Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/328
Karar No
K. 2024/660
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ...4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/328 Esas
KARAR NO: 2024/660
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... ...
DAVALI: HASIMSIZ
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 15/05/2024
KARAR TARİHİ: 27/09/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 27/09/2024

Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan Zayi Belgesi verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Talep eden Şirket vekili Av. ... .... sunduğu talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin talep dilekçesinde belirttiği markasını kullanarak göz sağlığı hizmeti veren bir sağlık kuruluşu olduğunu,30.04.2024 gecesinde devam eden yoğun yağmur ve bundan kaynaklı oluşan sel baskınları ile nedeni ile müvekkili Şirketin dilekçesinde bildirdiği -2 . kat ve -3. katta bulunan arşivlerini su bastığını beyanla talep dilekçesinde belirttiği belge ve kayıtlar hakkında TTK 82.m. gereğince zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Zayi belgesi verilmesi işi HMK 382/1-e maddesi gereğince çekişmesiz yargı işi olmakla HMK 320/1 m.gereğince dosyamızda sehven tayin edilen duruşma günü usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak beklenmeksizin dosya üzerinden talebin değerlendirilmesi gerekmiştir.

Bilindiği üzere; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.

Davacı vekili tarafından dosyamızda zayi istemine dayanak su baskının dosyaya sunulan itfaiye olay raporu ile kolluk görgü tespit tutanağına göre 01/05/2024 tarihinde gerçekleştiği, zayi belgesi verilmesi talepli dilekçenin ise; Mahkememize 15/05/2024 tarihinde ve yasal süresinde sunulduğu görülmüştür.

Dosyamıza sunulan 01/05/2024 tarihli kolluk görgü tespit tutanağının incelenmesinde; bahse konu su baskını (sel) olayı nedeni ile talepte bulunan Şirketin işyerinin arşivinde zayi olduğu belirtilen ve talep dilekçesinde yazılı olan kayıt ve belgelerin aynı şekilde listelenerek belirtildiği görülmüştür. Sözkonusu tespitler ile tutanakta belirtilen belge ve kayıtların zayi olgusu yönünden talep eden vekilinin ibraz ettiği itfaiye olay yeri raporu içeriğindeki belgeler ile de uyumlu nitelikte olduğu saptanmıştır. Bu nedenle her iki resmi tutanakta da isteme konu belge ve kayıtların isteme dayanak su baskını nedeni ile zayi olduğu dosya kapsamında belirlenmiş olup zayi belgesi verilmesi koşullarının irdelenmesi zorunludur. Bu bağlamda, hemen belirtmek gerekir ki; isteme konu belgelerin TTK'nın 82/7. Maddesinde tadadi olarak sayılan zayi belgesi verilebilecek belgelerden olması gerekmektedir.

Bilindiği üzere; zayi belgesi verilmesi talep edilen faturalardan ancak zayi tarihi itibariyle dolu olan faturalar ve irsaliyeleri yönünden koşulların oluşması durumunda zayi belgesi verilmesi hukuken mümkündür. Aynı tarih itibariyle henüz düzenlenmemiş eş deyişle boş olan faturalar yönünden ise; tacirin zayi belgesi talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. (... ... ... . sayılı ilamı) Konu ile ilgili olarak tacirler tarafından tanzim edilen faturalardan sadece zayi tarihi itibariyle unsurları itibariyle dolu olan faturaların (ve bu faturalara ait irsaliyelerin) TTK 82/7 maddesinde ifade edilen ve tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgeler arasında yer aldığı tartışmasızdır.

Bu bilgiler ışığında dosyamız incelendiğinde; zayi belgesi verilmesi talep edilen faturalar ve sözkonusu faturalar ile ilişkili irsaliyeler ile muhasebe kayıtları ile ilgili olarak sadece 2008-2020 yılları arasındaki döneme ait olduğu belirtildiği anlaşılmaktadır. Talep eden Şirket vekili tarafından bu fatura ve irsaliyelerin basım yılı ve seri numarası gibi ayırıcı ve belirleyici nitelikteki başkaca bir unsuruna dava dilekçesinde yer verilmediği gibi bu konuda dosyamıza açıklayıcı nitelikte bir beyan dilekçesi de sunulmamıştır. Öte yandan, isteme konu faturaların zayi olgusunun gerçekleştiği tarih itibariyle unsurları itibariyle dolu mu yoksa boş fatura niteliğinde mi olduğu konusunda da dosyamızda açıklayıcı nitelikte herhangi bir bilgi ve belge de bulunmamaktadır. İsteme konu muhasebe kayıtları yönünden de talep, soyut ve genel nitelikte belirtilmiş olup aynı şekilde talebin somutlaştırılmadığı tartışmasızdır. Bu itibarla, Mahkememiz’ce faturalar ile talep eden Şirketin kayıtlı olduğu vergi dairesine Mahkememiz’ce müzekkere yazılarak faturalara ilişkin zayi öncesinde vergi dairesine yapılan bildirimin mevcut olup olmadığı ve faturaların akıbeti Mahkememiz’ce araştırılamamıştır. Bu itibarla, isteme konu 2008-2020 yıllarına ait fatura ve irsaliyeler ile muhasebe kayıtları yönünden zayi belgesi verilmesi isteminin reddi gerekmiştir.

Yine, isteme konu olan 2008-2020 yılları arasındaki İlaç kayıtları ile 2008-2020 yılları arasındaki Tıbbi malzeme alım ve sarf kayıtları ve Personel dosyaları, personel özlük evrakları, izin kayıtları, fazla mesai kayıtları, personel ödeme belgeleri ile hasta ödeme belgelerinin ise; nitelikleri itibariyle zayi belgesi verilmesi talebine konu olabilecek ve TTK 82/1.m. gereğince tacirin saklamakla yükümlü olduğu (ticari) defter ve belgeler arasında yer almadığı gibi ilgili resmi kurumlardan (SGK, vergi dairesi v.s.) veya tacirin ticari ilişki içerisinde olduğu 3.kişilerden temin edilebileceği tartışmasızdır. Bu nedenle, sözkonusu belge ve kayıtlar yönünden de zayi belgesi verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir.

Zayi belgesi istemine konu diğer belge ve kayıtlar yönünden ise; talepte bulunan şirketin işlettiği sağlık kuruluşunun yürüttüğü faaliyetin niteliği itibariyle tabi olduğu mevzuat çerçevesinde değerlendirme yapılması zorunludur. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; teşhis, tedavi veya acil sağlık hizmeti ihtiyacı sebebiyle, sağlık kuruluşuna yapılan her başvuruda hasta kaydı tutulması ve saklanması, hizmeti sunan ister kamu ister üniversite ister özel sağlık kurumu niteliğinde yasal açıdan zorunlu bir yükümlülüktür. Nitekim konu ile ilgili olarak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3/f hükmünde; “Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur...” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 49. maddesinde yer alan “Tıbbî Arşiv ve Bakanlığa Yapılacak Bildirimler” başlıklı düzenleme gereğince ise; özel hastanelerde, muayene, teşhis ve tedavi amacıyla başvuran hasta, yaralı, acil ve adli vakalar ile ilgili olarak yapılan tıbbî ve idari işlemlere ilişkin kayıtların, denetim ve adli mercilerce her istenildiğinde hazır bulundurulması amacıyla tıbbî arşiv merkezi kurulması zorunludur. Özel hastanede tutulan hasta dosyaları, en az yirmi yıl süre ile saklanır. Faaliyeti sona eren özel hastanelerin arşiv belgeleri, bir tutanağa bağlanarak müdürlüğe teslim edilir.” Konu ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan arşiv yönetmeliği ve ekindeki Yataklı ve Yataksız Tedavi Kurumlarında Yapılan Tespit Ve Değerlendirme Raporunda da tıbbi kayıt türlerine göre farklı arşiv süreleri belirtmiş olup hasta yatış, kayıt, takip ve taburculuk defterleri için 20 yıl, anestezi formları, yoğun bakım defteri, acil defteri, laboratuvar ve biyokimya tetkik defteri ile bebek tedavi defterleri için 10 yıl arşiv süresi öngörülmüş iken Ex bebek teslim defteri için 30 yıl, çocuk kayıt kartı için 15 yıl, enjeksiyon defteri için 2 yıl, psikolojik görüşme kartı için 5 yıl gibi farklı saklama sürelerinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Yine, “Yataklı Tedavi Kurumları Tıbbî Kayıt Ve Arşiv Hizmetleri Yönergesinde” de Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm yataklı tedavi kurumlarındaki tıbbî kayıtların arşivi, tasnif ve muhafaza sistemine ilişkin esasların belirlendiği, yönergenin “Adli vak’alara ilişkin kayıtların muhafazası” başlıklı 15.maddesinde; "Adli vak’alara ilişkin tüm tahlil, tetkik sonuçları ile her türlü kayıt, dokümanlar ve hasta dosyalarının en az yirmi yıl süreyle yataklı tedavi kurumunun arşivinde muhafazası zorunludur.” hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamında yapılan yargılama ve değinilen yasal düzenleme ile ikincil mevzuat düzenlemeleri birlikte dikkate alındığında; zayi belgesi talep eden tacire yüklenebilecek şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı kusurlu bir fiili mevcut olmaksızın su baskını neticesinde zayi olduğu sabit olan 2008-2020 yılları arasındaki Ameliyat defterleri, 2008-2020 yılları arasındaki Hasta kayıtları, 2008-2020 yılları arasındaki Hasta muayene kayıtları, 2008-2020 yılları arasındaki Hasta tahlil sonuçları, 2008-2020 yılları arasındaki Hasta onam/rıza formları, beyan ve taahhütleri, 2008-2020 yılları arasındaki Protokol defterleri yönünden talep eden yasal saklama zorunluluğu gözetilerek zayi belgesi verilmesi isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Talebin KISMEN KABULÜ İLE; 2008-2020 yılları arasındaki Ameliyat defterleri, 2008-2020 yılları arasındaki Hasta kayıtları,2008-2020 yılları arasındaki Hasta muayene kayıtları,2008-2020 yılları arasındaki Hasta tahlil sonuçları,2008-2020 yılları arasındaki Hasta onam/rıza formları, beyan ve taahhütleri, 2008-2020 yılları arasındaki Protokol defterleri yönünden talep eden tacire TTK 82/7.m. gereğince ZAYİ BELGESİ VERİLMESİNE,

2.Talep eden vekilinin diğer belge ve kayıtlara yönelik isteminin reddine,

3.Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 427,60-TL olup peşin yatırılmakla başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

4.Talep eden tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,

5.HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İAESİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/09/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog