11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/5286 E. , 2024/1370 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekiline ait başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 22.07.2013 tarihi öncesine dair ticari ilişkisi olup karşılıklı olarak tanık huzurunda tutanak başlıklı bir belge düzenleeyrek ticari ilişkilerine son verdiklerini, tanık huzurunda 3 nüsha olarak düzenlenen 22.07.2013 tarihli sözleşmeye göre davalının 17.03.2014 tarihine kadar ...'a 520.000,00 dolar ödenmesinin kararlaşltırıldığını, sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarın ödenmemesi üzerine Bakıkröy 6. İcra müdürlüğü'nün 2014/4057 E. sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın hakszı olduğunu zira tarafların ve tanığın imzasını taşıyan 3 nüsha olarak hazırlanmış belgenin her bir tarafta birer nüshasının bulunduğunu, sahtelik ve tahribat iddialarının yerinde olmadığını, davalı taraf ve talepte bulunan nüshanın elde edilerek incelenmesi ve tanığın dinlenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yetkilisi olduğu şirket ile müvekkilinin şirketi arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu, davacının aralarındaki ilişkinin bozulması akabinde sürekli müvekkilinin tehdit ettiğini, müvekkilinin ise tehditlerden kurtulmak amacıyla tutanak isimli belgede adı geçen şahit huzurunda anlaşmaya varıp 100.000,00 dolar karşılığı çek verdiklerini ve buna ilişkin kesilen faturalar bulunduğunu, bu kayıtların hesapları sıfırlamak adına tutanak ile eş zamanlı olduğunu, bu işlemler akabinde anılan tutanağın düzenlendiğini, tutanağın iki nüsha olarak tanzim edilip ikisinin de şahitte kaldığını, imza atarken tutanakta karşılıklı borçların bittiğinin ve şahit de dahil isimlerin yazılı olduğunu, takip konusu tutanağa 520.000,00 dolarlık borç ihdas eden son cümlenin sonradan eklendiğini, kendisinin tutanağı imzalarken böyle bir iradesi bulunmadığını, bu eklentinin metnin ruhuna aykırı olduğunu, somut olaya ilişkin verilen takipsizlik kararına itiraz edildiğini, zira orada yapılan bilirkişi incelemesinin grafoloji uzmanlarınca yapıldığını, tutanak şahidinin davacıdan taraf olduğunu, korkutma eylemlerinin içerisinde bulunup menfaat elde ettiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, harcın 520.000,00 doların dava tarihindeki TL karşılığı üzerinden yatırılması gerektiğini savunarak davanın reddi ile müvekkilleri lehine tazminat hükmü kurulmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "şu kadar ki ... Rusya'daki ticari ortaklığından ...'a 520.000 USD borcunu 17/03/2014 tarihine kadar ödeyecektir." yazısının kendinden önce gelen yazılardan satır hizası, konum itibariyle farklılık arz ettiği, yine kendinden önce gelen yazıda kullanılan toner ile bu kısımda kullanılan tonerin farklılık gösterdiği, bu yazıların belgeye sırası dahilinde ve eş zamanlı olarak yazılmamış olduğu, sonradan ilave edilmiş olduğu, bu kısmın tarafların iradelerine uygun olarak imzaladıkları belgeye sonradan ilave edilmesi nedeniyle davalının iradesini yansıtmadığından bu ilave kısımla ilgili davalının sorumlu olmayacağı, davacı tarafça davalının cevap dilekçesinde belgede imzası bulunan ...'in bulunduğu kabul ettiğini ve Adli Tıp Enstitüsü raporunda da şahit ismiyle eklendiği belirtilen yazının aynı karakterde ve aynı yazıcıdan çıktığı belirtilmiş ise de bu durumun neticeye etkili olmayacağı, şahidin isminin olduğu yazı karakteri ve yazıdan ekleme yapılarak çıktı alınması da mümkün olduğu, yazı içeriğine göre de eklenen ibarenin anlam bütünlüğüne uymadığı, davacının tutanaktaki ibarenin sonradan eklendiğini bilebilecek durumda olup, davalıya karşı icra takibi başlattığı, takibin başlatılmasında davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 232.097,91 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatının hukuka aykırı olduğunu, davalıya ait imzanın tutanakta eklenti olduğu belirtilen yazıdan sonra atıldığını, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki ifadeye göre davalı imza attığı anda tutanakta tanık adının da bulunduğunu, tanık adı ile eklenti olduğu belirtilen ibarenin aynı anda yazıldığını, bu iki yazının benzer özellikler taşıdığının dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, tanık dinletme taleplerinin ilk önce kabul edilip son celse de bu karardan dönülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine dayanak 22.07.2013 tarihli belgedeki "şu kadar ki ... dosyadaki ticari ortaklığında ...'a 520.000 USD borcunu 17/03/2014 tarihine kadar ödeyecektir." yazısının, kendinden önce gelen yazılardan satır aralığı, konum itibariyle ayrıca spektral (tonerden kaynaklanan) farklılık arz ettiği, bu yazıların belgeye sırası dahilinde ve eş zamanlı olarak yazılmayıp, sonradan ilave edildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu ilave kısımla ilgili davalının sorumlu olmayacağı, söz konusu belgede "Şahit ..." yazısında da aynı farklılıkların bulunmasının neticeye etkili olmayacağı, şahidin isminin yazılı olduğu yazı karakteri ile yazıya ekleme yapılarak çıktı alınmasının da mümkün olduğu; ayrıca yazı içeriğinde yer alan eklentinin anlam bütünlüğüne uymadığı, senede karşı ileri sürülen iddiaların ancak yine senetle ispatlanabileceği, davalı tarafça tanık dinlenmesine muvafakat edilmediği de dikkate alındığında, mahkemece ileri sürülen iddiaların mahiyetine göre tanık dinlenmemesinin yerinde olduğu, davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı, bu hali ile mahkemece gerek davanın reddine karar verilmesi gerekse davacının, belgedeki söz konusu ibarenin sonradan eklendiğini bilebilecek durumda olduğu gözetilerek davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğu, ancak mahkemece davalı lehine karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen dava değeri üzerinden 73.417,13 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, gerekçesi de açıklanmaksızın eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 232.097,91 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.