6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2023/1909 E. , 2024/5226 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili Adaklı ilçesi Doluçay Jandarma Komutanlığı, Hasbağlar Jandarma Karakol Komutanlığı, Karlıova ilçesi Bağlıisa Jandarma Karakol Komutanlığı, Yayladere ilçesi Büyükşaltı Jandarma Karakol Komutanlığı, Yedisu ilçesi Jandarma Komutanlığı binası inşaatları ve inşaatlara ait altyapı ve çevre düzenlemesi işinin Toki tarafından yapılan ihalesinin davalı Age İnşaat ve Ticaret A.Ş. uhdesinde kaldığını, bu işlerden Hasbağlar Jandarma Karakol Komutanlığı, Bağlıisa Jandarma Karakol Komutanlığı, Büyükşaltı Jandarma Karakol Komutanlığı, Yedisu ilçesi Jandarma Komutanlığı işlerinin %78’lik kısmının müvekkili tarafından yapılması için 15.03.2013 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işin müvekkili şirket tarafından gerçekleşen süre uzatımlarına göre süresinde eksiksiz olarak tamamlandığını, TOKİ tarafından yüklenici davalı firmaya tüm hakediş ödemelerinin gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin davalı yandan on yedi adet hakediş karşılığı KDV dahil toplam 16.250.796,71 TL ödeme aldığını, halen davalı yandan 16 no.lu hakedişe konu 3.650.885,53TL, 16-Ek 2 no.lu hakedişe konu 126.797,16 TL ve 16-Ek 3 no.lu hakedişe konu 437.760,64 TL olmak üzere toplam 4.215.443,33TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek; 4.215.443,33 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile imzalanan sözleşmeye, ana sözleşme kapsamında bulunan Bingöl ili Adaklı ilçesi Doluçay Jandarma Komutanlığı binası inşaat ve çevre düzenlemesi işlerinin dahil olmadığını, davacının KDV dahil alacağının 17.183.450,79 TL olmasına rağmen müvekkili şirkete KDV dahil 19.658.816,75 TL'lik fatura düzenlediğini ve müvekkilinin bu tutarın tamamını ödediğini ve alacaklı olduğunu, davacının kesin kabul ile ilgili eksik imalatları tamamlamadığı için bunların müvekkili şirketçe yapıldığını, müvekkilinin 15.03.2013 tarihli sözleşme maddeleri gereğince oluşan veya oluşacak olan hak ve alacaklarının, kabul sonrası yapılacak kesin hak edişten sonra artabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının sözleşme konusu işleri idare ve davalı yüklenici arasında imzalanacak ana sözleşme şartlarına uygun olarak 13.873.770,30TL'ye yapmayı kabul ettiği, her ne kadar sözleşme kapsamında yapılmış imalat ve malzeme satışı nedeniyle tahakkuk eden davacı alacağının 25.294.691,71 TL olduğu, sözleşme gereği kesilmesi gereken tutarın 4.889.813,97TL, ödemeler ve mahsuplar toplamının 19.833.480,78TL, davacı alacağının 571.396,96 TL olduğu ek bilirkişi raporuna göre tespit edilmiş ise de, 24.08.2016 geçici kabul tarihinden sonra davacı tarafından kurşun geçirmez malzemelerle ilgili olarak 31.12.2016 tarih ve 2.896.631,32 TL bedelli faturanın hakedişten ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalının borçlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de;
1.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK 222/4).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Mahkemece yapılan 16.12.2019 tarihli bilirkişi incelemesi neticesinde; davalı tarafından davacı tarafından düzenlenen iki adet malzeme satış faturalarına itiraz edilmediği, davacının faturalarının tamamının davalının ticari defterlerine işlendiği tespit edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, davacının temyize konu ettiği 2.896.631,32-TL bedelli kurşun geçirmez malzeme faturası, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup,
HMK 222. maddesi uyarınca aleyhe delil olduğundan, 20.05.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda, temyiz konusu fatura da dikkate alınarak alacak hesaplandığına göre, davanın, bilirkişi raporunda belirlenen 571.396,96-TL üzerinden kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru olmamış, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.