1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2024/1
- Karar No
- 2024/1135
- Karar Tarihi
- 25.11.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket 3/4 oranında davalı şirket ise 1/4 oranında olmak üzere İstanbul ili, ... Mevkii 'nde kain tapuda .... ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğu, davacı müvekkili keşideci şirket ortağı ...., davalı şirket ile birlikte malik oldukları taşınmazla ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kan. Doğrultusunda TC Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan Yapı Kayıt Belgesi temin ettiğini ve imar barışı tahsilatı olarak .... Bankası .... Şubesinden Hazine ve Maliye Bakanlığı adına 28/06/2019 tarihinde 1.151.750,00-TL ödeme yaptığını, ancak müteaddit kereler yapılan şifahi ikazlara rağmen davalı şirketin bahsi geçen taşınmazdaki 1/4 hissesine tekabül eden 287.973,50-TL borcunu 3/4 hisse sahibi taşınmaz ortağı olan davacı müvekkili şirkete ödememesi sebebiyle bu kere davalı şirkete Üsküdar ... Noterliğinden 08/01/2020 tarihinde ... yevmiye nolu keşide edilen ihtarname ve ekinde gönderilen Yapı Kayıt Belgesi ile banka dekontu fotokopisinin davalı şirketin çalışanı .... imzasına 12/01/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen alacağın ödenmemesi sebebiyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, bu nedenle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile toplam 288.262,45-TL alacağın ihtarnamenin tebliğ edildiği 12/01/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 oranında yasal faizi ile birlikte tahsiline, %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... adlı şahsın dava konusu yapı ile ilgili hiçbir hakkı mevcut olmadığını, dolayısıyla davacının rücu hakkı olmadığı gibi dava hakkında söz konusu olmadığını, davacı şirketçe de bugüne kadar bu bedel namına hiçbir ödemenin yapılmadığını, bu durumun davalı defterleri ile sabit olduğunu, davacı tarafa noter ihtarnamesi çekilerek bahsi geçen bina ile ilgili İmar Affından yararlanmak gibi bir düşünce olmadığını, böyle bir imar affının ne şimdi ne de ileri ki bir tarihte herhangi bir ödemeyi kabul etmediğini, bu bedelin neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, başvurunun kanuni zorunluluk içermeyen ihtiyari bir başvuru olduğu, başvurusu konusu ile hukuki ve fenni konuda herhangi bir kazanılmış hakkın doğmayacağı, bununla birlikte taşınmazın bulunduğu alanda imar planında değişiklik yapılmasının söz konusu olup ana gayrimenkulun yeniden inşasının düşünüldüğünde yapılan başvurunun bir öneminin kalmayacağının , bu nedenle belirtilen sebepler nedeniyle söz konusu bedel gibi fahiş bir bedelin ödenmesinin firma açısından ek bir külfet olacağından kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu hususların davacı tarafa ihtarname gönderilerek bildirildiği, taraflarına gönderilen makbuzlarla ödemeye yapan kişi ve davacı firmanında farklılıklar arz ettiğinin bildirildiği, bu nedenle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı aleyhine 288.262,45-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizin .... Esas, ... karar, 26/04/2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne, Davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline karar verildiği, davalı vekilinin istinafı üzerine dosyanın İstanbul BAM .... Hukuk Dairesine gönderildiği, İstanbul BAM .... Hukuk Dairesinin ... Esas, ... karar ilamı ile "Dosyaya celbedilen yapı kayıt beldesi incelendiğinde, başvurunun taşınmaz üzerindeki binanın tamamı için yapıldığı ve yapı kayıt belgesi bedelinin de yapının tamamı esas alınarak belirlendiği anlaşılmıştır. Davalının cevap dilekçesinde, başvurunun yalnızca davacı beyanına göre yapılmış olduğunu, yapıdaki kaçak/imara aykırı kısımların ne şekilde tespit edildiğinin dahi belli olmadığını savunduğu, delil listesinde, taşınmazın tapu kayıtlarının, yapıya ilişkin imar işlem dosyasının celbini talep ettiği, 26/04/2021 tarihli celsede yapının imara aykırı olan kısımlarının ve buna denk gelen bedelin tespiti için keşif yapılmasını talep ettiği, şüphesiz mahkemenin HMK'nun 266 ve 