16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/713
- Karar No
- 2025/28
- Karar Tarihi
- 14.01.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10/09/2018 tarihinde, müvekkili şirket nezdinde sigorta poliçesi ile sigortalı ... A.Ş'nin maliki olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın sol ön kısımlarına çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini , müvekkili nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, dosya kapsamında sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davalı ...'e maluliyet hasar tazminatı olarak 400.150,00-TL ödeme yapıldığını ,kaza ile ilgili olarak sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabul edildiğini ve kusuru oranında poliçe limitleri dahilinde sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davalıya maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak kazaya ilişkin ...
4.ATM'nin ... esas sayılı dosyasından tanzim edilen ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu hususunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması hasebi ile sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar tazminat bedelini geri alabilmek için başvurularda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını, somut vakıada davalı ...'in ödeme almasını gerektirecek herhangi bir hukuki dayanak mevcut olmadığını, davalının geri ödeme yapmaması üzerine ...
32.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi ile takibin durduğunu , akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç çıkmaması üzerine işbu davanın açıldığını belirterek , davanın kabulüne, itirazın iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, 10/09/2018 tarihindeki kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda iken ... plakalı aracın kırmızı ışık yandığı esnada geçiş yapması ile yolcu konumundaki araca çarpması sonucu ağır yaralandığını, %95 oranında fiziksel ve zihinsel engelli hale geldiğini, motosiklet sürücüsü ...'ın ise vefat ettiğini, müvekkilinin maddi zararının giderilmesi amacı ile ...
4.ATM'nin ... esas sayılı dosyasının açıldığını, motosiklet sürücüsünün davada davalı konumunda olduğunu, belirtilen dosyada kusur oranlarının tespiti açısından dosyanın ATK'na gönderildiğini , dosyanın dönüşü beklenmeksizin sigorta şirketinin taraflarına sulh teklifi yöneltmesi üzerine sulhun kabul edildiğini ve taraflar arasında 06/05/2021 tarihinde sulh protokolü düzenlendiğini ve sigorta şirketi tarafından 18/05/2021 tarihinde ödeme yapıldığını, yapılan sulh gereğince sigorta şirketinin müvekkiline üst limitten ödeme yaptığını, sigorta şirketine karşı açılan davadan ve davacı şirkete karşı yöneltilebilecek her türlü talepten feragat edildiğini ve sigorta şirketinin ibra edildiğini, dosyada feragat nedeni ile red kararı verildiğini, ancak davacı sigorta şirketi tarafından açılan icra dosyası ile ödenen tutarın iadesi talep edildiğini , sulhun tarafların özgür iradesi uyarınca Mahkemece karar verilip karar kesinleşinceye kadar her aşamada yapılabilen hukuki bir işlem olduğunu, tarafların sulh ile bağlı olması, sulhe bağlanan sonuçları doğurabilmesi için tarafların sulh uyarınca belirlenen şartlara uygun davranmaları gerektiğini, yargılama esnasında sulh olunması halinde iki tarafın da bazı haklarından feragat ettiğini, taraflar açısından belirli avantajlı ve dezavantajlı durumlar meydana gelebildiğini, somut olayda karşı tarafın tazminat alacağına yargılama süresince devam eden faiz, icra vekalet ücreti, icra ve dava masraflarını ödemeksizin kısa bir zaman içerisinde ödeme yaptığını, müvekkili açısından bakıldığında ise müvekkilinin aşkın zararı talep etme hakkından, başkaca bir zararının meydana gelmesi halinde sigorta şirketine başvurma hakkından ve sigorta şirketine açmış olduğu tazminat davasından feragat ettiğini, davacı yanın her ne kadar tazminat davasında alınan kusur raporunda araç sürücüsünün kusursuz bulunmasını gerekçe göstermiş ise de henüz kesinleşmiş bir kusuru raporu bulunmadığını , davacı yanın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, tarafları arasında yapılan sulh protokolünün iptalini gerektirecek hile, irade sakatlığı gibi sebeplerin mevcut olmadığı dikkate alındığında protokolün geçerliliğini koruduğunu, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödenen bedelin iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini, alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Davacı sigorta tarafından davalıya ödenen maddi tazminatın, dava dışı sigortalının kusuru olmadığından bahisle iadesi istemiyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ...
