Esas No
E. 2020/440
Karar No
K. 2025/86
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2020/440 K. 2025/86 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2020/440, K. 2025/86, T. 05.02.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2020/440
Karar No
2025/86
Karar Tarihi
05.02.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/440 Esas
KARAR NO: 2025/86
DAVA: Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ: 24/08/2020

BİRLEŞEN İSTANBUL 14. ATM 2024/697 ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVA: Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan maddi manevi tazminat davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

ASIL DAVADA DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.09.2017 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ... yanı .. Sokak üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'e ... ait ilgili şirket çalışanı ... yönetimindeki ... plakalı araç tek yönlü olan ... Sokağına kurallara aykırı şekilde tersten girerek hızla çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza ile ilgili ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı ilamı ile sanık ... hakkında bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verildiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ...'in ağır şekilde yaralandığını, müvekkilinin veterinerlik son sınıf öğrencisi olduğunu ve 6 ay yatalak kalarak eğitimine devam edemediğini, okulundan bir dönem geç mezun olduğunu, kaza nedeniyle fiziksel ve psikolojik tedavisinin devam ettiğini, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'in kusursuz olduğunu, arz ve izah edildiği, duruşmalarda belli olacak durumlar karşısında davanın kabulüyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik maddi kayıpları için 200.000TL, tedavi giderleri için 10.000 TL olmak üzere toplamda 210.000TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden kazanın olduğu 28.09.2017 tarihinden, sigorta şirketi yönünden kendilerine başvuru yapıldığı 06.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Karayolları Trafik Kanunu gereğince sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, davacının başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, davaya konu araç kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, kabul manasında olmamak üzere Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluk öngörülmüş olup, müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, davacının sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve oluşan zararı ispat etmek zorunda olduğunu, kabul anlamında olmamakla, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle Karayolları Trafik Kanunu gereğince sigorta şirketine başvuru yapılması gerektiğini, davacının başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle maluliyete ilişkin ATKdan rapor ve hesap yönünden aktüer rapor alınması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, müvekkili hakkında verilen HAGB kararının işbu davayı bağlamadığını, kesinleşen bir hüküm olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.09.2017 tarihinde İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi Darphane yanı ... Sokak üzerinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'e ... ... Org. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ilgili şirket çalışanı ... yönetimindeki ... plakalı araç tek yönlü olan ... Sokağına kurallara aykırı şekilde tersten girerek hızla çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, İşbu kaza ile ilgili .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E ve ... K sayılı ilamı ile sanık ... hakkında bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verildiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda Davacı ... ağır şekilde yaralandığını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında ve İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/440 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında 28.09.2017 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'in kusursuz olduğu belirtildiğini, arz ve izah edildiği, duruşmalarda belli olacak durumlar karşısında davanın kabulüyle, iş bu davanın müvekkilinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarının tazmini için açılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/440 E sayılı dosyası ile tensiben birleştirilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL manevi tazminatın işleten ve sürücü yönünden kazanın olduğu 28.09.2017 tarihinden, sigorta şirketi yönünden kendilerine başvuru yapıldığı 06.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, muhakeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA: Davalılar ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 28/09/2017 tarihinde gerçekleştiği ve 18/07/2019 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, davanın da 24/08/2020 tarihinde açıldığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, söz konusu kazaya ilişkin araçta meydana geldiği iddia olunan hasarın bu kaza ile olmadığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalarda dava, 28/09/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sebebiyle davacıda oluşan bedensel ve manevi zararların davalılardan tazmini istemine ilişkindir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler incelenmiş, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin evraklar, SGK kayıtları, trafik kayıtları, hasar dosyası ile .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş, sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2020 tarih, ... sayılı kararının incelemesinde Sanık ...'ın 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ardından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itirazın reddi üzerine kararın 06/07/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davalı Sigorta şirketleri tarafından dava açılmadan evvel KTK'nın 97. maddesiyle öngörülen başvuru koşulunun gereği gibi yerine getirilmediği savunulmuşsa da, davacı tarafından zararın ve sorumluluğun tespitine yönelik evraklar ile her iki sigorta şirketine 06/092018 tarihinde başvuruda bulunulduğunun anlaşılması karşısında bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.

Davalılar ... ve ... ... tarafından maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik itirazda bulunmuş ise de, davanın tazminat davası olduğu, dava konusu olaydaki kusur durumu, var ise talep edilebilecek tazminat miktarının işbu yargılama ile ortaya konulacak olması nedenleri ile davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinin anlaşılması nedeniyle davalıların bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Birleşen davada davalılar ... ve ... ... tarafından tarafından zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın açıldığına yönelik itirazda bulunulmuşsa da, 11/09/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde maddi ve manevi tazminat istemleri talepleri hususunda görüşme yapıldığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.

Yine davalılar ... ve ... ... tarafından birleşen manevi tazminat davası yönünden zaman aşımı def'iinde bulunulmuş ise de, 28/09/2017 kaza tarihi, 11/09/2019 tarihinde sonuçlanan arabuluculuk süreci, 01/11/2024 dava tarihi ve KTK'nın 109. maddesinde belirtilen uzamış ceza zamanaşımı süresi dikkate alındığında 2 ve 10 yıllık zaman aşımı süreleri dolmadığından davalıların bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı görülmüştür. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.

Davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresine yönelik iddiaları bakımından bildirilen hastane kayıtları celbedilerek dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/01/2021-1960 sayılı ön raporunda davacının 19/04/2021 Pazartesi günü saat 08:30 'da kurulda muayene için hazır olması gerektiğini bildirdikleri, yapılan muayene neticesinde ATK 2. İhtisas Kurulunun 28/06/2021-11574 karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; Haşim ve Muradiye kızı 26/06/1994 doğumlu ...’in 29.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak; Gr1 XII (32a............1)A %5 , E cetveline göre % 3.3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur.

Davacı vekili ATK raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi ile davacının veterinerlik fakültesi öğrenci olması sebebiyle emsal ücret araştırmasına yönelik müzekkere cevapları, ... İstanbul Tıp Fakültesinden alınan tıbbi evrakları ile birlikte yeniden İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek kaza tarihi de dikkate alınarak "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre değerlendirme yapılarak müvekkilinin maluliyetine ilişkin ek rapor düzenlenmesini talep etmiş ve kaza tarihine nazaran talep yerinde görülmekle dosya tekrardan ATK gönderilmiştir.

ATK 2. İhtisas Kurulunun 24/02/2023-2605 karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; "Haşim ve Muradiye kızı 26/06/1994 doğumlu ...’in 29.09.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak; Gr1 XII (32a............1)A %5, E cetveline göre %3.3 (yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur.

Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilebilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet ve iyileşme süresi tespitinin yapılması bakımından rapor alınmak üzere dosyanın ... İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. ... İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının E-... sayılı yazısı ile davacıya 31/08/2023 Perşembe günü saat 10:00'a randevu verildiğinin bildirildiği görüldü. ... İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının18/09/2023 tarih ...-... sayılı raporu ile; Kişinin 28/09/2017 tarihinde geçirmiş olduğu araç dışı trafik kazası sonucunda vücudunda meydana gelen sol tibia plato kırığı nedeniyle ameliyat olduğu dikkate alındığında geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında kişinin 4100 oranında malül sayılması gerektiği, Geçici iş göremezlik süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,30.03.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırma ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; kişinin mevcut durumu itibariyle; 28/09/2017 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazasına bağlı vücudunda meydana gelen sol tibia plato kırığı nedeniyle: Kas-İskelet Sistemi: Tablo 3.33.b Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı özürlülük Plato kırığı (nondeplase)....... 3 Kişinin mevcut durumu itibariyle; 28/09/2017 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazasına bağlı sürekli (kalıcı) tüm vücut özür oranının geçici iş göremezlik süresi bitiminden itibaren %3 (yüzdeüç) olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kişide tarafımızdan saptanan geçici iş göremezlik süresi ve oranı, başkasının yardımına ihtiyaç duyma süresi ve sürekli (kalıcı) özür oranı ile 28/09/2017 tarihinde maruz kaldığı araç dışı trafik kazası yaralanması arasında doğrudan illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu yönünde heyet raporu sunuşmuştur.

Davaya konu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumu ve davacı yanca talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti bakımından dosya Makine Mühendisi ve Tazminat Hesap Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.

Bilirkişi heyeti 01/03/2024 tarihli raporda özetle; 28.09.2017 tarihli trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücüsü ...ın %100 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...’in kusursuz olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 13.693,08 TL olduğu, ancak; davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise geçici iş göremezlik ödemelerinin davalının kusuruna isabet eden kısmının geçici iş göremezlik maddi zararından tenzili gerekeceği, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 584.439,51 TL olduğu; bu tutarın 330.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminatı ile sınırlı olarak davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin ve 100.000,00 TL tutarındaki İMM teminat limitiyle sınırlı olarak da davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 3.555,00 TL olduğu, davacının bakıcı gideri dışındaki diğer tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden bu hususta heyetimizce değerlendirme yapılamadığı, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 19.09.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 28.09.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, davacı vekilinin talebi doğrultusunda ... Üniversitesine yeniden müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevabı neticesinde bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. 13/08/2024 tarihli ek raporda; 28.09.2017 tarihli trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücüsü ...’ ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'in kusursuz olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 13.693,08 TL olduğu, ancak; davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise geçici iş göremezlik ödemelerinin davalının kusuruna isabet eden kısmının geçici iş göremezlik maddi zararından tenzili gerekeceği, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 584.439,51 TL olduğu; bu tutarın 330.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminatı ile sınırlı olarak davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin ve 100.000,00 TL tutarındaki İMM teminat limitiyle sınırlı olarak da davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 3.555,00 TL olduğu ,davacının bakıcı gideri dışındaki diğer tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden bu hususta heyetimizce değerlendirme yapılamadığı, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 19.09.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 28.09.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Bilirkişi heyetine doktor bilirkişi de dahil edilerek yeniden alınan 16/12/2024 tarihli raporda; 28.09.2017 tarihli trafik kazasında kusur yönünden varılan kanaatin değişmediği, buna göre; ... plakalı aracın sürücüsü ...ın 100% oranında kusurlu olduğu, Yaya ...’in kusursuz olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 13.693,08 TL olduğu, ancak; davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise geçici iş göremezlik ödemelerinin davalının kusuruna isabet eden kısmının geçici iş göremezlik maddi zararından tenzili gerekeceği, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 584.439,51 TL olduğu; bu tutarın 330.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminatı ile sınırlı olarak davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin ve 100.000,00 TL tutarındaki İMM teminat limitiyle sınırlı olarak da davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, 4) Davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 3.555,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 9.124,10 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketleri yönünden 19.09.2018 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 28.09.2017 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Davacı vekili 30/12/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, geçici iş göremezlik maddi tazminatı taleplerini 13.693,08TL'ye, sürekli iş göremezlik maddi tazminatı taleplerini 584.439,51TL'ye, bakıcı ve tedavi giderleri taleplerini 12.679,10TL'ye artırmış ve eksik harcı ikmal etmiştir.

İddia ve savunma kapsamında yasal düzenlemelere bakıldığında; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 50. maddesinde; Zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, 54. maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği;

99.maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğu, 109. maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin , zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde uygulanacağı düzenlenmiştir.

Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır.

TBK'nın 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun14/2-b maddesine ve ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesine göre, Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ... hesabına başvurulabileceği düzenlenmiştir.