288 maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözülmesi teknik bilgi gerektiriyorsa re'sen bilirkişi görüşüne başvurabileceği ve keşif yoluna gidebileceği, buna rağmen mahkemece taşınmazın tapu kaydının ve imar işlem dosyasının celbedilmediği, uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğu belirtilerek mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece, taşınmazın tüm tedavülleri ile birlikte tapu kaydı, ile taşınmaza ve üzerindeki yapıya ilişkin tüm imar işlem belgelerinin celbi akabinde, mahallinde re'sen seçilecek fen ve inşaat mühendisi bilirkişiler eliyle keşif yapılarak, taşınmaz üzerinde bulunan yapının yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunan ve bulunmayan kısımlarının neler olduğunun, Tebliğin 6 maddesi uyarınca, yapı kayıt belgesi, imar ve mülkiyet durumu bakımından bir avantaj sağlamayıp, yalnızca abonelik işlemlerinin yapılması ve idari para cezalarının iptali gibi sonuçları bulunduğu, yoksa bu belge ile imara aykırı yapı kısmının imara uygun hale gelmediği de nazara alınarak, imara aykırılığın kim tarafından gerçekleştirildiği ve imara aykırı kısımların kimin kullanımında bulunduğu, yapının imara aykırı kısımları için Tebliğ'e göre ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinin ne olduğu tespit edilerek, elde edilecek verilere göre, davalının bu bedelden sorumlu olup olmayacağı, olacak ise ne oranda olacağı hususunda bir sonuca gidilmesi gerekirken, deliller tam anlamıyla toplanmadan ve eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde bulunmuştur. " gerekçesi ile kaldırıldığı, mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılarak dosyanın yargılamasına devam olunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tapu kaydı, imar işlem dosyası, yapı kayıt belgesine ait işlem dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmaz üzerinde bulunan yapının yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunan ve bulunmayan kısımlarının neler olduğu, Tebliğin 6 maddesi uyarınca, yapı kayıt belgesi, imar ve mülkiyet durumu bakımından bir avantaj sağlamayıp, yalnızca abonelik işlemlerinin yapılması ve idari para cezalarının iptali gibi sonuçları bulunduğu, yoksa bu belge ile imara aykırı yapı kısmının imara uygun hale gelmediği de nazara alınarak, imara aykırılığın kim tarafından gerçekleştirildiği ve imara aykırı kısımların kimin kullanımında bulunduğu, yapının imara aykırı kısımları için Tebliğ'e göre ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinin ve davalının sorumluluk oranının ne olduğunun tespiti hususunda ... Mah., ... Cad. Dış Kapı No: 123 Zeytinburnu/İSTANBUL adresinde Mahkememizce re'sen seçilecek bir FEN BİLİRKİŞİSİ, bir İNŞAAT MÜHENDİSİ BİLİRKİŞİNİN resen seçilerek refakate alınmasına, bilirkişi heyeti ile birlikte bilirkişi incelemesi ve Mahallinde keşif yapılmak ve hükme ve denetime elverişli gerekçeli rapor düzenlenmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişi Harita Kadastro Mühendisi ... ve İnşaat Mühendisi ...'in 30/10/2024 tarihli raporunda özetle; İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Ada, 3 Parselde yer alan davaya konu binada yerinde yapılan keşifte, yapının (ruhsatlı ve ruhsatsız) her katının (tapudaki paylaşıma uygun olarak) 3/4 oranında davacı şirket ve 1/4 oranında davalı şirket kullanımında olduğu, diğer bir ifade ile davalı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 1/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, davacı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 3/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, Mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Mahkeme’ye gönderilen 19.02.2021 tarihli yazı ekinde yer alan Başvuru Detay Görüntüleme belgesinde; “Aykırılığın Niteliği: Ruhsatız Yapı, Aykırılığın Kapsamı: Aykırılık Yapının Tamamını Etkilemektedir.” denilmekte olduğu ve de konu olan belgede; davaya konu binanın Resmi Gazetenin 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğinde belirtilen metrekare birim bedeline uygun bir şekilde “3-7 Katlı Binalar ve Entegre Sanayi Yapıları” yapı sınıfı üzerinden değerlendirilip metrekaresi 1.000 TL bedelden hesaplanarak toplam 1.151.750 TL yapı kayıt belgesi bedeli hesaplanmış olduğu, bu tutarın tamamının yine Resmi Gazetenin
