Esas No
E. 2024/888
Karar No
K. 2025/255
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

16. Hukuk Dairesi

E. 2024/888 K. 2025/255 T.
Karar Sonucu KALDIRILMASINA
Resmî Atıf İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/888, K. 2025/255, T. 20.02.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/888
Karar No
2025/255
Karar Tarihi
20.02.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2024/888 Esas

KARAR NO: 2025/255

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:17/01/2024

NUMARASI:2015/146 Esas, 2024/35 Karar

DAVA: Marka Hükümsüzlüğü, Markaya Tecavüz olmadığının tespitİ
DAVA TARİHİ: 20/11/2014

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2015/182 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: MarkaYa Tecavüve, Ticaret unvanına tecavüz ve Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/09/2015

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2015/214 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) marka hükümsüzlüğü
KARAR TARİHİ: 20/02/2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... sayılı ile ..., ... sayı ile ..., ... sayı ile ... tescilli markalarının sahibi oduğunu, ... markaları için ... ve ... nezdinde de tescil başvurularında bulunduklarını, 2014 yılında ... ... markasını Türkiye'de satışa sunduklarını, ... ibaresinin bir cins isim olduğunu, dünyaca tanınmış kozmetik firmalarının da "..." ibareli ürünlerinin bulunduğunu, bu ibarenin tamamlayıcı nitelik taşıdığını, markalarını Türkiye'de piyasaya sunmalarından itibaren davalı şirketin noter aracılığı ile ... ibaresini kullanmamaları yönünde ihtarname gönderdiğini, davalı adına TPE nezdinde tescilli "..." ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden 03,08,16,18,20,21 Sınıflarda ... sayılı ..., 03. sınıfta tescilli ... sayılı ... ..., 03. sınıfta tescilli ... sayılı ... mineral ..., 03. Sınıfta ... sayılı ... ..., 03. sınıfta ... sayılı ..., ibareli markaların bulunduğunu, ... ibaresinin ibaresinin tamamlayıcı özellik taşıdığını, ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, müvekkilinin ... ... markasının her türlü kullanımının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalarının tanıtım-promosyon ve pazarlama faaliyetleri için ciddi emek ve yatırımlarda bulunduğunu, davalı yanın markalarına tecavüz veya haksız rekabetinin söz konusu olmadığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli tesciline dayanarak herhangi bir usulsüz işleminin müvekkili açısından maddi ve manevi kayıplara sebebiyet vereceğini, karşı yanın markasını müvekkiline karşı kullanmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ile, davalıya ait TPE nezdinde tescilli "..." ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden 03, 08, 16, 18, 20 ve 21. sınıflarda ... sayılı ..., 03. sınıfta tescilli ... sayılı ... ..., 03. sınıfta tescilli ... sayılı ... mineral ..., 03. Sınıfta ...sayılı ... ..., 03. sınıfta ...sayılı ..., ibareli markaların marka sicilinden terki'nini, kabul edilmediği takdirde müvekkilinin ... ... markası altında yapılan her türlü kullanımlarının, davalının markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin hükmen tespitini ve müvekkilinin "... ..." ibareli markasının kullanımına yönelik davalının müdahelelerinin önlenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın, davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı tarafın husumet sıfatının bulunmadığını, davacının amacının 556 sayılı KHK'dan kaynaklı yaptırımlardan ve haksız rekabetin neticelerinden kaçmak olduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerektiğini, ... markasının müvekkili tarafından ... no ile 25/06/1996 tarihinde tescil edildiğini, müvekkili firmanın markasına davacı yanca tecavüz edilmesi üzerine noter aracılığı ile ihtarname gönderilerek tecavüze son verilmesinin istendiğini, davacı tarafın ihtarnamelerine cevap vermeksizin mahkememizin 2014/73 D. İş sayılı dosyasında tedbir davası açtığını, tedbir talebinin kabul edildiğini, markalarına tecavüzün devam ettiğini, davacının amacının müvekkilinin ... markasından tüketicilerin yanıltılması suretiyle haksız şekilde kar elde etmek olduğunu, davacının ... ibaresinin tanımlayıcı değil de tamamlayıcı ibare olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın üretimi olan göz kaleminde ... yazısının çok küçük harflerle yazılıp, ... ... ibaresinin ön plana çıkarıldığını, söz konusu durumun tüketici nazarında karışıklığa yol açacağını, ... markasının müvekkili ile özdeşleşmiş olduğunu, davacının müvekkili firmanın faaliyetlerinden haberdar olmadığını ifade etmesinin, yıllardır müvekkili firma ile rekabet halinde olduğundan mümkün olmadığını, davacının hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra davayı açtığını beyanla davanın reddini ve mahkememizin 2014/73 D.İş sayılı dosyasından 12/11/2014 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2015/214 ESAS SAYILI DOSYASI:Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; dosyanın İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2015/146 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalı adına TPE marka sicilinde 19/08/2015 tarih ve ... sayı ile 35 sınfta tecsilli ... markasının 556 sayılı KHK'nın 42.maddesi gereğince, aynı KHK'nın 7/1(c) maddesi anlamında cins, çeşit, vasıf, kalite belirten bir ibareyi mühnasıran eya esas unsur olarak ihtiva etmesi nedeniyle 35 sınfta közmetik ürünleri kapsamında yer alan göz kalemi, eyeliner, rimel ve benzeri göz makyaj ürünlerine ilişkin müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemleri) bakımından hükümsüzlüğünü, kabul edilmediği takdirde davacı şirketi tarafından üretilen ... ibaresi altında satış, pazarlaması yapılan göz kalemi, eyenliner, rimel ve benzeri göz makyaj/ kozmetik ürünleri ve bunlarla ilintili olarak her türlü kullanımlarının ve fiillerinin davalının markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğnin hükmen tespitini ve davalı yanın davacı şirketin ... ibaresi altında satış pazarlaması yapılan göz galemi, eyeliner, rimel ve benzeri göz makyaj/ kozmetik ürünleri ve bunlarla ilintili olarak her türlü kullanımlarına ve fiillerine yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,... markasının davalı firma tarafından ilk olarak 1996 yılında marka olarak tescil edilip, dünyanın pek çok ülkesinde başvurularının yapıldığını, davalarının 19 yıl boyunca dünya çapında masraf, yatırım , tanıtım, reklam ve pazarlama yaptığını, ve tescilli markanın dünyanın pek çok ülkesinde tanınarak davalı ile özdeşleştiğini, davacının kötü niyetle bu davayı açtığını, ürün tanıtımında ... ibaresinin küçük iken ... ibaresinin büyük ve ön plana çıkarıldığını, Ayrıca ... "..." harfine doğru uzatılarak kullandığını, Bu kullanımın DAVALININ kullanımı olduğunu, bu kullanılan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek bir kullanım olduğunu, davalının siyah renk üzerine sarı renk kompozisyonu kullanırken, davacının sarı renk üzerine siyah renk kompozisyonunu kullandığını, davalının ... ibaresine 1964 yılından beri 50 yılı aşkın süredir yaptığı yatırımlarla ortalama tüketici nezdinde ve uluslararası Kozmetik piyasasında tanıtarak ayırt edicilik kazandırdığını, ... markasını bütün kozmetik ürün gamında kullandığını, pek çok mağazada davalının ürünleri ile davacı ürünleri ile yan yana olduğunu, özetle bu markanın tüketici nezdinde kabul gördüğünü, davalı ürünleri ile davacının ürünlerinin..., ..., ÇARŞI mağazalarında yan yana satıldığını, davacının bu markanın kullanıldığını yıllardır bildiğini ve bilmesinin gerektiğini, ... ibaresinin bir cins isim olmadığını, aynı zamanda şahıs ismi olarak da kullanıldığını ve güzel anlamına geldiğini, uzun süre sessiz kaldıktan sonra yani hak düşürücü süreden sonra bu davaya açtığını, davalının markasının tanınmış marka olup 5 yıllık süreye tabi olduğunu , ... ibaresinin Hindistan ve Arapça konuşulan ülkelerde de tescil edildiğini ve 556 sayılı KHK md/7son son uyarınca ayırt edicilik kazandırdığını beyan etmiştir.

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ 2015/182 ESAS SAYILI DOSYASI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının ... Tescil numarası ile 25.06.1996 tarihinden itibaren tescil edilmiş bir marka olduğunu ve Türkiye dışında birçok ülkede de tescil edildiğini, karşı tarafın uyarılmasına rağmen kendilerine ait ... markasını 3. sınıfa ilişkin göz kalemi ürünlerinde satışa sunduğunu, reklamını yaptığını, kullandığını ve bu kullanım sonucu yüksek gelirler elde ettiğini, Bu marka tecavüzüne ilişkin noter aracılığıyla ihtarda bulunduklarını karşı tarafın ürettiği göz kalemlerinde maybelline yazısının küçük yazıldığını ancak ... ... ibaresinin büyük yazıldığını, ayrıca kendi logolarına benzer şekilde ... harfinin ... harfine doğru uzatıldığını, Marka haklarına tecavüz devam ettiğinden İstanbul Anadolu C. Başsavcılığına şikayette bulunulmuş olduğunu, C. Başsavcılığının 2015/41639 Soruşturma Numaralı dosyasında davalılar tarafından İstanbul 3. FSHHM 2014/73 D.iş ve 2014/68 K sayılı dosyada ters tedbir kararı verilmiş olduğundan takipsizlik kararı verildiğini, davalıların amacının davacı tarafça 19 yıldır kullanılmakta ve tanıtılmakta olan markadan, tüketicileri yanıltarak haksız kar elde etmek olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın üretimi olan göz kalemi incelendiğinde ... ... ibaresinin ön planda olduğunu, sunulan delillerin içerisinde her iki marka ibaresinin de görsellerinin bulunduğunu, ... markasını sadece göz kaleminde değil bir seri halinde kullandıklarını ancak bu markanın marka sahibinin izni olmadan markayı aynı mal ve hizmetler kapsamında kullanıldığını Ekim 2010 tarihli ... kataloğunda üstte ... ürünü ve alttaki ... markalı ürünlerin açıkça göründüğünü, ... (...) 28.08.2006 ve 03.09.2006 tarihler arasındaki haftalık satış rakamlarını gösteren dökümde ..., ...ve ... cilt ve ... ibarelerinin yanyana yazılmış olduğunu, ...’nin 166, ...’ın ise 554 adet ürün sattığının anlaşıldığını, ...’in farklı ürünlerinin satış toplamının ancak ...’a eşit olduğunu davalı ile davalı ürünlerinin ..., ..., ... gibi ortamlarda birlikte satışa sunulduğunu, Markanın ayırt edici olduğunu, karşı tarafa ait ...al.....com.tr alan adı ile ....com.tr alan adına tecavüz edildiğini beyan ederek, Marka hakkı ihlalinin tespiti, durdurulması ,ürün ve üretim vasıtalarına el konulması, ... alan adına erişimin engellenmesi ve 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili talep edilmiştir.

ISLAH:23/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.552.764,42 TL maddi tazminatın tecavüz eyleminde bulunan davalılardan müteselsilen tahsiline, tecavüze ilişkin dava dilekçesinde atıfta bulunulan ve tecavüzün durdurulması için Kartal ...Noterliğinden keşide edilen 25.9.2014 tarih,... yevmiye nolu ihtarnamesi dikkate alınarak haksız fiil tarihinin 25.9.2014 olarak kabul edilmek suretiyle bu tarihten itibaren işleyecek ticari faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalı şirket ...tarafından ... ibaresinin ayırt edici kirterden yoksun tanımlayıcı nitelikte bir cins ismi olduğunu ve hükümsüzlük davası açıldığını, dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"A-Asıl davanın REDDİNE; B- Birleşen Mahkememizin 2015/214 E. Ve 2015/216 K Sayılı davasının tümden REDDİNE,Birleşen Mahkememizin 2015/214 E. Ve 2015/216 K Sayılı dava yönünden;C-Birleşen Mahkememizin 2015/182 E. Ve 2015/203 K. Sayılı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;1-Davalıların ...+şekil ibaresi şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile TECAVÜZÜN DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN REF'İNE,2- Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulmasına,3- 2. fıkra uyarınca el konulan ... içeren ürünler üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkının tanınmasına, 4-Davacı tarafa ait tescilli markanın kullanıldığı ...+ ŞEKİL unsurlu tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, televizyon reklamlarının önlenmesine,5- “...com.tr” alan adlı internet hesabındaki ihlale konu ... + ŞEKİL şeklindeki kullanımların engellenmesine, bu yönde erişim sağlayıcıları birliğine karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına, 6-Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,7-1.552.764,42-TL maddi tazminat alacağının birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,8- Davacı tarafın haksız rekabetin tespitine ilişkin talepleri yönünden davanın REDDİNE," Şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Asıl ve birleşen dosyada davacı, birleşen dosyada davalılar vekili istinaf isteminde özetle;

USULE İLİŞKİN İSTİNAF SEBEPLERİ;bilirkişi raporları arasında tutarsızlık ve çelişkiler bulunmasına rağmen bu çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, mahkemenin gerekçesinde "tüm alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere" şeklinde yer alsa da yargılama süresince alınan diğer bilirkişi raporlarında istikrarlı bir şekilde herhangi bir benzerlik veya iltibas söz konusu olmadığının tespit edildiğini, çelişkiler giderilmeden hesap raporu alındığını, 06.04.2016, 22.112017 ve 13.11.2020 tarihli raporların hepsinde de marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, mahkemenin ara kararında ise yönlendirme yaparak "..." harfinin kullanım şeklinin özel olarak değerlendirilmesine karar verildiğini, aynı bilirkişiler..., ... ve ... kendi hazırlamış oldukları kök rapor ile tamamen çelişen 01.02.2021 tarihli raporu hazırlamış ve görüş değişikliklerinin sebeplerine ilişkin herhangi bir açıklamada dahi bulunamadıklarını,Karşı yan markasının zayıf marka olduğu ve zayıf olmayan bir markanın korumasından yararlanamayacağı, aşağıda detaylı olarak da açıklanacağı üzere halihazırda Yargıtay 11.HD'nin 2019/1584 E. ve 2020/73 K. sayılı ilamıyla onanan Ankara BAM 20. Dairesi'nin 2018/741 E. ve 2019/149 K. sayılı kararı ile de kesin olarak hüküm altına alındığını, raporda, hem ülkemizden hem de Dünya çapında pek çok ülkeden sunulan kullanım örnekleri ve tarafların kullanımları arasındaki farklılıklardan söz konusu ek raporda hiç bahsedilmediğini,Islah edilen tutara ilişkin zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmasına rağmen bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini 29.11.2023 tarihli dilekçesinde Davalı - Karşı Davacı taraf taleplerini hep talep artırımı hem ıslah şeklinde sunmuş ve faize ilişkin taleplerini ıslaha konu olacak şekilde dile getirmiş olduğunu, davanın kısmi alacak davası olduğunu, davacının tüm ıslah taleplerine ilişkin zamanaşımı defînde bulunulduğunu mahkemece ıslaha konu olan faize ilişkin karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, faize ilişkin ıslah talepleri her halükarda reddedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının HMK 297/2'ye aykırı şekilde oluşturulduğunu, kararın hakkaniyetli bir şekilde uygulanması-infazı da ortaya çıkan belirsizlikler neticesinde oldukça zor olduğunu, "Davalıların ...+şekil ibaresi şeklindeki kullanımları" ifadeleri ciddi anlamda belirsizliğe yol açtığını,Müvekkilinin "ihlal teşkil ettiği düşünülen ... harfilerinin yazı kaligrafilerinin benzerliği olup Müvekkilinin dava tarihinden sonra bu kullanımdan vazgeçtiğini, 2.fıkrada yer alan "Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya" ifadesinin de açık ve net olarak Müvekkilin hangi kullanım şekline ilişkin olduğunun ortaya koyulması gerektiğini, Yine, "2.fıkra uyarınca el konulan ...+ŞEKİL içeren ürünler" ifadesi son derece belirsiz olup HMK 297/2'ye aykırılık teşkil ettiğini, 4 no'lu kararda yer alan "Davacı tarafa ait tescilli markanın kullanıldığı ...+ ŞEKİL unsurlu tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, televizyon reklamlarının önlenmesine," ifadesinde "...+ŞEKİL" unsurunun ne olduğu belirsiz olduğunu,

ESASA İLİŞKİN İSTİNAF SEBEPLERİ; ... ibaresi bir cins isim olup; tescil edildiği ve kullanıldığı ürünler bakımından tanımlayıcı olduğunu, khk 7/1(c) maddesine uygun olarak kullanımı tek bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ... ibaresinin kullanımının sadece ürünü tanımlamak/nitelemek amaçlı olup usule, yasalara, ticari örf ve adetlere, ticari hayatın tüm normlarına uygun olduğunu, davalının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz olmadığını, Yargıtay 11.HD'nin 2019/1584 E. VE 2020/73 K. sayılı ilamıyla onanan Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi'nin 2018/741 E. VE 2019/149 K. sayılı kararında;

3.sınıfta yer alan "kozmetik ürünler ve makyaj malzemeleri" ile ilgili yaygın anlamı bulunan ve zayıf bir marka olarak nitelendirilebilecek "..." ibaresinin aslında herkesin kullanabileceği bir ibare olduğu ve bu ibareyi küçük değişikliklerle marka olarak kullanan kimselerin bu kullanımına katlanmak zorunda olduğu belirtildiğini,“...” ibaresinin, Davalı ... lehine kullanım sonucu ayrıt edicilik kazandığına ilişkin kabulün mümkün olmadığını, göz makyaj ürünleri açısından ayrıt edicilik kazandığına ilişkin dosyaya yeterli bir delil sunmamış olup sunulan deliller birkaç faturadan ibaret olduğunu, ürünün birkaç mağazada satışa sunuluyor olmasının, o ürünün kullanım yolu ile ayırt edicilik kazandığı anlamına gelmeyeceğini, Müvekkil şirketin satışa sunduğu ürünler üzerindeki “...” ibaresini kullanım ve yazım şekli ile ve karşı yanın “...” ibaresini kullanım ve yazım şekli birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, Müvekkilinin piyasada halihazırda bulunan ... ürünlerini geri çekerek yeni tasarımını piyasaya sürdüğünü, Ancak, ilk kullanımının da karşı yanın markasına tecavüz teşkil etmediğini,Müvekkilinin karşı yanın uyuşmazlık konusu markasının varlığından ve faaliyetlerinden Davacı Şirket tarafından gönderilen ihtarname ile haberdar olduğunu,... markasından fayda sağlamak gibi bir amacının olduğunun düşünülmesi dahi hayatın doğal akışına aykırı olduğunu,Her iki tarafça “...” ibaresinde kullanılan yazım stilinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, ... “...” ibaresinin yazım stilinde parlak bej rengini kullandığı ve ibarenin daha ince puntolar kullanılarak yazıldığını, Müvekkilinin ... ibaresinin yazım stilinde siyah rengini kullandığını ve ibarenin daha kalın puntolar kullanılarak yazıldığı, ... “...” ibaresinde yer alan... harfini aşağıya ve hafif sola kıvrımlı şekilde -yandaki ... harfinin ortasına kadar- uzatarak kullandığı, müvekkilinin “...” İbaresinde yeralan “...” harfinin aşağıya ve sola belirgin bir yay şekli yaratacak şekilde kelimenin baş harfi olan k harfi ile birleştirerek kullandığını ve bu şekilde “...” harfine sürme çekilmiş bir göz şekli efekti verilmeye çalışılarak orijinal, ayırtedici niteliği haiz özgün bir tasarım ortaya çıkarıldığını,... sözcüğünü cins isim olarak kullanan birçok firma ... harfini, göze çekilen sürmeyi andırması amacıyla, uzatarak kullandığını, kullanım ve yazım şeklinin birbirinden son derece farklı olduğunu ... programı tarafından önerilen matbu yazı stilleri incelendiğinde, bu yazı stillerinin hepsinde “...” harfinin diğer harflerden daha uzun ve sola doğru hafif kıvrımlı bir şekilde kullanıldığı, dolayısıyla “...” harfinin bu şekilde kullanımının ... özdeşleştirilmesinin mümkün olmadığı herkes tarafından kolaylıkla tespit edilebildiğini,Ülkesellik prensibinin istisnaları gereğince, ...'nın menşei ülkesinde tescilli tanınmış “...” markası türkiye’de olduğu gibi markasal korumadan faydalanmakta olduğunu, "... ...” markalı göz makyaj ürünlerinin, reklam, pazarlama ve satış faaliyetlerinin engellenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Tazminat hesaplamalarında eksiklikler ve hatalar bulunduğunu, tazminat hesaplamalarında markanın satışa etkisinin hesaplanması gerekirken ilgili ürünün satışının toplam ciroya etkisi hesaplandığını, araştırılması gereken hususun dava konusu ürün satışının toplam kârlılığa etkisi değil, taraflara ait markaların ve bu markaların tanınmışlıklarının satışlarda ne kadar etkisi olduğunu belirlemekten ibaret olduğunu,Mahkemece markaların tanınırlık oranları ve satışlara etkisinin tespitine ilişkin görev verilmiş olmasına rağmen, Sayın bilirkişi tekrar ilgili markayı taşıyan ürünlerin satışının tüm satışlara etkisini hesaplandığını, ... ve ... markalarının etkisi değerlendirilmeden tüm ürün satışları üzerinde yalnız ... ibaresinin %10 ila %15 etkisi olduğunun değerlendirilmesi eksiklik ve hatalı olduğunu, hesaplamalarda birçok tutarsızlıklar bulunduğunu, %15'lik oran hatalı bir hesaplama yöntemi kullanılarak hesaplanmış, %10'luk oranın ise nasıl hesaplandığı açıklanmamış olduğunu,Davacının zarara uğradığına ilişkin hiçbir delil ve belge sunmadığını, Müvekkili markalarının tanınmışlığının satışlara etkisi göz önünde bulundurulmadığını birden fazla marka kullanımının bulunması durumunda elde edilen gelirin hangi markadan hangi oranda etkilendiğinin tespitinin gerektiğini,TBK m.50'de ise zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü olduğunu, Karşı Taraf defterlerini delil olarak göstermediğinden somut bir zararın varlığını gösterir hiçbir somut veri dosyada yer almadığını,Kararın hakkaniyetsiz ve uyuşmazlık dışı ürünleri ve kişileri de etkileyecek uygulamalara neden olabileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava; ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ... ..., ... tescil numaralı ..., 2012 05799 tescil numaralı ... ..., ... tescil numaralı ... markalarının 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği 3. Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü, davacı adına tescilli ... ibareli markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespiti, davacı tarafa ait ... ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemenin 2015/214 Esas sayılı birleşen dosyasında dava; ... tescil numaralı ... markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği 35. Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü , davacı adına tescilli ... ibareli markanın davacı adına tescilli anılan markalar yönünden 35. Sınıftaki kullanımlar dolayısıyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespiti, davacı tarafa ait ... ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemenin 2015/214 Esas Sayılı birleşen dosyasındaki dava ise; marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti ile, meni refi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davada ve birleşen 2015/214 esas sayılı dosyada davanın reddine, davacı ... ŞTİ' nin açtığı 2015/182 Esas sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bu karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacı, birleşen dosyada davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Birleşen dosyada davacı ... ŞTİ vekili, Dairemizin 2024/1612 Esas sırasında kayıtlı dava ile iş bu davanın birlikte incelenmesini talep etmiş olmakla tarafları aynı olan her iki dosya heyetimizce birlikte değerlendirilmiştir.Davacı vekili istinafında kararın HMK 297/2 maddesine aykırılık içerdiğini ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun incelenmesi gereklidir. Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinde belirtilmiştir.

Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan, Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf incelemesi yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta; asıl ve birleşen davada davacı ... tarafından açılan davalarda ... ... ibareli her türlü kullanımının davalı markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitini talep etmiş, birleşen 2015/182 Esas sayılı dosyada ise davacı...Şti vekili, davalının kullanımının markanın tescilli şekline uygun olmadığını ileri sürerek markaya tecavüz iddiasında bulunmuştur. Mahkemenin kararının hüküm fıkrasında; "..." ve "üretilmesi kullanılması cezayı gerektiren eşya" şeklinde belirtilmiş ise de; hükmün bu yönden infazda çelişkiye yol açacağı açık olup hangi kullanımların markaya tecavüz oluşturduğunun kabul edildiğinin hüküm fıkrasındaki bentlerde açık olarak gösterilmesi gereklidir. Bu durum HMK 297/2 maddesine aykırılık oluşturduğu gibi davacı- birleşen dosyada davalılar vekilinin de bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür. Bununla birlikte mahkemenin 20/09/2022 Tarihli ara kararında "birleşen dosyada davalı ... ve ... şirketlerine ait ... ve ... markasının tanınırlık oranı ve bilinirliği dikkate alınarak satışlarda markanın etkisinin ne kadar olacağının incelenerek" rapor alınmasına karar verildiği, 06/07/2023 Tarihli ara kararda da aynı gerekçeler ile ek rapor talep edildiği görülmektedir. Mahkemece maddi tazminat yönünden son bilirkişi rapora göre karar verilmiş ise de; davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin rapora esaslı itirazları ek raporda karşılanmadığı gibi, mahkemenin ara kararı gereğince davalının ... ve ... markalarının bilinirliğinin markaya etkisinin tartışılmadığı görülmektedir. Bu hususta davalı vekilinin itirazlarını da karşılar şekilde ek rapor alınarak gerekirse BK 50.maddesinin uygulanmasının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle asıl dava ve mahkemenin birleşen 2015/214 Esas sayılı dosyada davacı, mahkemenin birleşen 2015/182 Esas sayılı dosyasında davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davalı- birleşen 2015/182 esas sayılı dosyada davacı vekili ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiş ise de; Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş olmakla, bu yöndeki talebin yargılamanın devam edeceği ilk derece mahkemesince değerlendirilmesi gerekli olduğundan bu hususta herhangi bir karar verilmemiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl dava ve mahkemenin birleşen 2015/214 Esas sayılı dosyada davacı, mahkemenin birleşen 2015/182 Esas sayılı dosyasında davalılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,-Sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 17/01/2024 tarih, 2015/146 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde asıl dava ve mahkemenin birleşen 2015/214 Esas sayılı dosyada davacı, mahkemenin birleşen 2015/182 Esas sayılı dosyasında davalılara iadesine,5-İstinaf aşamasında asıl dava ve mahkemenin birleşen 2015/214 Esas sayılı dosyada davacı, mahkemenin birleşen 2015/182 Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 3.508,20TL (1.169,40 x 3) istinaf yoluna başvurma harcı ile 30TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.538,20TL'nin asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine, fazla yatırıldığı anlaşılan 3 adet istinaf yoluna başvurma harcı toplamı olan 3.508,20 (1.169,40 x 3) TL harcın talep halinde asıl davada davacıya iadesine,-Asıl davada davalı ...'nin gider avansından kullanıldığı anlaşılan 438TL istinaf masrafının kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.20/02/2025

İlgili Mevzuat & Etiketler
KALDIRILMASINA İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği 3. Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü, davacı adına tescilli ... ibareli markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespiti, davacı tarafa ait ... ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemenin 2015/214 Esas sayılı birleşen dosyasında dava; ... tescil numaralı ... markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği 35. Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü , davacı adına tescilli ... ibareli markanın davacı adına tescilli anılan markalar yönünden 35. Sınıftaki kullanımlar dolayısıyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespiti, davacı tarafa ait ... ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemenin 2015/214 Esas Sayılı birleşen dosyasındaki dava ise; marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti ile, meni refi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl davada ve birleşen 2015/214 esas sayılı dosyada davanın reddine, davacı ... ŞTİ' nin açtığı 2015/182 Esas sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen dosyada davacı, birleşen dosyada davalılar vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Birleşen dosyada davacı ... ŞTİ vekili, Dairemizin 2024/1612 Esas sırasında kayıtlı dava ile iş bu davanın birlikte incelenmesini talep etmiş olmakla tarafları aynı olan her iki dosya heyetimizce birlikte değerlendirilmiştir.Davacı vekili istinafında kararın HMK 297/2 maddesine aykırılık içerdiğini ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun incelenmesi gereklidir. Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K556 md.42 K6100 md.297 K556 md.297/2 HMK md.297/2 HMK md.353
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog