4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ... poliçe ile sigortalı ...'nın malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç 29.03.2022 tarihinde ...'nda ... istikametine doğru seyir halinde iken yolda bulunan yabancı metal cisime çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza ile ilgili olarak düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından ve müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada yolun bakım ve onarımında sorumlu davalı/borçlu şirketlerin asli ve kusursuz olarak sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacağı olan 66.798,51-TL tutarındaki hasar bedelinin ödeme tarihi olan 20/04/2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu ... A.Ş. aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı/borçlu ...
aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve ... 19. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, Arabuluculuk vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâlet davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;
Davacı tarafından, müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunduğu iddia edilen otoyol içerisinde meydana gelen trafik kazası neticesinde doğan zarara karşı müvekkili şirketin sorumlu olduğundan bahisle işbu davanın açıldığını, davacı tarafından tamamen varsayımsal olarak müvekkili şirketten zararın tazminini talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, davaya konuda kazada müvekkilinin kusurlu olmadığına dair ekte sunulan Adli Tıp Raporu dahil tam [16 ayrı bilirkişi heyeti raporu] ve karar aşamasındaki dosyalar hariç tam [8 mahkeme kararı] bulunduğunu, müvekkiline doğrudan sorumluluk yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, herhalükarda davaya konu kazada illiyet bağının kesildiği dikkate alındığında işbu davada müvekkilinin kusuru olmadığını, davanın usul açısından görevsiz mahkemede açıldığını, öncelikle usule ilişkin itirazlarını tekrarla dosyanın görevli olan İstanbul Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde metal cisimneticesinde meydana gediği iddia edilen trafik kazasında, metal cismin ne zaman düştüğü, ne kadar süre yolda kaldığını, kazaya karışan sürücülerin gerekli önlemleri alıp almadığı hususları belirli olmadığından ve ek olarak sunmuş oldukları bilirkişi raporları da göz önünde alınarak müvekkilinin söz konusu olayda kusursuz olduğunun tespiti ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Dava konusu vakıanın davacı tarafından dosyaya ibraz edilen tutanaklarda belirtildiği üzere “... istikametinde, ... istikametine doğru ...” gerçekleştiğini, bahsi geçen alan müvekkili şirketin işletiminde bulunan otoyol güzergahında olmadığını, diğer bir anlatımla söz konusu kazanın müvekkili şirketin işletmekte olduğu otoyolda gerçekleşmediğini, dolayısıyla huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu halde müvekkili şirketin dava kapsamında muhatap olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, bahsi geçen alanda çalışma yürüten tüzel kişinin başka bir kuruluş olması sebebiyle husumet itirazında bulunulduğunu, bu nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde ikame edilen işbu davanın esas bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın reddine karar verilmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazları uyarınca davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyalarının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat talebi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun... tarih ve... sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi gereğince, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödenen tazminatın, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu bulunan davadan rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile davalı şirketler tacir ise de davacı sigorta şirketine sigortalı ve kullanım amacı hususi olan aracın sahibi sigortalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın ise haksız fiilden kaynaklandığı anlaşıldığından davanın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görev hususunun dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nın 114 ve 115. Maddeleri doğrultusunda yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiğinden eldeki davada Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın HMK 114/1-c , 115/2 mad uyarınca görev yönünden usulden reddine ve mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2.Karar kesinleştiğinde ve HMK 20 md uyarınca 2 haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3.Harç, vekalet ücreti, arabuluculuk gideri, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,
4.Kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı taktirde harç ve yargılama gideri konusunda ek karar yazılmasına, Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı.18/02/2025
Katip Hakim
(e-imzalıdır)