12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2023/85 E. , 2025/699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Dairemizce verilen bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.06.2022 tarihli kararıyla bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL manevi tazminatın infaz başlama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine,davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; ceza evinde geçirilen süre ve müvekkilinin genç yaşta ağır zarar görmesi karşısında çok düşük manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin daha uzun süre tutuklu kaldığını, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararı verilmesi gerektiğini, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmaması gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk derece Mahkemesince; davacının tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/245 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının taammüden öldürmek suçundan 06.01.2001 tarihinde tutuklama kararı verildiği, 31.08.2001 tarihinde tahliye kararı verildiği ancak bu suçtan 18.06.2001 – 28.06.2001 tarihleri arasında 10 gün tutukluluğun infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda 22.01.2016 tarihinde beraatine karar verildiği ancak hükmün kesinleşmediğinden davanın reddine ilişkin kararın Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.06.2022 tarihli kararıyla; "...İncelenen dosya kapsamına göre, dava açıldığında ve hüküm kurulduğunda henüz dava açma süresi başlamamış ise de, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, tazminat davasına konu dayanak kararın, hükümden sonra Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/5251 Esas, 2021/10154 Karar numaralı ilamı ile 15.04.2021 tarihinde kesinleştiği görülmekle, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi , bu kapsamda; davaya dayanak olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/245 Esas – 2016/37 Karar sayılı beraat hükmüne dair kesinleşme şerhinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örneği dosya içine alınarak, kesinleşme şerhinde belirtilen kesinleşme tarihinin doğru olup olmadığı, beraat hükmünün davacı (sanık) yönünden hangi tarihte kesinleştiği, 27.04.2016 tarihinde açılan tazminat davasının süresinde açılıp açılmadığının tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine ilk derece Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine tazminata esas dosyasının 15.04.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 400,00 TL manevi tazminatın infaz başlama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 16.860,00 TL olduğu;taammüden öldürmek suçundan 18.06.2001 – 28.06.2001 tarihleri arasında 10 gün tutukluluğun infaz gören davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 400,00 TL olması nedeniyle davalı açısından hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak,6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.