Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/697
Karar No
K. 2025/210
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/697
KARAR NO: 2025/210
DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30/09/2024
KARAR TARİHİ: 28/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafça ----İcra Müdürlüğünün, -----sayılı dosyası ile başlatılan takip bedelinin 02.08.2023 tarihinde 526.000,00 Tl olarak davalıya işlemiş faizleriyle birlikte ödendiğini, ödemeyi müteakip, senet aslının icra müdürlüğünden alınarak grafoloji uzmanı bilirkişilere inceletildiğini, rapora göre senet metninin tetkikinde müvekkilinin senette yer alan imzası üzeri, bila tarihli teklif mektubundan yararlanılarak, mektubun boş kısmına senet metni eklenmek suretiyle kambiyo senedine dönüştürüldüğünü ve icra takibine konulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu olmadığı halde, davalı tarafından yapılan sahtecilikle müvekkil imzasının üstüne rızası hilafına eklenen ve kambiyo senedine dönüştürülerek icra yoluyla davalıya ödenen 526 000,00 Tl.' ödemenin öncelikle istirdadına, istirdat koşullarının oluşmaması halinde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve tahsiline, müvekkilinin, davalı ...'a borcu bulunmadığı halde takip sonucunda takip alacaklısına asıl alacak, 300.000,00 Tl, davalı vekiline 52.938,00 TL, vekalet ücreti, faizi ve masraflarıyla birlikte icra takibi nedeniyle toplam 526.000,00 Tl. ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödemenin istirdatı için, ----.Asliye Ticaret Mahkeme'sinin ------ dosyası dava açıldığını, dava şartı zorunlu arabuluculuk koşulu eksikliği nedeniyle mahkemece 13.02.2024 tarihinde usulden red kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacı müvekkili ile davalı ...'in, kardeş olup aralarında geçmişe dayalı husumet bulunduğunu, müvekkilinin 2003 yılında satın almış olduğu evinde dava dışı mütevefa anne ve babasını oturttuğunu, bu esnada maddi sıkıntıları nedeniyle evsiz ve barksız eşi ve iki çocuğu ile ortada kalan davalının, 2004 veya 2005 yılında anne ve babasının yanına yerleştiğini, müvekkilin babasının 2005 yılında vefatından sonra annesi de 16.06.2015 yılında vefat edince, evde oturmaya devam eden davalı ve ailesine evi tahliye etmesi istenilmiş olmasına rağmen, son dakikaya kadar davalı ... ve ailesinin evi tahliye etmediğini, ----.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ---. sayılı ilamıyla davalı ve ailesinin cebren tahliye edildiğini, tahliye kararı sonrası ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasıyla ecrimisil ve yargılama giderleri alacağına istinaden icra takibi başlatıldığını, takip prosedürü içerisinde yapılan sorgulamalarda, davalı adına kayıtlı bir mal varlığı tespit edilemediğini, takip dosyası, davalı tarafça daha önceden düzenlenmiş sahte 300 000,00 Tl tutarındaki senedin tahsili için açılan ----İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyası üzerinden infaz edilebildiğini, ellerindeki mevcut bilgi ve belgelerle deneyimli uzmanlardan görüş istendiğini, 300 000,00 Tl olarak düzenlenmiş senet aslı üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, başka maksatlarla verilmiş (Teklif metni) metin çıkartılarak, altındaki imza ad soyad bilgileri üzerine, sonradan yapılan ilavelerle oluşturulan senet metni belge üzerindeki sahtecilik, ayrıntılı bir şekilde rapora yansıdığını, özetlemek gerekirse, müvekkil ile davalı arasında hem hukuki, hem de sosyal manada husumet bulunduğunu, müvekkilinin davalıya borcu ve borçlu bulunmadığı halde yapmış olduğu ödemeler nedeniyle davalı ...'ten şimdilik 10 000,00TL'nin, ödemenin yapıldığı tarihten geçerli olmak üzere işlemiş ve işleyecek faizleriyle birlikte istirdadına; istirdat koşullarının oluşmaması halinde, davalıya icra yoluyla yapılmış ödemenin sebepsiz zenginleşeme hükümleri nedeniyle istirdadına, sahte senet düzenleyerek müvekkili maddi ve manevi zarara uğratan kötü niyetli davalı ...'ten, dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame edilen istirdat davasında gerek davacı gerekse davalı gerçek kişi olduğunu, gerçek kişiler arasında açılacak alacak iddialı davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, dolayısıyla mahkemece görevsizlik kararı verilerek işbu dava dosyasının görevli asliye hukuk mahkemelerine gönderilmesini, istirdat davaları konusu itibariyle yapılan ödemenin geri ödenmesi talebi ile ikame edilmekte olup bu davalar konu itibariyle nisbi harca tabi olduğunu, davacı tarafından dava değerinin eksik gösterildiğini, bu kısım yönünden harç ödenmediğini, davacı tarafından nisbi harcın eksik yatırıldığını, harcın tamamlattırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğundan işbu davanın kesin hüküm bulunması sebebiyle dava şartı eksikliği ile usulden reddinin gerektiğini, öncelikle işbu dava eksik harç ile ikame edildiğinden eksik harcın tamamlattırılmasına, işbu dava yetkisiz mahkemede açılmış olduğundan öncelikle yetkisizlik kararı verilerek, dava dosyasının yetkili istanbul anadolu nöbetçi asliye hukuk mahkemesi'ne gönderilmesine, işbu dava konusu hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararına bulundan işbu davanın usulden reddine, sayın mahkemece davanın esasına girilmesi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Huzurdaki dava, ---- İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında takibe konu bonodan kaynaklı borçlu olunmadığından bahisle ödenen miktarların istirdatına ilişkin şimdilik 10.000,00-TL kısmi dava hususundadır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur. ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.

Yargıtay ----(Kapatılan) H.D. 03/04/2017 Tarih, ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamında; ''...Dava, bonoda kayıtlı miktarın 15.500 TL'sinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak bonoya dayalı iddiaların yazılı delille ispatı gerekir. Somut olayda davacı tarafça bononun geçersizliğine ya da bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delil sunulamamıştır. Yerel mahkeme kararında belirtilen gerekçeler yazılı delille ispat kuralını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığından bu yöndeki mahkeme gerekçeleri yerinde görülmemiştir. Kaldı ki menfi tespit davalarının kısmi olarak açılamayacağı hususu da mahkemece gözetilmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...''Yargıtay ----H.D. 12/04/29021 Tarih, ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamında; ''...Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın, bonoda kayıtlı miktarın 15.500.-TL'sinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, kural olarak bonoya dayalı iddiaların yazılı delille ispatının gerektiği, somut olayda davacı tarafından bononun geçersizliğine ya da bedelsizliğine ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı, kaldı ki menfi tespit davalarının kısmi olarak açılmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir...'' Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;

Huzurdaki davanın, ---- İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında takibe konu bonodan kaynaklı borçlu olunmadığından bahisle ödenen miktarların istirdatına ilişkin şimdilik 10.000,00-TL kısmi dava olduğu, bononun bir bütün olduğu, senedin sahteliğinden kaynaklı bonodan borçlu olunmadığı iddiasının bölünebilir nitelikte olmadığı, kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerektiği, belirtilen iddialar ile bono bedeline ilişkin istirdat isteminin kısmi olarak açılamayacağı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Senetten kaynaklı borçlu olunmadığından bahisle istirdat istemiyle açılan davanın kısmi dava olarak açılamayacağından davanın USULDEN REDDİNE,

2.Alınması gerekli 615,40 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog