8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2025/312 E. , 2025/1105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 19.07.2023 tarihli ve 2023/813 Esas, 2023/1134 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ile katılan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.03.2024 tarihli ve 2023/14130 Esas, 2024/2456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan teşdiden belirlenen temel cezada hakkaniyete uygun şekilde teşdit yapılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli ve 2024/166 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-e, 109/5 maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemleri Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından ve suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında takdiri indirim olmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi ile kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
a)T.C. Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
b)Sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, eski eşi olan katılan ... ile oğlu olan diğer katılan ...'in ikamet ettiği evin çatısından içeri girerek katılan ...'ın boynuna bıçak dayayıp öldürmekle tehdit edip zorla aracına bindirdiği, yolda katılanın ellerini bağlayarak aracın bagajına koyduğu, benzin almak için durdukları benzin istasyonunda katılanın yardım isteyerek bağırdığının tanıklar S.Ş. ile T.Ç. tarafından duyulduğu, katılana zorla götürdüğü boş bir arazide cinsel saldırıda bulunduğu akabinde katılanı olay yerinde bir ağaca bağlı olarak bırakarak diğer katılan ...'i de almak için katılanın bulunduğu eve gittiği ancak eve giremediğinden tekrar katılan ...'ın yanına dönmek için ayrıldığı sırada katılan ...'ın ellerindeki bağı çözüp kaçarak kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunduğu olaya ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılan ... tanıkların alınan beyanlarına, 04.09.2022 tarihli adli muayene raporuna, arama, el koyma ve olay tutanaklarına, olay yeri inceleme raporuna göre, sanığın, bıçak göstererek öldürmekle tehdit ettiği katılan ...'ı zorla götürdüğü boş bir arazide hareket edemeyecek şekilde bağladıktan sonra katılana cinsel saldırıda bulunması şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2024 tarihli ve 2024/166 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile katılan Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.