Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/488
Karar No
K. 2022/488
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/488 Esas - 2023/245

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO: 2022/488 Esas
KARAR NO: 2023/245
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2022
KARAR TARİHİ: 07/04/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 02/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın, .... yapım işinin ana yüklenicisi ... A.Ş.'nin .... numaralı aracısı olup; 14.01.2021-09.11.2021 tarihleri arasında, ... Otoyolu projesi kapsamında .... nezdinde faaliyet gösterdiği, ...., .... sicil sayılı "Otoyol Şantiye" işi işyeri dosyasında ... nolu taşeronu olarak işlem görmüş olduğu, Açıklanan ilişki dolayısıyla, 04.01.2021 tarih, '.... isimli sözleşme akdedilmiş ve bu doğrultuda davalı şirket ve davacı şirket arasında, uygulamada açık hesap ilişkisi denilen ilişkinin olduğu, Davalı şirketin, 06.07.2021 tarih, ....sayı, 'Sözleşmenin sona erdirilmesi talebidir' konulu yazı ile, sözleşmeyi feshettiklerini ve atfı yapılan sözleşme uyarınca yükümlerinde olan işleri tamamlayamayacaklarını bildirdiğini, Davalı şirketin sözleşme gereklerini yerine getirmeksizin sözleşmeyi feshetmeleri dolayısıyla, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi, Davalı şirket aleyhine borç bakiyesi verdiği ve bu sebeple davacı şirketin icra takibi başlattığı,

Davalı tarafın borcu biliyor olmasına rağmen salt borcu sürüncemede bırakmak adına borca haksız olarak itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet verdiği, dava öncesinde hukuk uyuşmazlıklarında zorunlu dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de, süreç anlaşmama olarak sonuçlandığı belirterek ....E. Sayılı dosyasına kayden başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun yapmış olduğu borca itirazının iptaline, Takibin 266.971,61 TL bakımından devamına, Borçlu aleyhine takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere (somut olay özelinde davalının borcu biliyor olmasına rağmen salt borcu sürüncemede bırakmak adına itiraz ettiği açık olduğundan %40 oranında) icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı Şirket aleyhinde ....

E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, Anılan dosyadan tebliğ olunan....

ilamsız takiplerde ödeme emrinde takip alacaklısı davacının istediği alacağı; "266.971,61 TL CARİ HESAP ALACAĞI BAKİYESİ" olarak gösterdiğini, Ödeme emrinde borcun sebebi "cari hesap alacağı bakiyesi 266.971,61 TL" olarak vasıflandırdığını, 25.11.2021 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borca itiraz edildiğini, İtiraz gerekçesi ve nedenleri olarak; İcra takibinde borcun sebebinin "Cari Hesap Alacağı Bakiyesi" olarak gösterildiği, Davalı şirket ile takip alacaklısı arasında Cari Hesap Sözleşmesi bulunmadığı, 6012 sayılı Türk Ticaret Kanunun 89/2 maddesinde Cari Hesap Sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekil şartı getirilmiş olduğu,takip alacaklısının icra dosyasına talep ettiği cari hesap bakiyesi alacağına dair Cari Hesap Sözleşmesini ibraz etmediği ve tebliğ edilmediği, Takip alacaklısının, bunun dışında, alacağını ispatlayacak belgeleri de dosyaya sunmadığı gibi tebliğ de olmadığı, tebliğ olunanın sadece örnek no 7 ödeme emri olduğu, Mevcut olmayan bir Cari Hesap Sözleşmesine istinaden talep olunan Cari Hesap Bakiyesi alacağının (266.971,61 TL) tamamına, ferilerine, özetle icra takibine itiraz etmek gerektiği, İcra Müdürlüğünün, takibi İİK.md.66/1 gereği 26.11.2021 tarihli kararı ile durdurduğu, Davacı ile davalı Şirket arasında 04.01.2021 tarihinde, "..." Sözleşmesi imzalandığı, davalının Alt Yüklenici konumunda olduğunu, İşler’i ifa edeceği kesim .... Bağlantı Yolu KM: 29+579 - 34+493 arası olduğunu, Davacı tarafından beyanın aksine bu Sözleşmede, davalı ile davacı arasında, davacının "uygulamada açık hesap ilişkisi dendiğini beyan ettiği" ilişkinin varlık göstereceğine dair herhangi bir düzenleme olmadığını, Sözleşmenin "Ödemeler" başlıklı aşağıda yer verilen 10.maddesine göre davalının yaptığı işe karşılık her ay ara hakediş tanzim edileceği, davalının ara hakedişe ait faturayı tanzim etmesini takiben davacının (Yüklenici), kendisi tarafından onaylanmış olan hakedişlere ait ödemeleri, varsa Yüklenici’nin Alt Yüklenici nezdinde olan alacakları, cezalar, hasar bedelleri, teminat ve Sözleşme’den kaynaklanan tüm kesintileri düştükten sonra, beher fatura bedelini fatura tarihinden itibaren %50’si 30 gün içerisinde kalan fatura bedeli ise 60 gün vadede ödeyeceğini, Davacı ile davalı arasında yapılan işin bedelinin ödenmesi ve iş sırasında davacı yüklenicinin herhangi bir alacağının doğması halinde bu alacağın ara hakedişler- den kesilmesi sistemine bağlanmış olduğu, bunun dışında davacının tabiri ile açık hesap gibi bir müessese olmadığı, Davacı, hakedişlerle davalıya fazla para ödendiğini de iddia etmediğini, Davalının davacıya gönderdiği 6.7.2021 tarihli ve .... sayılı ve "Sözleşmenin sona erdirilmesi talebidir." konulu yazıda,taraflar arasında imzalanan 04.01.2021 tarihli Sözleşme uyarınca “... Otoyol İnşaatı İşi, Büyük Sanat Yapıları İşleri” alt yüklenici olarak davalı Şirketin yükleniminde olduğu, Sözleşme uyarınca davalı tarafından yapılan işlere karşılık gelen ara hakediş bedellerinin, geçen süreç içinde, Sözleşme’nin 10.Maddesindeki düzenlemelere uygun olarak yapılmadığı, hakediş bedellerinin ödenmesini temin için verilen çeklerdeki vadeler ile birlikte ödeme sürelerinin katlanılamaz boyutlara ulaştığı, davalının bu iş sebebiyle uğradığı zararların daha da arttığı belirtilerek alt yüklenici olan davalının işi sürdürmek için daha fazla öz kaynak artık sağlayamayacağı, hakları saklı kalarak, yazı tarihi itibarı ile kalan az miktardaki imalata devam edemeyeceğinin bildirildiği, Sözleşmenin tasfiyesi için gereğinin yapılması talep edildiğini, Davalı tarafından hazırlanan 6 nolu ve kesin hakediş 26/8/2021 tarihinde imzalanarak davacıya teslim edildiği, işbu kesin hakedişte 124.484,72 TL ala- caklı olduğu, Davacının, bu kesin hakedişde yaptığı herhangi bir değişiklik var ise yapılan değişiklik ile birlikte davalıya herhangi bir gönderide bulunmadığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı anlaşıldığından davacının işbu davasının reddi gerektiğini, Davacının, "takip talebinde ve ödeme emrinde cari hesap sözleşmesinden bahsedilmediğini yalnızca cari hesap alacağından söz edildiğini" beyan etmekte ise de Cari Hesap Sözleşmesi olma- dan cari hesap alacağında bahsedilemeyeceğine göre davacının müvekkilde cari hesap alacağı bulunamayacağını, Her ne kadar "açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine karşın taraflar ara- sındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu olduğu" beyan edilmekte ise de eser sözleşmelerinde tarafların alacak ve borç ilişkisi kesin hakedişin yapılması ile son bulduğunu, Davacının eksiye düşen hakediş bedeli uyarınca talepte bulunabilmesi için sözünü ettiği eksi hakedişte davalının imzasının olması gerektiği, 6 nolu kesin hakedişin davalı tarafından imzalanmış olduğu ve davalının 124.484,72 TL alacaklı olduğu, Hakediş- lerde fatura yerine hakedişin kendisinin geçerli olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE;

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 09/01/2023 tarihli raporda özetle; "Usulünce tutulmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olan ve birbirlerini doğrulayan taraflara ait ticari defterler ve kayıtlarında yer alan kayıt ve işlemlerde; takip ve dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten yapmış olduğu fazla tahsilatlardan ötürü 266.971,61.-TL tutarında bakiye borç kaydının bulunduğu, Davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi ve ... Yapım Sözleşmesinin ..... bentlerinde belirlenmiş ve davacının, davalının sorumluluğunda olduğu anlaşılan bedelleri talep edebileceği, Dosya muhteviyatında taraflar arasında akdedilmiş cari hesap sözleşmesi bulunmamakta olup, kanun gereğince şekil şartının geçerlilik koşulu olması hasebiyle ilamsız icra takibine konu alacağın “Cari Hesap Bakiyesi” olarak değerlendirilemeyeceği, açık hesap olarak değerlendirilebileceği," şeklinde görüş bildirmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 01.03.2023 tarihli ek raporda özetle; "Takdiri ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere,

Davalı tarafın hakedişe ve faturaya itirazının bulunmadığı, tarafların defter kayıtlarının birbirine uyumlu olduğu, davacı tarafın da hakedişi tanzim ve imza ederek eksi tutar nedeniyle yansıtma faturası kesen taraf olduğu değerlendirildiğinde, davacı ... A.Ş.’nin davalı ... A.Ş.' den 266.971,60 TL alacaklı olacağı,

Davalı tarafın itirazları arasında bulunan "Davacının böyle bir alacağının oluşması için değiştirilen hakedişin davalıya tebliği ve süresi içinde davalının haklarını kullanmamış olması gerektiği, davacının deyimi ile eksiye düşürülen hakedişin tebliğ edilmediği," şeklindeki itirazının değerlendirilmesi sayın mahkemeye ait olacağı," şeklinde görüş bildirmiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici davalı ise taşerondur.

Davacı, .... yapımının yüklenicisi olduğunu, davalının ise taşeron olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap olarak süregittiğini, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi 06.07.2021 tarihinde feshettiğini beyanla davalıya fazla ödenen iş bedelinin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise cevabında taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunmadığını, sözleşme kapsamındaki ara hakediş bedellerinin ödenmesi için verilen çeklerin vadeleri ile birlikte katlanılamaz boyuta ulaştığını, davalının 124.484,72 TL alacaklı olduğuna dair kesin hakedişin sunulduğunu, bu miktarda da alacaklı olduğunu, davalının borcu var ise kesin hakedişte kesilmesi gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur.

.... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine 266.971,61 TL cari hesap alacağı bakiyesi olarak ilamsız takip başlatıldığı, davalının ise süresinde taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı beyanıyla asıl alacak ve ferilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 04.01.2021 tarihli birim fiyatlı ... Yapım Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin eki olarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin zikredilmediği ancak 10.3. Maddesinde ...hakediş üzerinde yapılan düzeltmelere Alt Yüklenici'nin bir itirazı olduğu taktirde bu itirazın hakediş raporuna yazara ihtirazi kayıtla raporunu imzalar. Alt Yüklenici hakediş raporunu imzaladığı tarihten itibaren en geç 7 gün içinde itiraz gerekçelerini, mutlaka teklif fiyat esasına, usullere ve sözleşme hükümlerine dayandırmak koşulu ile Yükleniciye sunmak zorundadır. Aksi halde hakediş olduğu gibi kabul edilmiş sayılır..." maddesi bulunmakta olup, taraflar arasında 6 adet hakediş düzenlendiği, 30.06.2021 tarihli 6. Ve son hakedişte davalı tarafından 124.484,72 TL alacaklı olduğuna dair bedelin üzeri çizilerek davacı tarafından -125.272,21 TL yazıldığı, davalı tarafından bu hakedişin itirazsız olarak imzalandığı ve yine davalı tarafından sözleşmenin 06.07.2021 tarihinde "...sözleşmenin uyarınca şirketimiz tarafından yapılan işlere karşılık gelen ara hakediş bedelleri, geçen süreç içinde, sözleşmenin 10. Maddesindeki düzenlemelere uygun olarak yapılmamış, hakediş bedellerinin ödenmesini temin için verdiğiniz çeklerdeki vadeler ile birlikte ödeme sürelerinin katlanılamaz boyuta ulaşmıştır. Bunun sonucunda şirketimizin bu iş sebebiyle uğradığı zarar daha da artmıştır. Alt yüklenici olan şirketimiz işi sürdürmek için daha fazla öz kaynak sağlayamayacaktır..." gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, sözleşmenin davalı taşeron tarafından 06.07.2021 tarihinde feshedildiği ihtilafsız olup, taraflar arasındaki ihtilaf sözleşmenin feshi nedeniyle davacı yüklenici tarafından ortaya çıkacak kesin hesap neticesinde takibe konu miktar kadar alacaklı olup olmadığına yöneliktir, yapılan imalat miktarında, imalatın eksik ya da ayıplı olduğuna , hakedişlere yansıyan imalat miktarının doğruyu yansıtmadığına yönelik bir iddia bulunmamaktadır.

Davalı tarafça, davacının takipte cari hesap sözleşmesine dayanıldığı oysaki taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı savunulmuştur. Uygulamada cari hesap, daha çok tacirlerle bankalar arasındaki borç ve alacak işlemlerinin kalem ve tarih sırasıyla yazıldığı bir hesap biçimidir, .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere, "...

Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz...." şeklinde olup eldeki davada davacı tarafından takipte cari hesap sözleşmesine dayanılmamış, fesih nedeniyle kesin hesaptan kaynaklı olarak davacı talebinin bulunulduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde, mahkememizce taraflar arasındaki tasfiye kesin hesabın çıkartılması bu suretle davacı alacağının yerinde olup olmadığı yönünde bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup alınan kök ve ek bilirkişi raporundan varılan sonuca göre, taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda davcının davalı şirkete fazla ödemesi nedeniyle davacı kayıtlarına göre 266.971,61 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinin de bu kaydı doğruladığı ve borç kaydının olduğu, bu borç miktarının içeriğinin ise davalı namına yapılan ... ödeme toplamının 140.955,45 TL, eksiye düşen fazla ödenen imalat miktarının 125.272,21 TL ile 744,00 TL yargılama masrafına yönelik olup, davalı beyanı aksine 6 nolu kesin hakedişin davacı tarafından kabul edildiği de ispatlamamıştır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmiş, alacak yargılamayı gerektirmekle inkar tazminatının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulü ile .... esas sayılı takibe vaki itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,

2.İcra inkar tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gereken 18.236,84 TL harçtan peşin alınan 3.224,35 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.012,49 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 3.224,35 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.305,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 70,00 TL tebligat ve müzekkeri 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.570,00 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 40.375,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/04/2023 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ....

(e-imzalıdır)

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog