Esas No
E. 2024/5847
Karar No
K. 2024/10308
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/5847 E.  ,  2024/10308 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1365 E., 2023/2174 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/347 E., 2021/67 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının, ... (...) adlı iş yerinde 13.08.2010 - 13.04.2012 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasına rağmen 2010/9 ila 2012/4 aylarında farklı işyerlerinden bildiriminin yapıldığını beyan ederek müvekkilinin davalının iş yerinde 2010/9 dönemi ile 2012/4 ayları arasında kesintisiz çalışmalarının tespitini ve asılsız bildirimlerin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf gösterilmesinin yasal olmadığını, iptali istenen işyerlerinin işverenlerine ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına husumetin yöneltilmesi gerektiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, davacının, müvekkilinin iş yerinde hizmet akdine tabi bir çalışmasının bulunmadığını, yıllarca çalışma iddiasına rağmen uzun süre bu konuda şikayet ve itirazı bulunmayan davacının iyiniyetli olmadığını, davacının çalıştığı iş yerinin kontrollü / şüpheli olarak değerlendirilmesi sonucunda davanın açıldığını, başka işyerlerinde çalışmanın müvekkile ait iş yerinde çalışmanın tespitine yönelik istemin yasal dayanağının olmadığını, davacının çalışmalarının geçtiği ... Temizlik Ltd. Şti. yetkilileri ve diğerleri hakkında İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin, 6552 sayılı Kanun uyarınca fer’i müdahil olduğunu, dava konusu dönemde davacının, davalının iş yerinden 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık bildiriminin bulunmadığını, çalıştırılan işçilerin prime esas kazançlarının ve prim ödeme gün sayılarının işveren tarafından Kuruma bildirildiğinden, müvekkili Kurumun sorumluluğunun olmadığını, kamu düzenine ilişkin davada, Yargıtay içtihatları kapsamında araştırma yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ...’ın; davalı işveren ...’e ait 1496771.35 sicil sayılı iş yerinde 01.09.2010 - 15.04.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle ve fiilen 585 gün çalıştığı, 585 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 9. İş Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli, 2017/347 E, 2021/67 K. sayılı kararına yönelik davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre ve husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, kamu zararına hareket eden firmalar üzerinden müvekkilinin şahsı ve sahip olduğu şirketinin henüz kesinleşmemiş inceleme raporları ile itham edildiğini, müvekkiline ait marka isminin "..." ile karıştırıldığını, ... (...) olarak anılan dönemlerde hiçbir şekilde kayıt dışı işçi çalıştırılmadığını beyan etmektedir.

2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından yetersiz tanık anlatımları esas alınarak Yargıtay'ın kararlılık kazanan son uygulamalarının ışığında gerekli kanıtlar toplanılmaksızın hüküm kurulduğunu, çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 2010/9 dönemi ile 2012/4 ayları arasında davalıya ait iş yerinde tam zamanlı olarak çalıştığına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 2010/9 ile 2012/4 arasında çalışmanın tespitini talep etmiş olup Mahkemece davalı ...'e ait ... sicil numaralı yanında çalıştığına dair davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının dava dışı ... sicil numaralı ... iş yerinden 01.09.2010 ile 16.07.2011 arasında, ... sicilli ... iş yerinden 17.07.2011 ile 2012/2 arasında ... sicilli iş yerinden 2012/3 ile 15.04.2012 tarihleri arasında bildiriminin olduğu, ancak bu bildirimlerin iptal edildiği, davalı iş yerinden bildiriminin olmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davalı iş yerinin Kurum'dan eksiksiz dönem bordroları celp edilerek davacıya ait sigortalı sicil dosyası, iş yeri şahsi sicil dosyası, ücret bordroları, puantaj kayıtları, işe giriş çıkış bildirgeleri de davalı işverenden istenilip getirtilerek dinlenilen tanıkların bordro tanığı olup olmadığı, kendi dönemleri de açıkça gösterilmek suretiyle tespit edilerek öte yandan yukarıda bahsi geçen davacının cetvelinde yer alan ancak iptal olunan bildirimlerinin geçtiği iş yerlerinde ilgili Kurum denetmen raporu olup olmadığı, iptalin gerekçesinin ne olduğu, var ise Kurum denetmen raporlarında davacının beyanlarının ne olduğu ayrıca bildirimlerin iptal edilen işyerlerinin davalı işverenle herhangi bir ilişkisi olup olmadığı hususları da irdelenmek suretiyle davacının talep konusu dönemde hizmetlerinin teretdütsüz bir şekilde ortaya konularak hüküm kurulması gerekirken hatalı ve eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.