Esas No
E. 2010/17374
Karar No
K. 2012/9023
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2010/17374 E.  ,  2012/9023 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :159-207 Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davada istem, 15.07.2000 – 05.08.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak bahçıvanlık, bekçilik ve benzeri işlerde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin olup, hakkında işe giriş bildirgesi, dönemsel sigorta primleri bordroları, aylık prim ve hizmet belgeleri düzenlenmeyen davacı adına 01.01.2005 tarihinde dava dışı bankada açılan hesaba, davalı işveren tarafından 02.09.2005 - 26.07.2008 döneminde havalelerde bulunulduğu, 2003, 2005, 2006, 2008 yıllarında dava dışı şirketlerce düzenlenmiş çeşitli malzeme alımına ilişkin sipariş fişlerinin yargılama aşamasında davacı tarafından kanıt olarak sunulduğu belirgindir.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, anılan Kanunun 6’ncı maddesinde yer alan, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönündeki düzenleme ile anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri gerektiği açıktır. Bu bağlamda, hak kayıpları ile gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi ve temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği dikkate alınmalıdır.

Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin bulunduğu çevrede faaliyet yürüten işverenler, bunların çalıştırdığı kimseler, anılan bölgede oturan kişiler yöntemince belirlenerek tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dosya içerisindeki çalışmanın varlığını gösteren yazılı belgeler gözetilmeli, toplanan kanıtlar irdelendikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması isabetsiz olduğu gibi, 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36’ncı maddesine göre, ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilâmların harçlardan bağışık olduğu göz önünde bulundurulmaksızın davalı Kurumun harç tutarından sorumluluğu yönünde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalı ...’a geri verilmesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu 506 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.