Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/841
Karar No
K. 2024/841
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/841 Esas - 2025/80

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ

T.C.

ANKARA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/841 Esas
KARAR NO: 2025/80

...

DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 10/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE İSTEK :

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; davaya konu...müdürlüğünde kurulduğunu, şirketin ... payının davalı .... olup müşterek imza ile yetkili olduklarını, şirketin dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklanan problemleri dolayısıyla müvekkili davacının 28 Şubat 2020 yılında şirket müdürü olduğunu ancak 05 Mayıs 2022 yılında ortaklıktan ve müdürlükten ayrıldığını, davalıların müvekkilinin şirket ortağı olduğu dönemde dava dilekçesinde açıkladıkları haksız işlemler ve eylemler sonucunda şirketi ve müvekkilini haksız yere zarara uğrattıklarını, şirket mizan ve finansal kayıtlarında usulsüz işlemler yoluyla şirketi haksız yere borçlandırdıklarını, bu suretle de davalıların şirket paralarını zimmetlerine geçirdiklerini, .... tarafından hazırlanan ve ... sunulan vergi denetmen raporunda davalıların bir çok usulsüzlük işlemlerinin tespit edildiğini, müvekkilinin şirketten ayrılmasından sonra, 2023 takvim yılı içerisinde, Şirketin vergi borçlarının ödenmediğini, bu sebeple şirket vergi borçlarından dolayı hesabına vergi dairesinden blokeler konulduğunu, hesabından yüklü rakamlarda paraların vergi dairesi tarafından çekildiğini öğrendiğini, davalıların tedarikçilerle kurduğu bağlantılar neticesinde aslında şirkete alınan malların bir çoğunun alınmış gibi gösterildiğini ya da ihtiyaçtan çok daha fazlasının alınmış gibi gösterilerek şirket aleyhine ciddi ödemeler çıkarıldığını tespit ettiğini, yine davalıların Şirket ortaklara henüz kâr payı dahi dağıtmamışken eski şirketlerinden kalan piyasa borçlarını kapattığını öğrendiğini beyanla tüm davalıların zimmetlerine geçirmiş oldukları bedellerin şimdilik HMK 107 uyarınca 100-TL'sinin zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak bizzat müvekkili davacıya verilmesine, TTK uyarınca söz konusu talepleri kabul edilmediği takdirde ise;

TTK 555 v.d.m. uyarınca davalıların zimmetlerine geçirmiş oldukları veya şirkete zarar kastıyla hareket ederek direkt ya da dolaylı şekilde şirketten kaçırmış oldukları bedellerin zarar tarihi itibarıyla işleyecek avans faizi ile birlikte şirkete iadesine, mevcut durumda şirkette ortaklığı olmayan müvekkile düşen payın hesaplanarak bu yolla müvekkile verilmesine, yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA :

Davalılardan ... vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ...'ın davacı tarafından dava dilekçesinde de belirttiği üzere diğer davalı ... vekaleten bazı iş ve işlemlere katıldığını, bunun haricinde şirketin yönetiminde herhangi bir söz sahibi olmadığından kendisi aleyhine açılan husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi geçirilerek açıldığını, davacının kötüniyetli olup davada zimmet iddiasının kanıtlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Diğer davalı vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde 20/04/2022 tarihinde paylarını devrederek şirket ortaklığından ayrılan davacının huzurdaki davayı açma yetkisi, aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararının bulunmadığını, ticari defterlerden ve vergi denetim raporlarından hareketle hesaplanabilecek bir alacak için belirsiz alacak davası açılamayacağından davacının talebinin usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkil ile kardeşi arasındaki para alış veriş trafiği olabileceğini de öngörerek bu iddiasına dayanak oluşturmaya çalıştığını, şirketin içini boşaltan tarafın şirkete ait makine ve ekipmanları çok düşük fiyatlarda kendi şirketine devreden davacı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

- Ticaret sicil kaydı - İlgili Bankaların müzekkere yanıtları

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, TTK 553.m. gereğince şirket yöneticisi ortaklar aleyhine sorumluluk iddiasına dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.

Bilindiği üzere; Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait ise de, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır.

Konu ile ilgili olarak 6102 sayılı TTK'nun 553/1 maddesine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 555/1 maddesi uyarınca da ; Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.

Dosyamıza kazandırılan dava konusu ...şirketin tek yetkili temsilcisi olduğu, davacının şirkette ortak sıfatının bulunmadığı, dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere davacının Şirketin eksi ortağı olup işbu davadan önceki tarih olan 05 Mayıs 2022 yılında ortaklıktan ve şirket müdürlüğünden ayrıldığı anlaşılmıştır. Esasen bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında bir çekişme de mevcut değildir. Somut uyuşmazlıkta öncelikle tartışılması gereken husus, dava tarihi itibariyle ortak sıfatı mevcut bulunmayan davacının işbu davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin mevcut olup olmadığı hususudur.

Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; şirketin yöneticilerine karşı sorumluluk davası açma hakkı bulunan ortağın ortaklık sıfatının davada hüküm kesinleşinceye kadar korunması zorunludur. Davacının gerek sorumluluk davasından önce gerekse de dava açtıktan sonra şirketteki payını devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrılması durumunda açtığı davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı tartışmasız olup yerleşik yargısal içtihatlar gereğince davanın bu nedenle reddi gerekmektedir. (Aynı yönde ... sayılı ilamı)

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının işbu davayı açtığı tarih itibariyle sorumluluk iddiasına konu şirkette hissedar sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi delaleti ile aktif husumet ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi delaleti ile aktif husumet ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2.Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ...yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2025 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.