11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/4657 E. , 2024/1249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın müvekkili şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalı şirketin, müvekkilleri aleyhine, keşidecisi müvekkili ..., avalisti müvekkili şirket olan 300.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, müvekkili şirketin bakanlık teşvikli bir inşaat projesi yapmayı planladığını ve bu projede kullanacağı muhtelif inşaat malzemelerini davalı şirketten temin etmek istediğini, bu uğurda taraflar arasında 12.08.2017 tarihinde bir anlaşma yapıldığını ve davaya konu bononun, bu ilişkinin teminatı olmak üzere keşide edilip davalı şirkete verildiğini ve senedin arka yüzüne de açıkça teminat olduğunun yazıldığını, sonraki süreçte sözü edilen inşaat projesinin yapılamadığını ve bu nedenle de davalı şirketten herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, müvekkillerin davalı şirkete güvenerek senedi iade almadıklarını, mallarına haciz konulması üzerine davalı şirketin, senedin arka yüzünde yazılı olan "teminattır" yazısını kesip ortadan kaldırarak senedi takibe koyduğunu öğrendiklerini, bu durumun çıplak gözle dahi fark edilebildiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde taraflar arasında bono verilmesini gerektirecek bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edileceğini ileri sürerek müvekkillerin davaya konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında davacının iddia ettiği amaçla yapılan bir anlaşma bulunmadığını, senede teminat olduğuna dair bir ibare yazılmadığını ancak yazılmış olsaydı bile bu durumun senedin mücerretlik vasfını etkilemeyeceğini, keza senedin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının da bedelsiz olduğu anlamına gelmeyeceğini savunarak davanın reddini ve alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senedin ihdas nedeninin senet metninde gösterilmediği, davacının senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği ancak senedin teminat senedi olduğuna ilişkin yazılı delil ve bir belgenin bulunmadığı, senedin başka bir kısmına teminat kaydı düşüldüğüne ve bu kısmın kesildiğine dair iddianın inandırıcı görülmediği, bilirkişi raporunda, dava konusu bononun tarafların ticari defterlerinde yer almadığı, bono tutarında hiçbir mal alışverişi yapılmadığı, para giriş-çıkışı olmadığı ve bonoya ilişkin herhangi bir ödemeye de rastlanılmadığı bildirilmiş ise de kambiyo senetlerinin tacir olan tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmaması sonuca etkili olmayıp, kambiyo senedini de hükümden düşürmeyeceği, takibe konu senedin teminat senedi olduğu davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve asıl alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın taraflarının tacir olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesi ile cari hesap uyuşmazlığı noktasında yoğunlaştığını, kambiyo senedinde soyutluk ilkesi ise, taraflar arasındaki senedin tanzimine sebep olan asıl borç ilişkisinin (temel borç ilişkisi) senetten anlaşılmasına imkan bulunmayan evrak olduğu tarifinden anlaşıldığını, davacı yanın satış akdi ilişkisi nedenine karşılık, davalı yanın akdi ilişki bulunmadığı açıklaması dahi tek başına senetten ötürü alacağının olmadığının kanıtı için yeterli olduğunu, dava konusu icra inkar tazminatı kararına ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin hükümde ise çok açık şekilde yasaya aykırı karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.