Bu bağlamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 28.09.2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığı, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...ın 100% oranında kusurlu olduğu, yaya ...’in kusursuz olduğu, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırma ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı ...'in uyuşmazlık konusu trafik kazası nedeniyle %3 oranında maluliyetinin oluştuğu, tespit ve kabul edilen kusur ve maluliyet durumuna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 13.693,08 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının 584.439,51 TL olduğu; bu tutarın 330.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminatı ile sınırlı olarak davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin ve 100.000,00 TL tutarındaki İMM teminat limitiyle sınırlı olarak da davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, bakıcı gideri maddi zararının 3.555,00 TL olduğu, tedavi gideri maddi zararının 9.124,10 TL olduğu hesap edilmekle, davacının uyuşmazlığa konu trafik kazası nedeniyle toplam 610.811,69 TL maddi tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu, davacıda oluşan bedensel zararlardan davalı ...'ın zarara sebebiyet veren olarak, davalı ... Sigorta AŞ'nin 330.000,00 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 100.000,00 TL'sinden sorumluluğunun bulunduğu, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 56/1. maddesi dikkate alınacaktır.

TBK'nun 56/1. maddesinde; Hâkimin, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacı yanın uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile ilkeler ışığında ve tüm dosya kapsamı itibariyla manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı, kaza nedeniyle maruz kaldığı ameliyatlar ve tedavi süreci, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle manevi tazminatın caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği hususu da göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafça duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın makul ve uygun olacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılmış; poliçe kapsamında manevi tazminat sorumluluk klozu bulunduğu anlaşılmakla birleşen davada davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle, maddi tazminat talebi yönüyle açılan asıl dava ve manevi tazminat talebi yönünden açılan birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafından, davalılar hakkında açılan asıl davanın KABULÜ ile; 610.811,69 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ'nin 330.000,00 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalı sigortalı şirketleri yönünden 19/09/2018 temerrüt, diğer davalılar yönünden ise 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 1/a-Alınması gereken 41.724,55 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak yatan 7.562,13 TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭34.162,42 TL harcın (davalı ... Sigorta AŞ'nin 18.447,70 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 5.465,98 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

Davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan ‭7.562,13 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'nin 4.083,55 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 1.209,94 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1/b-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 95.621,75-TL ücreti vekaletin (davalı ... Sigorta AŞ'nin 52.800,00 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 30.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

2.Davacı tarafından, davalılar hakkında açılan birleşen davanın KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2/a-Alınması gereken 3.415,5‬0 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 853,88 TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭2.561,62 TL harcın davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 2/b-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin asıl ve birleşen davalardaki davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4.Davacının yaptığı asıl davada ilk masraf ‭‭54,40 TL, birleşen davada ilk masraf 427,60 TL, bilirkişi ücreti 9.000,00 TL, ATK rapor bedelleri 1.070,00 TL, 1.828 TL, İst. Üni. ABD rapor bedeli 1.311,75 TL, posta gideri 1.792,5‬0 TL olmak üzere toplam 15.484,25‬ TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,

6.Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,

Dair; Asıl ve birleşen davalarda Davacı Vekili ve Asıl ve birleşen davada Davalılar ... Vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda,

HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.05/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır TASHİH ŞERHİ

Gerekçeli kararın hüküm kısmının 1 nolu maddesinde, ....davalılar yönünden ise 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, " ve 2.nolu maddesinde, "Davacı tarafından, davalılar hakkında açılan birleşen davanın KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,..." karar verildiği ancak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ibaresinin sehven yazılmadığı, yapılan bu açık maddi hatanın 6100 sayılı HMK'nun 304. Maddesi uyarınca mahkemece resen tashih edilebileceği anlaşılmakla;

Gerekçeli kararın "HÜKÜM" kısmının 1 Nolu maddesindeki;

Davacı tarafından, davalılar hakkında açılan asıl davanın KABULÜ ile; 610.811,69 TL maddi tazminatın (davalı ... Sigorta AŞ'nin 330.000,00 TL'sinden, davalı ... Sigorta AŞ.'nin ise 100.000,00 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalı sigortalı şirketleri yönünden 19/09/2018 temerrüt, diğer davalılar yönünden ise 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2 Nolu Maddesindeki;

Davacı tarafından, davalılar hakkında açılan birleşen davanın KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 28/09/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, şeklinde TASHİHİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.05/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog