Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar No
K. 2022/871
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ... Esas
KARAR NO: 2022/871
DAVACI: ... (T.C....) -
VEKİLİ: Av. ... ..
DAVALI: 1- ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - [..

Av. ... - ...

DAVALI: 2- ... (T.C....) - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...

Av. ... - [..

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/08/2019
KARAR TARİHİ: 07/10/2022
YAZIM TARİHİ: ..

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; davacı şirket ile davalılar arasında ticari ilişki söz konusu olduğu, taraflar arasında sözlü olarak mal alışverişi yapıldığı, davacı gönderilecek mallara karşılık borçluya seri olarak 05/11/2018 tanzim 30/03/2019 vade tarihli,3.000,00 TL bedelli, 05/11/2018 tanzim, 30/04/2019 vade, 3.000,00 TL bedelli, 28/09/2016 tanzim, 30/05/2017 vade tarihli, 3.000,00 TL bedelli, 05/11/2018 tanzim, 30/04/2019 vade 3.000,00 TL bedelli senetleri verdiği, daha sonra davacı hakkında Adana 11. İcra Müdürlüğünün ... esas, Adana 11. İcra müdürlüğünün ... esas, Adana 11. İcra müdürlüğünün ... esas numaralı dosyaları ile takip başlatıldığı, davacının davalıdan belirli dönemlerde mal aldığı ve bunların bedelini ödediği, bunun muhasebe kayıtlarının incelenmesi neticesinde görüleceği, bu nedenle 13.321,00 TL yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; davacı tarafın açmış olduğu Menfi tespit davasının ticari bir ilişkiden doğduğu, dava konusu Bonolara ilişkin yapılan işin, Ticari iş niteliğinde olduğundan ticari davalarda açılmadan önce 01.01.2019 tarihinden itibaren arabulucuya başvurmanın kanuni zorunluluk olduğu, davacı tarafın arabuluculuk sürecini tamamlamadan iş bu davayı açtığı, davacı tarafından,dava şartı olan, Arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılan iş bu davasının dava şartının yokluğundan reddinine karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkememizce verilen 08/07/2020 tarihli karar ile davanın usulden reddine karar verildiği, karar davacı vekili tarafından istinaf edildiği, dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderildiği, daire tarafından verilen ... esas ... karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılarak yeniden incelendi; Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile;

Dava konusu bonanun davacı tarafından davalıya teslim edildiğine göre bono sebebiyle davalının alacaklı, davacının ise borçlu olduğu görülmekle birlikte taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu senetlerin davalı defterinde davacı tarafa ait hesap için alınmadığı, 2018 yılından itibaren taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı tarafın eşi dava dışı ... üzerinden devam ettiği, bu bağlamda uyuşmazlık konusu çeklerin davacı tarafın dava dışı eşi ... adına verildiğinin kabul edilmesi gerekeceğini, davalı yasal defterinde, dava dışı ...'den 10.03.2018 tarihinde 24.000-TL. bono tahsil edildiğinin görüldüğü, ancak tahsil edilen senetlerin vade tarihi yazılmadığı için uyuşmazlık konusu bonoların içinde olup olmadığını kesin olarak söylenmesinin mümkün olmadığını, davalı yasal defterlerinde takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacı ...'ten alacağının olmadığı ve davalı şirket 2018 yılından sonra davacı ile ticaretin eşi ... üzerine devam ettiği ve takip tarihi itibari ile dava dışı ...'den ise 13.135,29-TL. alacağının göründüğünü, davacı tarafin davalı ... adına verdiği bonolar için davalı şirket ile aralarında ne tür bir ilişki olduğunu açık ve net olarak göslerir bir belge sunmamış olduğundan uyuşmazlık konusu davalı ...'ya ait olan 28/09/2016 tanzim 30/05/2017 veade tarihli 3.000,00 TL ile 30/03/2019 vade tarihli 3.000,00 TL bedelii bonoların taraflar arasında yapılmış kayıt dışı ticaret nedeniyle verilmiş olabileceği öte yandan davalı ...'ya ait da yasal defter sunulmamış olduğunu, bu bağlamda uyuşmazlık konusu bonolar için davacı tarafın iddiasının ispatının değerlendirilmesi mahkemeye ait olacağı kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti aleyhine 05/11/2018 tanzim, 30/01/2019 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli bono ve 28/09/2016 tanzim 30/05/2017 vade tarihli 3.000,00 TI bedelli bono için asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.035,99 TL üzerinden 19/02/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

Adana 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 05/11/2018 tanzim 30/03/2019 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli bono bono için asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.252,04 TL üzerinden 16/05/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip ve davaya konu üç bononun incelenmesinde, davacı tarafından keşide edildiği, lehtarının davalı olduğu, 3.000,00.TL bedelli olduğu ve "malen" kaydı ile düzenlendiği anlaşılmıştır.

Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2019 tarih 2017/3521 E., 2019/1844 K. Sayılı kararı da bu yöndedir.) Öte yandan davalı alacaklı senedi talil eder yani senette belirtilen düzenlenme sebebini değiştirir ise ispat yükü alacaklıya geçer. Somut olayda her iki tarafta dava konusu senedin, davalı ile mal alışverişi karşılığında davacı tarafından davalıya verildiğini kabul ettiğinden, yani senedin düzenlenme sebebi olan "malen" kaydını değiştirmediğinden, senetten dolayı borçlu olmadığını ispat yükünde bir değişiklik olmayıp, davacı borçlu olmadığını ispatlamak zorundadır.

İspat yükünün davacıda bulunduğu, senede konu malların malen yazılmasına rağmen teslim edilmediği iddasına yönelik davacı tarafça yazılı delil ibraz edilmediği, davacı defterlerinde taraflar arasındaki ticari ilişki tam olarak tespit edilemediğinden ve yine davacı taraf delil olarak yemin deliline de dayanmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

Açılan davanın REDDİNE,

Karar tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL maktu red karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 227,49 TL harcın mahsubu fazla yatırılan 146,79‬ TL'nin istek halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davalılar vekillerinin sarf ettiği emek ve mesaisi dikkate alınarak 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, İlişkin taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar usulen açıkça okunup anlatıldı. Katip ... ✍e-imzalı Hakim ... ✍e-imzalı

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog