Aramaya Dön

ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi

Karar No
K. 2008/536
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:15/06/2021

DAVA: Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 06/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/10/2017 günü dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların çarpışmaları neticesinde karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...'ın yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyasında alınan kusur raporunu ve Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan ..... tarihli İstanbul ATK Başkanlığı raporuna göre ... plakalı araç sürücüsü ... ile diğer sürücü ...'ın kusurlu olduklarının tespit edildiğini, müvekkilinin kazada kusurunun bulunmadığını, kazadan sonra Denizli Devlet Hastanesine kaldırılan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, sağ kalça kemiğinin komple kırıldığını, ameliyat olduğunu, 2 adet platin takıldığını, protez takılması için 1 ameliyat daha geçirmesi gerektiğini, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca alınan rapora göre davacının %8 oranında sürekli iş göremez halde bulunduğu, 4 ay boyunca tam iş göremez halde kaldığının tespit edildiğini, maddi açıdan ve psikolojik açıdan büyük sıkıntılar çektiğini, kazaya neden olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketince sigortalı olduğunu, kasko poliçesi ile manevi tazminat taleplerinin güvence altına alındığını, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde olumlu sonuç alınamadığını, yasa gereği arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı ... şirketinin 31/10/2018 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek 40.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin yerleşim yeri itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili nezdinde 05/08/2017-2018 dönemini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin maddi bedeni ayrımsız 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sadece sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tarafların sıfatının, sosyal ve ekonomik durumlarının tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 tl manevi tazminatın 04.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " seklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kusurunun olmadığını ve kaza neticesinde %8 oranında sürekli engelli hale geldiğini, aylarca dört duvar arasında yaşamak zorunda kaldığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini, rahat yürüyemez hale gelip, gündelik hayatının önemli derecede zorlaştığını, mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Kişilik hakları zedelenenler aynı kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat isteyebilirler.

Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır. Buna karşın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla sonuçlanan ceza mahkumiyeti, maddi vakıanın oluşu yönünden hukuk mahkemesini bağlayıcı etki göstermese de, ceza mahkemesince elde olunan veriler, hukuk mahkemesince "kanıt" olarak kullanılabilir.

Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında sanıkların taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçlarından TCK'nın 85/2 ve 62/2 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile ... no'lu sokağı takiben seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde seyir istikametine göre sol tarafta kalan ... no'lu sokağa dönmek istediği sırada sağından ... no'lu sokaktan gelerek kavşağa giriş yapan dava dışı ...'ın yönetimindeki kamyonete çarpması ve akabinde çarpışmanın etkisi ile kontrolden çıkan ... plakalı aracın geçiş yapan yayalara çarpması sonucunda dava dışı bir kişinin vefat ettiği ve dosyamızın davacısı yaya ...'ın yaralandığı sabittir.

Ceza mahkemesinde alınan kusur raporlarına göre araç sürücüsü ...'in asli kusurlu, diğer araç sürücüsü ...'ın tali kusurlu, yaralanan yaya ...'ın kusursuz olduğu, yine yerel mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada dava dışı araç sürücüsü ...'in %75 oranında, dava dışı sürücü ...'ın %25 oranında, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

Bu duruma göre; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı ... tarafından sigortalanmış olan ... plakalı aracın sürücüsünün meydana gelen kazada %75 oranında kusurlu, davacının kusursuz olduğu, trafik kazası sonucunda davacının vücudunda kemik kırığı olacak şekilde yaralanması ve davacının ATK raporuna göre 4 ayda iyileşebileceği ancak kazadan dolayı %8 oranında maluliyetinin bulunduğu, bu yaralanmadan dolayı davacının duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük kaldığı, bu itibarla davacı için takdiren 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında davacının istinaf talebi yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının istinaf başvurusun KABULÜNE,

2.Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA, Davanın KABULÜ İLE, 40.000,00 TL manevi tazminatın 04.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 2.732,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 136,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.595,78 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dava öncesi yapılan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 198,82 TL ilk masraf, 88,00 TL davetiye, tebligat, müzekkere ücreti olmak üzere toplam 286,82 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. Gereğince 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından kullanılmayan kısmın HMK 333. maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine,

3.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 54,50 TL posta giderinden oluşan toplam 216,6‬0 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Kararın taraflara tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.