06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğde şart koşulduğu üzere (binanın tamamının 3/4 pay oranına sahip) davacı tarafça ödenmiş olduğu ve de davacı tarafından yapılan bu ödemede (binanın tamamının 1/4 pay oranına sahip) davalı tarafın 1/4 oranında yani :
1.151.750 TL x 1/4 = 287.937,50 TL tutarı kadar sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, icra takibinde talep edilen 288,95 TL Noterlik Makbuzu bedelinin talep edilip edilemeyeceği ile ilgili takdirin mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava; taraflar adına hisseli ile kayıtlı bulunan taşınmaza dair yapı kayıt belgesine dair imar barışı için ödenen bedelin davalı hissesine denk gelen kısmın davalıdan tahsili için girişilen icra takibine itirazı iptali istemlidir. Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup, tarafla delilleri yargılama sırasında toplanmış ve uyuşmazlığı sadece hukuki yorumu gerektirdiği dikkate alınarak bilirkişi incelemesine gerek duyulmadan taraf delilleri değerlendirilip yargılama sonlandırılmıştır. Davalı her ne kadar mahkememizin görevine itiraz etmişse de tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın işletmelerine ait bir taşınmazdan kaynaklandığı davanın nispi ticari dava türünden olduğu dikkate alınarak bu itiraza itibar edilmemiştir.
Davalı ayrıca ön sorun olarak husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkememizce bu konuda havalenin yapıldığı banka kayıtları ile davacı şirket yetkilisini gösterir kayıtlar getirtilmiş, ödemeyi yapan ....'ın davacı şirket yetkilisi olduğu, söz konusu işlemleri davacı şirket adına ve hesabına gerçekleştirdiği, husumetin doğru kişi tarafından tevcih edildiği anlaşılmakla bu itiraza da itibar edilmemiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından çıkartılan, 06/06/2018 tarihli 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 4.maddesi uyarınca, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için yapı kayıt belgesi verilebileceği, belge için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden yapı kayıt sistemindeki yapı kayıt belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabileceği düzenlenmiş olup, davalının paylı mülkiyete tabi taşınmaz üzerindeki yapı için davacının tek başına başvuruda bulunmayacağına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tebliğin 5/1 maddesi ve alt bentlerinde yapı kayıt belgesi belgesinin hangi yöntemle hesaplanacağı düzenlenmiştir. Tebliğin 5/2 fıkrası ise; " Yapı malikleri;
a)Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, birinci fıkranın (c) bendi uyarınca yapının tamamı için hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorundadır. Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamı ödenmeden Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen yapı maliki genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir.
b)Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılıktan dolayı meydana gelen alan da dahil olmak üzere, kendi bağımsız bölümünün alanının, bağımsız bölümü ile aynı kullanıma sahip bölümlerin alanının toplamına oranının birinci fıkranın (c) bendi uyarınca hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedeli ile çarpılması suretiyle hesap edilen bedeli ödemek zorundadır. Yapı kullanma izni bulunan yapılardaki aykırılıklarda, aykırılık hangi bağımsız bölüm/bölümler ile ilgili ise o bölüm/bağımsız bölümlerin yapı maliklerinin, kendi bağımsız bölümleri için ödenmesi gereken bedeli ödemeleri durumunda aykırılığı olan bağımsız bölüm belirtilerek Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Bağımsız bölümünde aykırılık olmasına rağmen kendi bağımsız bölümüne düşen bedeli ödemeyen ve aykırılığı olan bağımsız bölümünü gösteren Yapı Kayıt Belgesi almayanlar aynı binada başka bir bağımsız bölüm için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesinden faydalanmaz." düzenlemesini içermektedir.
Yukarıda anılan düzenleme ile yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni olmayan yapılardaki aykırılıklar için ödenecek bedeli ödeyen yapı malikinin genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep edebileceği, ancak yapı kullanım izni olan yapılardaki aykırılıklarda ödenecek bedelin, yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunmayan yapılardan farklı olduğu öngörülmüştür. Tebliğ, ödeme yapan yapı malikine genel hükümlere göre diğer yapı maliklerine rücu edilebileceğine dair açıklayıcı düzenleme içermektedir. Yoksa diğer maliklere rücu hakkı doğrudan Tebliğden doğmamaktadır.
İlgili maddeye göre yapı kayıt belgesine dair bedeli ödeyen yapı maliki diğer maliklere fazladan ödediği bedel için rücu edebilecektir. Kaldı ki böyle bir düzenleme olmazsa bile somut durum değerlendirildiğinde TBKya göre vekaletsiz iş görme neticesinde yine davacının davalıya başvuru hakkı da mevcuttur.
Somut olayda, davacının davalı adına vekaletsiz iş gördüğü açık ise de; bu iş görmenin gerçek vekaletsiz iş görme mi gerçek olmayan vekaletsiz iş görme mi olduğu hususu, davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağının ve bulunacak ise kapsamının ne olacağının tespiti bakımından zorunludur. 6098 Sayılı TBK'nun 526 maddesi uyarınca, vekaleti olmaksızın başkası hesabına iş yapan, o işi iş sahibinin menfaatine ve varsayılan iradesine uygun yapmakla yükümlüdür.
TBK'nun 527/1 fıkrasına göre, vekaletsiz iş gören her türlü ihmalinden sorumludur. Ancak bu iş, iş sahibinin karşılaştığı zararı veya zarar tehlikesini gidermek amacıyla yapılmışsa, sorumluluğu daha hafif takdir edilir. Hükmün ikinci fıkrasında ise; vekaletsiz iş görenin, iş sahibinin açıkça veya örtülü olarak yasakladığı bir işi, yasaklamanın ahlaka ve hukuka aykırı olmaması kaydıyla, görmesi halinde, beklenmedik halden dahi sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Buna göre gerçek vekaletsiz iş görme, bir kimsenin, başkası hesabına ve onun yasaklamadığı bir işi yine onun menfaati ile varsayılan iradesine uygun olarak görmesi halinde ortaya çıkar (bkz. Yavuz, Nihat; Borçlar Hukuk El Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2018 s.1417 vd; Tandoğan, Haluk; Mukayeseli Hukuk, Hususiyle Türk-İsviçre Hukuku Bakımından Vekâletsiz İş Görme, Fakülteler Matbaası İstanbul, 1957, s. 40 vd. ). Somut olayda ise; davalının davacıya gönderdiği 14/06/2019 tarihli ihtarname ile, paylı malik olunan taşınmaz üzerindeki binada davacı tarafından gerçekleştirilen imara aykırılıklar ile ilgili imar barışından faydalanmak gibi bir düşüncelerinin olmadığı, davacı tarafından yapılacak başvuru ve bu başvuru sonucu ödenecek bedele de katılmayacakları bildirilmiş olup, yapı kayıt belgesi başvurusu ve başvuru bedeli ödenmesi sonucu belgenin temini işinin yalnızca davalı menfaatine yapılmadığı, davacının bu işi aynı zamanda kendi menfaatine de gerçekleştirdiği, bu nedenle ortada gerçek olmayan vekaletsiz iş görme bulunduğu tespit edilmiştir.