32.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura alacağına istinaden faizler dahil toplam 421.457,99-TL alacağın ticari faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalı şirketin yetkilisi marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; 10/09/2018 tarihinde, davacının ZMMS ile sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın trafik kazasına karıştıkları, bu kazada sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davalının malul kaldığından bahisle, davalı tarafça ...
4.ATM'nin ...esas sayılı dosyası kapsamında tazminat istemli dava ikame edildiği, anılan dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davacı sigorta tarafından davalı şahsa 400.150 TL ödeme yapıldığı ve ...
4.ATM'nin ... esas sayılı dosyasında sigortaya yöneltilen talepler yönünden dosya terfik edilerek ... esasını aldığı, taraflar arasındaki sulhe dayalı olarak davadan feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği , bu kez davacı sigortanın ...
4.ATM'nin... esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada sigortalısı olan araç sürücüsünün kusursuz olduğuna dair tanzim edilen ATK raporu uyarınca eldeki davada, davalı yana ödediği tazminat bedelinin iadesini istediği görülmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki... Esas ve... Karar sayılı kararında; "...Somut olayda, davacı tarafından, sigortalının ... olduğu ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda, araçta bulunan ve davalı/sigortalının eşi vefat etmiş olup, açılan hasar dosyası kapsamında alınan aktüer raporu doğrultusunda ve konuya ilişkin poliçe ve sair belgeler incelenmek sureti ile davalı/sigortalıya eşinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak 90.097,82 TL ödeme yapılmış ve sigortalının aracın işleteni olduğu, yapılan ödemenin sehven yapıldığı ileri sürülerek, ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi talep edilmiştir. Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir.
Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu durumda, poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği ..." belirlemesinde bulunmuştur.
Somut olayda, davacı sigortanın basiretli bir tacir gibi davranarak ödeme öncesinde kendisinin bir kusur raporu alması gerektiği, en azından devam eden yargılamada kusura ilişkin incelemelerin sona ermesi ve kusur raporlarına yönelen tüm itirazların reddi halinde ödeme yapmasının bekleneceği , oysa tarafların sulh olduğu tarih itibari ile yukarıda anılan mahkeme dosyasında kusura ilişkin incelemenin hala devam ettiği, üstelik tarafların sulh olması nedeniyle bir ödeme yapıldığı, davacı tarafın imzaladığı sulh hükümleri ile bağlı olduğu, bu sulh ve ödeme nedeniyle dosyamız davalısının yukarıda anılan davadan feragat ettiği ve artık yargılama sırasında davacı sigortaya karşı ileri sürebileceği bir talep kalmadığı, anılan dosyada diğer davalılar yönünden ise artık bu ödeme toplam tazminattan düşülerek hesaplama yapılacağı, bu sebeple ödemenin iadesi halinde davalı yanın hak kaybına da uğrama ihtimalinin de bulunduğu, davacı sigortanın, poliçesi çerçevesinde ödeme yükümlülüğü olup, poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken, bu şekilde davranmayıp iradi olarak ödeme yaptığı, bu durumda davacı sigorta şirketinin lütuf ödemesi yaptığının kabulü gerektiği, yapılan ödemeyi geri isteyemeyeceği, ayrıca kusura ilişkin incelemenin devam ettiği ve nihai karar verilmediği nazara alındığında eldeki davanın da erken açıldığı, işbu davanın ikamesi tarihinde davacı sigortanın hak sahibi olduğunu kesin olarak belirleyecek bir yargı kararı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalı yanın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.( Emsal Karar İstanbul BAM 9. H.D.... esas ve ...karar) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın REDDİNE,
Şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
2.Davacı tarafından yatırılan 5.090,16-TL peşin harçtan alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 4.474,76-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 67.218,70-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Yargılama giderlerinden sayılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)