...'nin diğer davalı işveren ... işçisi olduğunu, yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği işin herhangi bir bölümünde işçi çalıştırmayan, işi bir bütün olarak alanında uzman firmalara devreden müvekkili ... İnşaat'ın işten elini tamamen çektiğini, müvekkili şirket ile diğer davalı işveren şirket arasında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket ihale makamı olduğunu, davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını, Mahkemece kusur raporunun tebliğinin, usule ve AİHS'ye aykırı olduğunu, davaya konu iş kazasını geçiren ...'nin söz konusu kazanın meydana gelmesine; işveren talimatlarına uymaması, görev tanımı dışındaki bir alana müdahil olması, dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı kendi davranışı ile sebep olduğunu ve illiyet bağını tam olarak kestiğini, bu nedenle de ağır kusurlu olduğunu ve ağır kusur nedeniyle işverenin sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemece davacının ücreti ispatlayamamış olmasına rağmen davacı ücretinin 3.000,00 TL olduğunun kabulü ile hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, dosya içerisindeki SGK Hizmet Dökümü PEK kayıtlarından davacı ücretinin asgari ücret üzerinden bildirildiğinin görüldüğünü, yine dosya içerisindeki imzasız ücret bordrolarında davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, Mahkemece davacının ispatlayamadığı 3.000,00 TL ücret aldığı iddiasına göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığını, davacının tazminat alacağı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla 3.000,00 TL ücret aldığının kabulü üzerinden verilen kararın hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay ilke ve tekniklerine aykırı olduğunu, davacı tarafça kesin süreden sonra verilen delil listesine davalı taraflarca muvafakat edilmemesine rağmen Mahkemece bu hususa da dikkat edilmediğini, kazaya karışan ... plakalı aracın Halk Sigorta Anonim Şirketince zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi olup olmadığı, davacıya sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının Mahkemece araştırılmadığını, Mahkemece SGK tarafından belirlenen maluliyet oranına itibar edilmesinin de hatalı olduğunu, gerekçeli karar içeriğinde ve hüküm kısmında savunma ve taleplerine yer verilmediğini, bu durumun hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu beyanla eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 07.06.2016 tarihinde davalı ... İnşaat Şirketinin aldığı ihale kapsamında bir kısım işleri devrettiği davalı ...(eski adı ...) işçisi olarak Karaçay Barajı Dere Islah Projesinde harita teknikeri olarak çalışırken, beton mikserinden fırlayan hidrolik yağı tıpasının ayak kaval kemiğine çarpması neticesi kaza geçirdiği, SGK biriminin 09.07.2018 tarih 2018/1 karar sayılı kararıyla da kaza iş kazası kabul edildiği, davacının dere ıslahı projesi kapsamında harita teknikeri olarak davalılar nezdinde çalıştığı, işin asıl işin bir bölümünü teşkil eden ve teknolojik olarak uzmanlık gerektiren yardımcı işler kapsamında bulunduğu, bu haliyle davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu sebeple 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun emredici hükmü mucibince iş kazasının meydana gelmesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabul edilmesinin yerinde olduğu, her ne kadar dava ... şirketine karşı açılmış ise de; gerçek işverenin Kurum kayıtlarına göre ...(eski adı ...) olduğu, bir önceki hizmet alım sözleşmesinde ... Şirketinin alt işveren olduğu ve banka ödemelerinde "gelen eft özdemir şemsi-güçdem" açıklamasının yer aldığı gözetildiğinde Mahkemece HMK'nın 124 üncü maddesine göre hasımda yanılma kabul edilerek ...(eski adı ...)'in davalı olarak kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, iş kazasının 07.06.2016 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın 09.12.2016 tarihinde açıldığı, 30.09.2021 tarihinde ıslah edildiği anlaşıldığından davalıların zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, Mahkemece aldırılan 15.02.2021 tarihli raporda davalıların %100 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, bu kusur durumuna göre Mahkemece aktüerya hesabı yaptırılarak hüküm kurulduğu, kusur dağılımının tanık beyanları ile dosya kapsamına göre olayın oluş şekline uygun olduğu, raporun kaza tarihi itibarı ile uygulanması gerekli kanun hükümleri irdelenerek düzenlendiği, heyette bulunan bilirkişilerin, iş kazasının meydana geldiği alandan ve işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanlarından seçildikleri, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği, davalılarca süresi içerisinde kusur raporuna itiraz edilmeyerek kesinleştiğinin görüldüğü, SGK Kocatepe Sağlık Biriminin 28.03.2019 tarihli Meslekte Kazanma gücü kaybı oranı (sürekli iş göremezlik derecesi) tespitine ilişkin sağlık kurulu kararında; davacının, dava konusu kaza nedeniyle E cetveline göre % 9,3 MKGKO (sürekli iş göremezlik derecesi) olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kontrol muayenesi gerektirmediğinin bildirildiği davalılarca süresi içerisinde maluliyet raporuna itiraz edilmeyerek kesinleştiğinin görüldüğü, Mahkemece davacının ücretinin vasıf ve kıdemi ile TÜİK emsal sorgulama raporu ve banka kayıtlarına göre net:3.000,00 TL olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece davacı vekiline 18.09.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında tanıklarını bildirmesi için 2 haftalık süre verildiği ve davacı tarafça süresinden sonra 06.10.2018 tarihinde tanık ismi bildirilmiş olmasına rağmen Mahkemece tanık adına mahal Mahkemesine talimat yazılmış ise de mahal Mahkemesince tanık adını çıkarılan ihzara ekli 27.01.2018 tarihli tutanağın incelenmesinde; tanığın 2 ay önce Adana iline gittiği, Temmuz/2019 tarihinde ikametine dönebileceğinin bildirildiği anlaşıldığından bila ikmal iade edildiği tanığın dinlemediği, sonuç olarak süresi içerisinde tanık listesi verilmediğinden davacı tanıkları dinlenmeden karar verilmesinin istinaf edenin sıfatına göre yerinde olduğu, Mahkeme tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu, manevi tazminat alacağının dava dilekçesinde 50.000,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, ıslah edilmediği bu nedenle ıslah ile faiz talep edilmediğine dair davalı istinafının yerinde olmadığının anlaşıldığı, davalı tarafça kazaya karışan ... plakalı aracın Halk Sigorta Anonim Şirketince zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesi olup olmadığı, davacıya sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının Mahkemece araştırılmadığı savunulmuş olup, Dairece yazılan müzekkereye "...Şirketimiz kayıtları incelenmiş olup ilgi yazıda ... nolu plaka ve ... için herhangi bir başvuru talebi veya açılmış herhangi bir dosyası yoktur..." şeklinde cevap verildiğinin görüldüğü gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.