Esas No
E. 2024/2875
Karar No
K. 2024/9538
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/2875 E.  ,  2024/9538 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/845 Esas, 2023/1352 Karar
DAVA TARİHİ: 26.06.2020
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/143 Esas, 2021/186 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçelerinde özetle;

Mersin ili, Akdeniz ilçesi, Yeşilova Mahallesi 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporu üzerinden karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza emsal olabilecek herhangi bir taşınmaz tespit ve değerlendirmesi yapılmadan sadece dava konusu taşınmazın halihazır özellikleri üzerinde hatalı değerlendirmeler yapılarak taşınmazın m² birim değerinin hesaplandığını, değerlendirme sonucu taşınmazın irtifak tesis bedeli 82.609,67 TL ve pilon yeri bedelinin 3.359,66 TL olarak hesaplandığını, bu bedelin fahiş bir fiyat olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam kamulaştırma bedeli 85.969,33 TL olup bu miktarın acele el koyma dosyasında alınan bilirkişi raporuna ve kıymet takdir raporuna göre yüksek olduğunu, mahkeme dosyasına sunulan acele el koyma dosyasında kamulaştırma bedeli 39.769,47 TL, kıymet takdir raporunda ise 43.410,27 TL olarak hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazın bir kısmının portakal bahçesi, bir kısmının zeytin bahçesi, bir kısmının açık arazi olarak değerlendirildiği, kapama portakal bahçesi niteliğindeki kısma %50 objektif değer artışı uygulamak suretiyle taşınmazdaki irtifak değer düşüklüğünün ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda işletme giderinin brüt gelirin 1/3'ü olarak alınmasının hatalı olduğu anlaşılmış ise de dava konusu taşınmazın tamamına %50 objektif değer artışı uygulanması gerekirken %50 objektif değer artışının sadece portakal bahçesi olarak değerlendirilen kısma uygulanması doğru görülmemiş, ancak temyiz edenin sıfatına göre tespit edilen sonucu metrekare birim bedelinin uygun olduğu bu nedenle davalı idarenin bedele yönelik istinafının yerinde olmadığı mahkeme tarafından verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu görüldüğünden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2942 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Kısmen arazi, kısmen zeytin, kısmen de portakal bahçesi niteliğindeki Mersin ili, Akdeniz ilçesi, Yeşilova Mahallesi 110 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı idare vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog