8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4731
- Karar No
- 2025/1171
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Ceza Dairesi 2023/4731 E. , 2025/1171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2023 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 245/1, 168/2, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2023 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/15221 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108490 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/02/2022 tarihli ve 2021/41518 esas, 2022/2073 sayılı ilâmında yer alan " ... sanığın talimat ile Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesince 24/05/2019 tarihinde alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan ettiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinin son cümlesinde yer alan "Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hüküm karşısında, kabul etmediğini belirtmiş olmasına rağmen, sanık ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla ... 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA ... " şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın Mahkemesince 24/09/2021 tarihli ilk oturumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen 30/12/2022 tarihli 6. oturumda önceki beyanında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçlarını anlayamadığını bu nedenle önceki beyanının geçerli olmadığını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğini beyan ettiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c maddesinin son cümlesinde yer alan "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hüküm karşısında, kabul etmediğini belirtmiş olmasına rağmen, sanık ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231/6. maddesi; “(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki ... getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/7 md.) Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” Şeklinde düzenlenmiştir.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
24.09.2021 tarihli duruşmada sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ettiğini belirtmiş olmasına rağmen, 30.12.2022 tarihli duruşmada "ben daha önceki savunmamda hagb kararına muvafakatım vardır şeklinde beyanda bulunmuş isem de sonuçlarını anlayamadığımdan bu beyanım geçerli değildir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunması karşısında, sanık ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2023 tarihli ve 2023/684 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.