Esas No
E. 2022/1990
Karar No
K. 2024/1788
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1990

KARAR NO: 2024/1788

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 10/05/2022

NUMARASI: 2020/472 (E) - 2022/358 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat

KARAR TARİHİ: 12/12/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile seyir halinde iken ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüse çarpması sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkillerinin kızı ...'ın motosikletten fırlaması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 84/C maddesini ihlal ederek kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, ... plakalı dolmuş sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 200 TL, davacı ... (eski soyadı:...) için 100 TL maddi tazminatın davalının temerrüde düştüğü tarih olan 02/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte, diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; 10/03/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için talep edilen 100 TL'nin 253.734,97 TL artırılarak 253.834,97 TL, davacı ... için talep edilen 100 TL'nin 156.065,03 TL artırılarak 156.165,03 TL olmak üzere toplam 410.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın mevcut belirlenen destekten yoksun kalma kalemlerinden %20 müterafik kusur ve %20 hatır taşımasının ayrı ayrı yapılarak ... yönüyle 243.527,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (poliçe limitleriyle sınırla olmak kaydıyla), ... yönüyle 149.823,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (poliçe limitleriyle sınırla olmak kaydıyla) karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, kusur oranları, bakiye ömür tablosu, gelire ilişkin verilerin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müteveffanın araçta hatır için taşındığının ve kask hususunun davalı yanca ispatlanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesi başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tescilsiz araçtan dolayı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların destek ihtiyaçlarının ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacı anne için yetiştirme giderinin düşülmeyip hesap raporu hazırlanırken TRH 2010 yaşam tablosunda belirlenen 1,8 teknik faiz indirimi yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhbar olunanlar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ...'ın mirasını reddettiklerini, bu nedenle dosyadan vareste edilmesini ve müvekkilleri yönünden karar verilmemesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava; ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davalı vekilince eksik belge nedeniyle işlem yapılamadığı belirtilmektedir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup, eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Soruşturma dosyasında yer alan 19/06/2020 tarihli polis memuru tarafından tutulan tutanakta motorsikletin markası, modeli ve motor hacminin 150 cc olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla da motorlu taşıt yapısı gereği olay tarihinde tescili ve ZMMS (Trafik) sigortası yaptırılması zorunlu araçlardan olduğunun kabulü gerekmektedir. Davanın, motorsiklet sürücüsü ...'ın misraşçıları ... ve ...'a ihbar edildiği, ancak ihbar olunan tarafından feri müdahale talebinde bulunulmadığı, bu nedenle ihbar olunan ...'ın misraşçıları ... ve ...'ın ihbar olunan sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmayıp aleyhine hüküm de oluşturulmadığı, dolayısıyla karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla istinaf hakkı bulunmayan ihbar olunanın istinaf dilekçesinin HMK'nin 352. maddesi hükmü gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” bölümünde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5, 13, 17, 35 ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Yargıtay 17. (Kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 14/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabı TRH 2010 yaşam tablosuna ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı anne ev kadını olduğundan yetiştirme gideri indirimi yapılmamış, davacı baba için %5 oranıda bakım yetiştirme gideri indirilerek tazminat belirlenmiştir. Desteğin annesi ev hanımı olup çalışmadığından yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince davacı anne yönünden yetiştirme gideri indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 17/01/2022 tarihli hesap raporunun dosya içeriğine uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y.

2015.S.

582.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsü ile arkadaş olduğu, sürücünün alkollü olduğunu bilerek motorsiklete bindiği ve bu esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığına göre davacıların desteğinin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeni ile %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir.Davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu motorsikletin sürücüsü ile arkadaş olduğuna ilişkin dosyada bilgi bulunmaktadır. Ancak taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı soruşturma ve ceza dosyasındaki evraklardan da anlaşılamadığından davacılar vekilinin hatır indirimi uygulanmaması gerektiğine ilişkin istinaf talebi yerindedir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-İhbar olunanlar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nin 352/1-ç maddesi uyarınca reddine,B-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, C-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle davalı ...nın olay tarihindeki teminat limiti olan 410.000 TL kapsamında kalması nedeniyle, a)Davacı ... için 253.834,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Davacı ... için 156.165,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının 29/08/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 28.007,1‬0 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL ve 1.399,67 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 26.553,03‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL ve 1.399,67 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.454,07‬ TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacılar tarafından sarf edilen 259 TL posta ve tebligat gideri ile 1.000 TL bilirkişi ücreti, 700 TL ATK fatura ücreti, 7,80 TL vekâlet harcı olmak üzere toplam 1.966,8‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 40.355,81 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 6-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davacı ...'a verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Ç-İstinaf İncelemesi Bakımından:1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 26.869,85 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 6.717,50 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 20.152,35‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından sarf edilen 63,50 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran ihbar olunanlar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf başvuru ve istinaf karar harcının yatıran tarafa geri verilmesine, 5-Davalı ile ihbar olunanlar ... ve ...'ın istinaf kanun yolu başvuruları nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.