5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/3267 E. , 2024/10182 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 8402 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacının kendi adına kayıtlı payının bulunduğunu, taşınmazın bulunduğu yerdeki imar planının 01.04.1997 tarihinde yapıldığını, imar planında arsanın ilkokul alanı olarak planlandığını, davalı tarafından geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın ve kamulaştırma bedeli ödenmeksizin taşınmaza fiilen el atılarak ilkokul yapıldığını beyanla şimdilik 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ve 100,00 TL ecrimisil bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Kepez Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumlu olan ilgili yerin Belediyesi olduğunu, belediyelerce okul alanı olarak belirlenen alanlarda, imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılamasından belediyenin sorumlu olduğunu, dolayısı ile davalı olarak müvekkil idarenin gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil yönüyle davalı tarafa hükmedilen tazminat bedellerine ilişkin bir itirazı bulunmadığını; ancak tazminat ve ecrimisil bedelleri için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece tazminat bedeli üzerinden vekâlet ücreti takdir edildiğini, ecrimisil bedeli üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmediğini, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil talepleri için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması sebebiyle kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin toplam bedel üzerinden vekâlet ücretine hükmetmesinin uygun olduğunu, taşınmazın imar planında okul alanı olarak belirlenmesi ve imar planlarının hazırlanarak uygulanmasının sağlanmasının belediye başkanlığının sorumluluğunda olduğunu imar planının hayata geçirilmemesi ve kamulaştırma işlemi yapılmamasından ilgili belediyenin sorumlu olduğunu, davalı olarak müvekkili kurumun gösterilemeyeceğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, 10 Temmuz 2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan "Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" gereğince dava konusu parselin imar durumunun yeniden değerlendirilmesi ve düzenlemeye tabi tutulması gerektiğini, hüküm altına alınan değerin fahiş olduğunu, taşınmazın dava tarihindeki niteliklerinin değil, el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın çok hissedarlı olduğunu, bunun değerini düşürdüğünü, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava tarihi ve ıslah tarihleri göz önünde bulundurularak faize hükmedilmesi gerektiğini, tapudaki hisseler üzerine tescil aşamasına kadar konulabilecek kısıtlama ve şerhlerin de dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, müvekkili harçtan muaf olduğundan harç ödeneceğine dair hükmün kabul edilemez olduğunu, müvekkili aleyhine vekâlet ücretine de hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesince hüküm altına alınan ecrimisil miktarı dikkate alındığında, verilen kararın hüküm tarihi olan 27.09.2022 tarihinde miktar itibarıyla kesinlik sınırı olarak belirlenen 8.000,00 TL'nin altında olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ve davacı vekilinin ecrimisil alacağı hakkındaki hükme yönelik istinaf dilekçelerinin kesinlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden yapılan incelemede ise, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak 02.03.2022 dava tarihi itibarıyla davaya konu taşınmazın m² birim fiyatının 7.176,07 TL/m² tespit edilerek tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4.2942 sayılı Kamulaştrma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.