TBK'nun 530/1 fıkrası uyarınca gerçek olmayan vekaletsiz iş görme halinde, işsahibi kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu kurtarmakla yükümlüdür(bkz. Yavuz, Nihat; a.g.e, s.1425 vd. )
Dosyaya celbedilen yapı kayıt beldesi incelendiğinde, başvurunun taşınmaz üzerindeki binanın tamamı için yapıldığı ve yapı kayıt belgesi bedelinin de yapının tamamı esas alınarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taşınmazın tapu kaydının ve imar işlem dosyasının celp edildiği, taşınmaz üzerinde bulunan yapının yapı ruhsatı veya yapı kullanım izni bulunan ve bulunmayan kısımlarının neler olduğunun, Tebliğin 6 maddesi uyarınca, yapı kayıt belgesi, imar ve mülkiyet durumu bakımından bir avantaj sağlamayıp, yalnızca abonelik işlemlerinin yapılması ve idari para cezalarının iptali gibi sonuçları bulunduğu, yoksa bu belge ile imara aykırı yapı kısmının imara uygun hale gelmediği de nazara alınarak, imara aykırılığın kim tarafından gerçekleştirildiği ve imara aykırı kısımların kimin kullanımında bulunduğu, yapının imara aykırı kısımları için Tebliğ'e göre ödenmesi gereken yapı kayıt belgesi bedelinin ne olduğunun tespiti hususunda mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edildiği, alınan 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda İstanbul İli, .... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, .... Ada, 3 Parselde yer alan davaya konu binada yerinde yapılan keşifte, yapının (ruhsatlı ve ruhsatsız) her katının (tapudaki paylaşıma uygun olarak) 3/4 oranında davacı şirket ve 1/4 oranında davalı şirket kullanımında olduğu, diğer bir ifade ile davalı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 1/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, davacı şirketin binanın ruhsatlı Bodrum Kat + Zemin Kat + 1. Normal Katlarının ve yine binanın ruhsatsız 2. Normal Kat ve Çatı Katlarının tamamında (tapu kaydında belirtildiği üzere) 3/4 oranındaki kısımları kullanmakta olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 19/02/2021 tarihli yazı ekinde yer alan Başvuru Detay Görüntüleme belgesinde; “Aykırılığın Niteliği: Ruhsatız Yapı, Aykırılığın Kapsamı: Aykırılık Yapının Tamamını Etkilemektedir.” denilmekte olduğu ve de konu olan belgede; davaya konu binanın Resmi Gazetenin 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğinde belirtilen metrekare birim bedeline uygun bir şekilde “3-7 Katlı Binalar ve Entegre Sanayi Yapıları” yapı sınıfı üzerinden değerlendirilip metrekaresi 1.000 TL bedelden hesaplanarak toplam 1.151.750 TL yapı kayıt belgesi bedeli hesaplanmış olduğu, bu tutarın tamamının yine Resmi Gazetenin 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Tebliğde şart koşulduğu üzere (binanın tamamının 3/4 pay oranına sahip) davacı tarafça ödenmiş olduğu ve de davacı tarafından yapılan bu ödemede (binanın tamamının 1/4 pay oranına sahip) davalı tarafın 1/4 oranında 1.151.750 TL x 1/4 = 287.937,50-TL tutarı kadar sorumlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu, davacı adına şirket yetkilisinin tüm bedeli ödediği ve yapının tamamı için yapı kayıt belgesi aldığı, davalı hissesine düşen bedelin 287.937,50-TL olduğu, ihtarname masrafı 288,95-TL ile birlikte toplam 288.226,45-TL bedelden sorumlu olduğu, davacının takip konusu alacağının likit olduğu, davalı yönünden ise kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibe 287.937,50-TL asıl alacak ve 288,95-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 288.226,45-TL üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 57.587,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasındaki davalının yapmış olduğu itirazın kısmen İPTALİ ile; takibe 287.937,50-TL asıl alacak ve 288,95-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 288.226,45-TL üzerinden takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranına tekabül eden 57.587,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
4.Mahkememizce .... referans nolu, .... harç nolu harç tahsil müzekkeresinin iptali ile, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 19.688,75-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.481,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.207,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 46.116,23-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6.Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 36,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7.Davacı tarafından ödenen 54,40-TL başvurma harcı, 3.481,50-TL peşin harç, 3.030,30-TL keşif harcı, 5.065,10-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.631,30-TL yargılama giderinin kabul oranı dikkate alınarak 11.630,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafça yapılan 200,00-TL yargılama giderinin red oranı dikkate alınarak 1,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine iadesine,
10.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)