13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/631 Esas - 2023/292
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av. .....
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette .....sayılı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalıya ait ve firari sürücü dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari kullanım amaçlı aracın, 15/12/2021 tarihinde ..... önünde park halinde bulunan ... plakalı araca tamamen kusurlu olarak çarpması suretiyle maddi hasarın meydana geldiğini, alınan eksper raporuna göre ... plakalı araçta 3.500,00 TL hasar tespit edildiğini, hasar bedelinin müvekkili şirket tarafından 02/02/2022 tarihinde ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terki sebebiyle trafik poliçesi genel şartlarına göre hasar bedelini ödeyen müvekkilinin rücu hakkının doğduğunu, bu sebeple davalı aleyhine ..... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılarak şimdilik 3.500,00 TL asıl alacağın ve ödeme tarihinden itibaren işleyen 114,78 TL faizin tahsilini talep ettiklerini, ne var ki takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini ve mahkemece kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkile ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmediğini, kazanın gerçekleşmesi akabinde aracını park ederek ... plakalı aracın yanına geldiğini, araç içerisinde kimse olmadığından tutanak tutulamadığını, takiben sürücünün görevi nedeniyle yetiştirmesi gereken siparişler olduğundan olay yerinden ayrıldığını, bunun yanında ZMMS Genel Şartlarının ilgili hükümleri gereğince rücu koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, davaya dayanak..... sayılı takip dosyası sureti, poliçe ve hasar dosyası ile uyuşmazlık konusu ... plakalı aracın tramer kayıtları celp edilmiş, adli trafik ve sigortacılık konularında uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır.
06/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının ön yüzünün ve ifade tutanaklarının incelenmesinden kazanın oluşumunda; karakolda verdiği ifadesinde ... plakalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden ...'nın 2918 Sayılı KTK'nun 84/l bendi kapsamında kural ihlali bulunduğu, ... plakalı araç park halinde olduğundan kural ihlali olmadığı, ... A.Ş. ..... dosyası için düzenlenen 26/01/2022 tarihli Trafik ... Hasar Raporu Kesin Raporunun incelenmesinden; tazminat talep eden ... plakalı aracın hasar miktarının KDV Hariç 3.500,00TL olduğu, 15/12/2021 ödeme talimatı bilgisi olduğu dosya kapsamındaki evraklar ve ödeme bildiriminden anlaşıldığı, hasar raporu ve aracın hasarlı fotoğraflarının incelenmesinden aracın sol ön kapı ve sol arka kapı kısmında meydana gelen sigortalı kamyon tarzı bir aracın kasa kısmı ile meydana gelebileceği kanaatine varılmış hasarın uyumlu olduğu değerlendirilerek tespit edilen hasar miktarının uygun olduğu, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında davacı sigorta şirketi sigortalısının 3. şahıslara vereceği zararları teminat kapsamına aldığı, bu kapsamda olayda zarara uğrayan ... plakalı araç için .....numaralı hasar dosyası kapsamında 3.500,00TL hasar tespit edildiği ve tazminat ödemesinin yapıldığı, dava konusu olayda davalı araç sürücüsü olduğunu ifade eden ... icra dosyasına yapmış olduğu itirazında ve ifadesinde olay yerinden trafik şartları gereği 200 metre uzaklaştığını olay yerine geri döndüğünde araç sahibine ulaşamadığını ve ticari amaçlı kullanılan araçta dondurulmuş ürünler olması sebebiyle bozulma ihtimali olduğundan olay yerinden ayrıldığını belirttiği, ifadesi için 28/12/2021 günü saat 10:18'de ifade verdiği, ifadesindeki olay yeri terk gerekçesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, meydana gelen kazanın bedeni hasara sebebiyet vermediği değerlendirildiğinde takdirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları b.4 zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı "f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," bendi kapsamında rücu şartlarının oluşmadığı, ancak karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları b.4 zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı f bendindeki olay yerini bedeni hasara sebebiyet veren trafik kazaları dışında maddi hasarlı trafik kazaları için de uygulanacağının değerlendirilmesi halinde davalı araç sahibine ulaşamama ve aracındaki bozulma ihtimali olan mallar sebebiyle terk ettiği, bu durumda sürücünün olay yerinden ayrılmasında rücu şartlarının oluşacağının takidirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Dava, Karayolları Zorunlu Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı aracın üçüncü kişiye verdiği zarar nedeniyle yapılan ödemenin, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, davalının meydana gelen kaza sonrasında olay yerini terk ettiğinden ve kazaya kusuru ile sebep olduğundan bahisle sözleşmeye dayalı olarak, üçüncü kişiye ödediği zarar bedelini davalıdan rücuen istemiştir.
Davacı sigorta şirketinin, davalıya ait aracın ZMMS poliçesini tanzim ettiğine ve kaza sonrasında araç sürücüsünün kaza mahallinden ayrıldığına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait araç sürücüsünün kaza mahallinde durmamasının olay yeri terk niteliğinde olup olmadığı, olay yerini terk etmiş ise, terk etmesinin tek başına rücu için yeterli olup olmadığına ilişkindir.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 28/02/2021 başlangıç tarihli olup bu tarihte geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinin (f) bendi kapsamında sigortalı, sürücünün olay yerini terk etmiş olması durumda ancak; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Davacının talebi, genel şartlar "B.4-f" maddesi gereğince sürücünün olay yerinin terkine dayalı olduğundan, olay yerini terkin zorunlu nedenlerden kaynaklanmamış olması halinde davacı, zarar görene yapmış olduğu ödemeyi, sorumlu olduğu "gerçek zarar" ile sınırlı olarak, sigortalısından talep edebilir.
Somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün park halindeki araca çarptıktan sonra olay yerinden ayrıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalının tedavi amaçlı kaza mahallinden ayrıldığına yönelik savunması olmadığı gibi, can güvenliği yahut zorunlu bir sebeple kaza mahallinden ayrıldığını da kanıtlayamamıştır. Buna göre davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olmasına göre ZMMS Genel Şartları "B.4.f" maddesi gereğince davacının, sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan, davacının yapmış olduğu 3.500,00 TL tutarlı hasar ödemesini, ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmekte haklı olduğu, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren davacının avans faizi talep edebileceği (Emsal: .....'nin 13/04/2016 tarih ve .....sayılı ilamı), bu minvalde davacının ödeme tarihinden takip tarihine kadar talep ettiği 114,78 TL işlemiş faiz talebinin de yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, son tahlilde davanın kabulü ile davalının ..... sayılı takibe itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden sonra avans faizi işletilmek suretiyle devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
1.Davanın kabulü ile davalının ..... sayılı takibe itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden sonra avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2.Alınması gereken 246,92 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 166,22 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harcı olmak üzere toplam 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan 64,5 TL tebligat ve müzekkere gideri,2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.464,50TL olan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 3.614,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/04/2023 Katip ..... ¸ Hakim..... ¸