7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/8417 E. , 2024/11792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suçtan zarar gören Gümrük İdaresi'ne usûlüne uygun olarak duruşma günü davetiyesinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmalara katılmadığı gibi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine uygun biçimde davaya katılma talebinde de bulunmadığı, bu itibarla aynı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE
A. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi'nin usûlüne uygun olarak duruşma günü davetiyesinin tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmalara katılmadığı gibi 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine uygun biçimde davaya katılma talebinde de bulunmadığı, bu itibarla aynı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatına haiz olmadığı cihetle, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını kesen son işlem olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 20.04.2015 tarihinden itibaren 8 yıllık aslî zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
II. KARAR
A. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan 31 SA 965 plakalı nakil aracı üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak hak sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.