11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4833 E. , 2024/1206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali/butlanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, davalı şirketin 4800 paya ayrılmış olan hisselerinin % 32 oranındaki payına sahip olduklarını, şirketin 08.06.2017 tarihli genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönündeki 7 no'lu kararın iptalinin gerektiğini, zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullandıklarını, ayrıca bilanço ve gelir tablolarının kabulüne ilişkin 4 no'lu, yönetim kurulu faaliyet raporunun kabulüne dair 5 no'lu ve 2016 yılı kârının dağıtılmamasına ilişkin 6 no'lu kararların yasa, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve gerçeği yansıtmadıklarını, müvekkillerinin haksız yere kâr payından mahrum bırakıldığını ileri sürerek, davalı şirketin 08.06.2017 tarihli genel kurulunda alınan 4, 5, 6 ve 7 no'lu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; söz konusu genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin ibralarının ayrı ayrı oylandığını, üyelerin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, bir yönetim kurulu üyesinin diğerinin ibrasında oy kullanmasına ise yasa gereği engel bir durumun bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; 08.06.2017 tarihli 2016 yılına ait genel kurul kararının 7 nci maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurul kararının iptaline, yine aynı tarihli genel kurulda alınan 4, 5 ve 6 no'lu kararların iptali/butlanı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurulda 4, 5 ve 6 no'lu kararlara karşı ret oyu kullanılıp, bunların tutanağa geçirildiğini, kimin tarafından olumsuz oy kullanıldığının toplantı tutanağında belirtilmemesi durumunda muhalefet şerhinin aranacağını, oysa somut olayda olumlu olumsuz oyların kime ait olduğunun açıkça belirtilmiş olduğunu, dolayısıyla ayrıca muhalefet şerhine gerek olmadığını, mahkemenin esasa yönelik yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, bu anlamda bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek, hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ayrı ayrı yapılan oylamada yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını, bir yönetim kurulu üyesinin diğerinin ibrasında oy kullanmasına ise yasa gereği engel durumun bulunmadığını, aksi yorumun şirket yönetim kurullarının büyük ölçüde ibra edilemeyeceği sonucunu doğuracağını belirterek hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık hallerinin ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı Kanun'un 446'ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesinin gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımayacağı, somut olayda, davacı tarafça, genel kurul toplantısında 2016 yılı bilanço ve gelir tablosunun tasdikine ilişkin 4 no'lu, 2016 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun onaylanmasına dair 5 no'lu ve 2016 yılı kârının dağıtılmamasına ilişkin 6 no'lu kararlara karşı muhalif kalınarak muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesinin söz konusu olmadığı, bu kararlar yönünden dava şartının gerçekleşmediği, yine anılan kanunun 436 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince de yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi diğerlerinin ibrasında da oy kullanamayacakları, somut olayda ise kendi ibralarında oy kullanmayan yönetim kurulu üyelerinin diğerinin ibrasında oy kullandığı, yönetim kurulu üyelerinin oyları çıkarıldığında ise kalan oyların ibra için karar nisabını sağlamadığı açık olup, mahkemenin bu kararın iptaline yönelik vermiş olduğu kararında da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibralarında oy kullanmalarında bir sakınca bulunmadığını ileri sürerek, aleyhlerine olan hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; olumsuz oyun kimin tarafından kullanıldığının anlaşılması durumunda muhalefet şerhinin bulunmasının şart olmadığını, talepleri reddedilen genel kurul kararlarının şirket kayıtlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın reddine ilişkin kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.