Esas No
E. 2021/338
Karar No
K. 2021/338
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2021/338 K. 2021/338 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2021/338, K. 2021/338, T. 12.09.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2021/338
Karar No
2021/338
Karar Tarihi
12.09.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/338 Esas - 2023/534

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO: 2021/338 Esas
KARAR NO: 2023/534
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: ....
VEKİLLERİ: Av. ....

Av. ....

Av. ....

Av. ....

DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/06/2021
KARAR TARİHİ: 12/09/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 02/10/2023
DAVA:

Demiryollarında ... faaliyeti yürüten müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş. arasında ....

13.maddesine istinaden ortaya çıkacak sorumlulukların teminat altına alınabilmesi amacıyla Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi düzenlendiğini; bu amaçla 01/06/2019-01/01/2021 tarihleri arasında ... numaralı poliçenin imza altına alındığını; bu tarihler arasında teminat kapsamında birçok olay meydana geldiğini ve bu olaylar ile ilgili olarak davalı şirkete defalarca bildirimler yapıldığını; ancak davalı şirketin zararları tazmin etmediğini, ortaya çıkan zararların müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını; dava dilekçesindeki listede yer alan olayların müvekkil şirketin faaliyetlerini gerçekleştirirken altyapı işletmecisi konumunda olan ......vermiş olduğu altyapı hasarlarına ilişkin olduğunu; talep edilen alacak miktarına konu olayların teminat kapsamında bulunduğunu; nitekim poliçenin;

3.maddesinin “Bu sigorta, poliçe sahibinin tren işletmeciliği faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusuru olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararları tazmin eder.” şeklinde olup bu durumda olaylardaki zarar gören ...

3.kişi konumunda olduğunu;

3.kişinin kusurunun olup olmaması zararın ödenmesinde de bir önem ihtiva etmediğini;

5.maddenin “Raylı araçlar, istasyon ve altyapı tesislerine gelebilecek zararlar teminata dahil edilmiştir.” şeklinde olup talep edilen olaylarda, zarar gören altyapı işletmecisi ... ait olan altyapıya zarar verildiğini; bu nedenle talep edilen olaylar kapsamındaki zararlar teminat kapsamında olduğunu;

7.maddesinin “...., ulusal ağda demiryolu altyapı işletmeciliği yapan kurumlar, bunların çalışanları, yöneticileri ve taşeronlarının, işletenin demiryolu işletmeciliği faaliyetlerinden kaynaklanan zarar talepleri poliçe teminatı kapsamındır.” şeklinde olup demiryolu tren işletmecisi olan müvekkili şirketin vermiş olduğu zararın, demiryolu altyapı işletmecisi olan zarar gören ... tarafından talep edilmesi durumunda bu talebin teminat kapsamında olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olduğunu; müvekkili şirketin faaliyetlerini yürütürken demiryolu altyapısına zarar verdiğini ve zarar gören konumunda yer alan taraf olan ... (demiryolu altyapı işletmesi), meydana gelen 40 olayda toplam 17.824.647,94-TL ödendiğini;

Bu kapsamda tarafımızca ödenen tutarlar için 01.06.2019-01.01.2021 dönemi ... numaralı poliçe kapsamında her bir olay için şimdilik talep edilen miktarlar dilekçede tabloda belirtildiğini; müvekkilinin meydana gelen zararlara ilişkin zarar görene 17.824.647,94-TL ödediğini ve bu zararlara ilişkin olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.196.297,48-TL’nin her bir tutar için olay tarihlerinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini; bu sebeple, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik her bir talep için olay tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte toplam 4.196.297,48 TL'nin tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davacı ...’ın işbu dava ile ...'ye kendisi tarafından verilen zararların sorumluluk poliçesi nezdinde kendisine ödenmesini istediğini ve ...'nin 3. şahıs olduğunu iddia ettiğini; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde yer verildiği üzere "... A.Ş. ..."nün davacı konumunda olduğunu, davanın ... A.Ş. tarafından açılması gerekirken ... tarafından açıldığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddini talep etiklerini; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını; bu halde davacının alacağını kısmi olarak dava ettiği anlaşılacağını; dava dilekçesinin HMK m.119’a aykırı olduğunu; ... Anonim Şirketi (... A.Ş.)’nin .... numaralı 3. Şahıs Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 01.06.2019 - 01.01.2021 tarihleri arasında, poliçe genel ve özel şartları ve ekli klozları dahilinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu; işbu poliçe uyarınca 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası (3. ŞMSS) kapsamında, üçüncü şahıslara verilecek zararlar sigorta himayesine dahil edildiğini; somut uyuşmazlıkta önem kazanan hususun 3. Şahıs (kişi) kavramı olduğunu, davacının her ne kadar davaya konu hasarlarda zarar gören ...'nin, 3. Şahıs konumunda olduğunu iddia etse de ... davacı ile müvekkili şirket arasında akdolunan poliçede 3. şahıs olmayıp davaya konu taleplerin sigorta konusu kapsamında olmadığını; ...’nun (...) 3. Şahıs olmadığını; ... İle ... arasındaki hukuki yapı incelendiğinde 3. ŞMSS poliçesi kapsamında birbirlerine karşı 3. Şahıs sayılamayacaklarını, ...'nin ... A.Ş.’nin, ...'nin bağlı ortaklığı olduğunu; ... A.Ş.’nin sermayesinin tamamının ...'ye ait olduğunu; ...’ın kuruluş KHK'sı uyarınca hukuken bağımsız bir statü çizmekte ise de, yönetimsel ve ekonomik anlamda tamamen ...'ye bağlı bir yapıda olduğunu, şöyle ki; ... A.Ş.'nin sermayesinin 2.400.000.000,00 TL değerinde olduğunu ve bu sermayenin her biri 0,01 TL değerinde 240.000.000.000 paya ayrıldığını, ... A.Ş'nin tek ortak kuruluşunun ve tek ortağının "..." olduğunu; ... A.Ş.'nin tüm hisselerinin ve devredilen ayni varlıkların tamamının ...'ye ait bulunduğunu; bu halde ... A.Ş. tarafından ...'ye yapılan ödeme ile ... A.Ş.nin malvarlığında meydana gelen azalmanın, ...'nin mal varlığında artışa sebebiyet vereceğini; konu uyuşmazlıkta zarar gördüğü iddia edilen ... ile sigortalı ... A.Ş. arasındaki hukuki yapı incelendiğinde her iki kurumun bir olduğunu, yönetimde söz sahibi olan hakim ortaklarının aynı olduğunu, aralarındaki hukuki ilişki çerçevesinin teknik şartnamelerle ... tarafından çizildiğinin sabit olduğunu; 1 Ocak 2017 senesinde ... A.Ş. faaliyetlerine başlayana kadar ... tek bir işletme iken 2017 senesi itibari ile ...’nin kendi içinde ikinci bir şirket kurduğunu; işbu davada ise ... içerisinden 2. Bir şirket olarak kurulan ...’ın, ...'nin 3. kişi olduğu iddiası ile sorumluluk poliçesinden tazminat talep edildiğini; bu şirketlerin aslında özdeş olduklarını; şirketlerin işletme faaliyetlerinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olup şirketlerin aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut verdiğini; her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda büyük ve derin bir kesişme bulunduğunu; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluştuğunu, nitekim birinin diğerinin tek ortağı olduğunu, ayrıca üçüncü kişiler nezdinde oluşan bu algı neticesinde ticaret yaparken aynı işletme oldukları izlenimi oluştuğunu, ...'nin kendine has dava dışı gerekçelerle, kendi içinde yarattığı şirketi; bu kargaşanın içerisinde bağımsız ayrı bir şirket gibi göstermeye çalışmasının TMK'nın 2. Maddesine (dürüstlük kuralına) aykırılık teşkil ettiğini; bu gibi durumlarda TMK'nin 2/2 maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması nedeni ile tüzel kişilik perdesinin arkasındaki gerçek duruma göre bir sonuca varılmasının gerektiğini; tüzel kişilik perdesi aralandığında her iki şirketin/kurumun bir olduğunun açıkça görüleceğini; bu halde ... İşletmesinin ... A.Ş. karşısında üçüncü kişi olmadığının tespiti ile tüzel kişilik perdesinin aralanması ve gerçek duruma göre karar verilmesini talep ettiklerini; 2016 yılında değişen ... Ana Statüsü'nün 5. maddesinin s bendi ile ...’ye; sigortacılık mevzuatına aykırı olmamak üzere sigortayla ilgili işlemleri yapma veya yaptırma, sigorta acenteliği ve her türlü ekspertiz işlemlerini yürütme ve dahili sigorta fonu kurma yetkisi verilmiş ve bu madde uyarınca Dahili Sigorta Fonu kurulduğunu, ardından 2017 yılında ... tarafından "... A.Ş. " yayımlandığını ve Yönerge'nin 10. maddesinde Dahili Sigorta Fonu'na yer verildiğini, kendi kendini sigorta olarak tanımlanabilecek Dahili Sigorta Fonu ile (diğer adı ile iç sigorta) ... bünyesinde, bütçeden pay ayrılarak sigorta kuruluşlarından sigorta satın almaksızın, oluşacak risklerin üstlenildiğini, dahili Sigorta Fonu'nun kaynağının ... ve ... İşletmesi tarafından sağlandığını, ...’nin, sigortaya yönelik tüm işlemleri kendi bünyesinde kurduğu ‘Dahili Sigorta Fonu’ üzerinden yürüttüğünü, Sigorta Yönergesi uyarınca tren yoluyla seyahat edenlere ödenecek maddi-manevi tazminatlar, olası kazalarda demiryollarında çalışan personele ödenecek tazminatlar; trenlerin, binaların uğrayacakları maddi zararlara kadar sigorta ile ilgili tüm tazminat ve hasar ödemelerinin Dahili Sigorta Fonu’ndan karşılanacağını, kuruma karşı açılacak tazminat davaları da yine bu fondan karşılanacağını, ilgili fon nedeni ile dava konusu edilen vagon ve sair zarar gören varlıkların müvekkili şirket nezdinde sigorta ettirilmediğini, davacının, sigorta ettirmediği, sigorta şirketine prim ödemediği, riskini bizzat kendisinin üstlendiği ve fondan karşılanması gereken zararını 3. ŞMSS poliçesinden talep ettiğini; ...'nin, ... A.Ş. Karşısında 3. Şahıs olmadığı ve davaya konu taleplerin 3. ŞMSS poliçesinden değil, ... tarafından kurulan Dahili Sigorta Fonundan karşılanmasının gerektiğini, kaldı ki ... A.Ş. bünyesinde bütçeden pay ayrılmak sureti ile oluşturulan fon kapsamında yaptırılan dahili sigortanın bedelinin 3. Kişi olduğu iddia edilen ... tarafından karşılandığını, bu halde ... A.Ş.nin dahili sigorta fonunun kaynağı ... iken, ...’nin artık poliçe ilişkisinde 3.kişi olup/olamayacağı davacının kendi Yönergesi ile sabit olduğunu; Genel Şartlar madde 3.A.8.A. hükmü uyarınca da talebin teminat dışı olduğunu;

3.A.8.a. gereğince,”Üçüncü şahıslara ait olup iare (ödünç), icar (kira) veya tevdi (verme, bırakma) sebepleriyle veyahut muhafaza, nakil, tamir edilmek veya işlenmek üzere veya diğer herhangi bir maksatla sigortalının, aile efradının veya müstahdemlerinin ellerinde veya nezaretleri altında bulunan malların uğrayacağı zarar ve ziyandan doğan talepler.” teminat dışında kaldığını; kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davacının iddiası doğrultusunda ...'nin, ... karşısında 3. Kişi konumunda olduğunun kabulü halinde dahi 3. ŞMSS madde 3.A.8.a bendi uyarınca da davacının talepleri teminat dışı olduğunu; ...’nin tren hattının sahibi olduğunu, tren hattında yük ve yolcu taşımacılığının ... tarafından yapılmaktadır. ..., rayların işletilmesini ... A.Ş.'ye vermiştir. Raylarda nakil işlemleri ... tarafından yapılmaktadır, rayların tamirinden yine ... sorumludur, keza raylar yine ... tarafından işletildiğini; genel şartlar uyarınca üçüncü şahıslara ait malların sigortalıya "verilmesi" dahi gerekmeyip sigortalının "nezareti altında olması"nın yeterli görüldüğünü; bu halde ... A.Ş. ile ... arasındaki ilişki genel şartların 3.A.8.a maddesinde sayılan hallerin birden çoğuna ve hatta hepsine girmekte olup davaya konu taleplerin kapsam dışı olduğunu; yine 6461 sayılı Kanun uyarınca ... A.Ş.'nin personeli, aracı, yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan her türlü diğer araç, gereç ve cihazlarının ... İşletmesi tarafından ... A.Ş.'ye devredildiğini, bu halde genel şartlar uyarınca davacının iddia ettiği şekilde ... bir an için 3. şahıs kabul edilecek olsa dahi öncelikle tevdi akabinde her ne maksatla olursa olsun sigortalının elinde yahut nezaretinde bulunan raylara ve altyapı işletmesine verilecek zararların genel şartların yukarıda alıntılanan maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu; davacının, dava dilekçesinde teknik şartname uyarınca düzenlenen poliçe özel şartlarında yer alan 7. madde uyarınca davacı şirketin vermiş olduğu zararın ... tarafından talep edilmesi halinde zararın teminat kapsamında olduğunu iddia ettiğini; ŞMSS Poliçe Özel Şartları - Madde 7:”.... ulusal ağda demiryolu altyapı işletmeciliği yapan kurumlar, bunların çalışanları, yöneticileri ve taşeronlarının, işletenin demiryolu işletmeciliği faaliyetlerinden kaynaklanan zarar talepleri poliçe teminatı kapsamındadır." Denildiğini, davacının bu iddiası, ilgili genel şart ve maddenin hatalı yorumlanmasından kaynaklı olduğunu, öncelikle ilgili maddede davacının iddia ettiği şekilde demiryolu altyapı işletmesinin "talep eden konumunda" olmasının kastedilmediğini, madde ile anlatılmak istenenin; "demiryolu altyapı işletmeciliğinin de faaliyetinden kaynaklı bir zarar doğarsa" bunun da "talep edenin" 3. Kişi olması kaydı ile teminat kapsamında olduğunu, maddede kastedilen: Şayet 3. kişi "demiryolu altyapı işletmecisinin" faaliyetinden kaynaklanan bir zarara uğrarsa, bu halde poliçenin bu zarar taleplerini de teminat kapsamına aldığı olduğunu, yani yalnızca ...'ın demiryolu işletmeciliği faaliyetlerinden değil, demiryolu altyapı işletmecisinin de (...) demiryolu faaliyetinden kaynaklanan bir zararın 3. Kişilere karşı teminat kapsamına alındığı hususu olduğunu; yine 3. ŞMSS poliçesi özel şartlarının 5. maddesinde “raylı araçlar, istasyon ve alt yapı tesislerine gelebilecek zararlar teminata dahil edilmiştir” düzenlemesi mevcut olduğunu, iş bu madde ile teminata dahil edilen zararlar adına kastedilenin ...'ye değil;

3.şahıslara ait olan raylı araçlar, alt yapı tesisleri ve istasyonlar olduğu ve gerçekten 3. Şahıslara ait olan alt yapıdaki zararlar olduğunu, bunun yanı sıra, bir an için ilgili özel şart maddesinin, davacının iddia ettiği şekilde yorumlansa dahi; bilindiği üzere sigorta hukukunda genel şartların düzenlenme şekilleri ve teminat dışı hallerin kapsamı bakımından teminat dışı halin ek teminat ile poliçe kapsamına alınıp alınmadığının önem arz edeceğini genel şartlar madde 3-A gereğince, üçüncü şahıslara ait olup, iare, icar veya tevdi sebepleriyle veyahut muhafaza, nakil, tamir edilmek veya işlenmek üzere veya diğer herhangi bir maksatla sigortalının, aile efradının veya müstahdemlerinin ellerinde veya nezaretleri altında bulunan malların uğrayacağı zarar ve ziyandan doğan talepler maddesinin hilafına anlaşma yoksa teminat dışı hallerde sayılmadığı ve bu sebeple evleviyetle teminat dışı olduğu, buna aykırı sözleşmeye bir hüküm getirilmesinin mümkün olmadığını; davacı ile müvekkili şirket arasında akdedilen poliçede "..." üçüncü kişi olarak anılmadığını, bu hususu izah etmek adına davacının davaya konu 40 hasardan, 16.02.2020 tarihli kazasında yer alan poliçe ve sözleşmeden yola çıkılacağını, şöyle ki: Dava dışı özel şirket olan ... Demiryolu Taş. Ve Dep. A.Ş. İle ... arasında yurt içinde vagon taşımacılığı yapılması için ...'ye ait 690 adet vagonun demiryolu altyapı ağında kullanılması adına anlaşma yapıldığını, ... firmasının, 16.02.2020'de raydan çıkan (deray eden) vagonların sahibi olduğunu, davacı tarafından yurtiçi vagon eşya taşımacılığı adına ... Demiryolu ... ve ... A.Ş. ile ... hatlarında diğer şahıslara ait yük ve vagonların işletilmesine dair sözleşme akdedildiğini ve iş bu sözleşme (madde 16.1.)’de "sözleşmeye konu vagonlar, poliçenin ...'ça belirlenecek teminatlar ile özel koşulları taşıması kaydı ile sigorta ettirilmek zorundadır." maddesini haiz olduğunu, sözleşmenin işbu ilgili maddesi (madde 16.1) uyarınca ... Demiryolu ... ve ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında akdedilen 34781826/6 poliçe numaralı 3. Şahıs Sorumluluk Sigorta Poliçesi özel şartlarında ... A.Ş. Hususi olarak 3. Şahıs addedilecektir şeklinde madde eklendiğini; iş bu davaya konu sigorta poliçesinde de şayet ...

3.Şahıs addedilecek olsa idi poliçede bu hususun belirtilmesinin gerektiğini; ... ile ... A.Ş. arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu ve davacının taleplerinin teminat dışı olduğunu; Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları - Madde 3.A.2. gereğince, “Bir mukavelenin ifasına veyahut hususi bir anlaşmaya dayanıp sigortalının kanuni mes'uliyet ölçüsünü aşan mutalebeler.”in teminat dışı oluğunu; ... A.Ş. ile ... arasında sözleşmesel ilişki olması nedeni ile davaya konu taleplerin bu madde uyarınca da teminat dışında kaldığını, ... raylarının, alt yapısının; işletmesini ve kullanımını ...'a devrettiğini, iş bu akdi ilişki neticesinde hattın bakımını, masraflarını ... A.Ş. üstlendiğini, ...’ın, ...'nin alt yapısını, raylarını gerek sözleşmeden gerekse kanundan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri ile kullandığını, bu sözleşme ilişki karşısında hissedarlıktan da bağımsız olarak sözleşme ilişkisi nedeni ile talebin bir kez daha teminat dışı olduğunu, kaldı ki sözleşmeye aykırılık nedeni ile meydana gelen zararlar 3. şahıs mali sorumluluk sigorta himayesi kapsamına girmeyecektir. ... A.Ş.nin sözleşmeye aykırılık teşkil eden fiillerinin, haksız fiil boyutuna varmadığı müddetçe bu poliçenin kapsamına girmeyeceğini, 3. ŞMSS genel şartlarında öngörülen hukuki görevin ihlali sadece belirli bir şahıs veya şahıslara karşı yerine getirilmesi gereken bir hukuki görevin ihlali değil; herkese karşı uyulması zorunlu olan bir görevin ihlali olduğunu; zarar ve buna bağlı olarak sorumluluğun, bu genel mahiyetteki hukuki görevin ihlallerinden doğduğunu, dolayısı ile burada bir haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olduğunu, sözleşmeye aykırılık nedeni ile doğan sorumluluk ve buna bağlı olarak meydana gelen zararların 3. ŞMSS kapsamında himaye altına alınmadığını; yine taraflar arasında akdedilen 3. ŞMSS poliçesinin 2. Sayfasında yer alan 4. Madde gereğince ”Dolaylı hasarlar, sözleşmesel sorumluluklar, finansal kayıplar ve mesleki sorumluluklar, ürün sorumluluklar ile depocu sorumluluğu teminat dışındadır." Denildiğini; sigortalı şirketin ortaklarının taleplerinin teminat dışı olduğunu; Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3.A.3 uyarınca;”Sigortalı bir şirket ise, bu şirketin gayri mahdut mes'uliyetli şerikleri ile bunların yukarıdaki fıkra mucibince aile efradı tarafından vuku bulan talepler de sigorta teminatı dışındadır.” Denildiğini, 3. Şahıs Mali Sorumluluk Poliçesi Genel Şartları uyarınca sigortalı şayet bir şirket ise bu şirketin ortakları tarafından ileri sürülen taleplerin sigorta teminatı dışında olduğunu, ... A.Ş'nin tek ortak kuruluşu ve tek ortağının "..." olduğunu ve sigortalı şirketin ortaklarının talepleri sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını; Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları - Madde 3.8.b’de” Sigortalı veya müstahdemleri veyahut sigortalı hesabına hareket eden kimseler tarafından imal veya teslim edilen veya işlenen şeylerde veya bu şeylerle fonksiyonel rabıtası olan teknik cihaz veya tesislerde, işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması dolayısı ile husule gelen zarar ve ziyandan doğan talepler”in teminat dışı olduğunu; görüleceği üzere işin veya teslimatın kusurlu ve ayıplı olması sebebiyle meydana gelen konu hasarların poliçe teminatı dışında kalacağını; davacının vagon kasko sigortası yaptırmadığını; davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını; davacının genel şartlar uyarınca hadise sonrası ihbar yükümlülüğünün 5 gün iken hasarlarda yıllara sari bir gecikme ile ihbar yükümlülüğünün ağır şekilde ihlal edildiğini; "Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Madde 7

Uyarınca, iş bu mukavelenameye göre, sigortalının mali mes'uliyetini mucip olabilecek bir vakıanın hudusunda, sigortalı ıttıla tarihinden itibaren beş gün içinde sigortacıyı yazı ile haberdar etmekle mükellef olduğunu, zamanaşımına uğrayan hasarlar adına zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini; taraflar arasında akdedilen poliçe özel şartlarının 2. Sayfasında yer alan "beyana aykırılık klozu"nun bulunduğunu, “Rizikonun gerçekleşmesinden sonra beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği tespit edildiği takdirde sigortacının tazminattan %50 indirim yapma hakkı saklıdır. Bu bildirimin kasten yapılmadığının tespit edilmesi halinde sigortacı tazminat ödeme yükümlülüğünden kurtulur” hükmü olduğunu; davacının TTK m.1447 uyarınca "Bilgi verme ve araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü”nü ihlal ettiğini, davaya konu hadisede aradan geçen aylar ve yıllar içerisinde hasarların ihbar edildiği tarihte artık arıza var ise onarılmış, hasarın varlığı-yokluğu ispatlanabilirliğini yitirdiğini, davacı kendi içerisinde tuttuğu tutanaklarla hasarları kanıtladığı iddiasında olup müvekkili şirketin hasarları denetleme fırsatını elinden aldığını; ispat külfetinin yer değiştirdiğini; kural olarak hasarın varlığını, yakın sebebini ve miktarını ispat yükümlülüğünün zarar görene ait olduğunu; iş bu yükümlülük karşısında zararı incelemek, talebin teminat kapsamında olup olmadığının kontrol külfetinin ise müvekkili sigorta şirketine ait bulunduğunu, bu kapsamda davacının beyan ve ihbar yükümlülüğüne aykırılığının TMK madde 2'nin ihlali olup ispat külfeti yer değiştirdiğini; davacının ferdi kaza poliçesi kapsamında talebinin bulunmadığını; dolaylı hasarların, netice zararların teminat dışı olduğunu; davaya konu hasarlarda yük ve tehir taleplerinin gerek poliçe özel şartları gerekse teknik şartnamenin 4.6. ve 4.9. Maddeleri uyarınca teminat dışı olduklarını; Teknik Şartname madde 4.6. "Ticari amaçla taşınan yük sigorta teminatı kapsamı dışındadır.", Teknik Şartname madde 4.9. "Netice zararları teminat kapsamı dışındadır." Denildiğini;

3.ŞMSS poliçesi özel şartları: "Dolaylı hasarlar, sözleşmesel sorumluluklar, finansal kayıplar ve mesleki sorumluluklar, ürün sorumluluklar ile depocu sorumluluğu teminat kapsamı dışındadır." Hükmünün bulunduğunu, poliçede muafiyetler başlığı altında her bir hasarda hasarın %10'una muafiyet uygulanacağına dair hüküm bulunduğunu; müvekkili şirket yönünden alacağın muacceliyetinden söz edilmeyeceği gibi davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olup temerrüde düşmediğini; bu sebeple, davanın reddine karar verilmesini, savunmuştur.

GEREKÇE

Davacı şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 01/06/2019 - 01/01/2021 dönemi için davalı şirket tarafından düzenlenen ... numaralı üçüncü şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesinin geçerli olduğu dönem içerisinde bir kısım olaylar ve hasarların meydana gelmiş olup, Davada çözümü gereken sorun, Poliçe tarihleri içerisinde kaç olay (hasar) meydana geldiğ Olayların (hasarların) varlığı ile kapsamının ne şekilde olduğu, ne kadar zarar meydana geldiği, Zarar meydana gelmiş olması durumunda bu zararlar nedeniyle sigortalının kusurlu olup olmadığı, kusur dağılımının nasıl gerçekleştiği, Meydana gelen zararlardan dolayı davacı şirketin ödeme yapıp yapmadığı, zararları tazmin edip etmediği, Meydana gelen zararlardan dolayı; zararların poliçe kapsamında bulunup bulunmadığı, sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı, varsa tutarının, belirlenmesine ilişkindir.

Davalı vekilinin zaman aşımı itirazı, tazminata ilişkin ilk olayda gerçekleşen zarara ilişkin faturanın düzenlenme tarihinin 04/02/2020, son faturanın ise 06/11/2020 olup, davanın ise 03/06/2021 tarihinde açılması nedeniyle, arada bir yıldan az bir süre olmakla haklı görülmemiştir. Poliçe özel şartlarının incelenmesinden, davalı sigorta şirketinin poliçe sahibinin,

Tren işletmeciliği faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusuru olsun olmasın yolcuların ve üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararları tazmin etmeyi, raylı araçlar istasyon ve altyapı tesislerine gelebilecek zararların teminat kapsamında olduğu, .... , ulusal ağda demir yolu altyapı işletmeciliği yapan kurumlar, bunların çalışanları, yöneticileri ve taşeronlarının, işletenin demir yolu işletmeciliği faaliyetinden kaynaklanan zarar taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olduğunun karalaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflarca delil olarak dayanılan poliçe örneği tazminata konu hasar dosyası 40 adet demiryolu kazasına ilişkin olarak oluşan zararlara yönelik olarak davacı şirket tarafından düzenlenen tahakkuk ve mahsup fişleri, 3.kişi ... tarafından davacı şirket adına kesilen fatura örnekleri, .... tarafından yapılan denetimlerde, kontrolörler tarafından hazırlanan kazalara ilişkin rapor örnekleri, davacı şirket tarafından davalı şirkete kazalarla ilgili gönderilen ihbar yazı örnekleri dosyaya sunulmuş, yazılan müzekkerelerle temin edilmiş, bilirkişi kurulunca ayrıca davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar da yerinde incelenmiştir.

01/05/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6461 sayılı Yasa ile kurulan davacı ... AŞ olayda zarar gördüğü iddia olunan 3.kişi ...'nden ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulduğu ve faaliyet gösterdiği için davacı ile aralarında organik bağ bulunduğu ve 3.kişi sayılamayacağı yönündeki davalı itirazları haklı değildir. Tüm deliller toplandıktan sonra sigorta hesap bilirkişisi, serbest muhasebeci mali müşavir, makine mühendisinden oluşturulan bilirkişi kurulundan 04/07/2022 tarihli rapor ve itirazları karşılar şekilde 07/03/2023 tarihli ek rapor aldırılmıştır.

Taraflar arasında düzenlenen 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesini kapsadığı dönem, toplam parasal tutar ve poliçe özel şartları kapsamında, dava konusu olan 40 adet demiryolu kazasına ilişkin olarak oluşan zararlara yönelik davacı tarafından dökümü verilen tahakkuk ve mahsup fişleri, ... tarafından davacı şirket adına kesilen faturalar, ... tarafından yapılan denetimlerde, kontrolörler tarafından hazırlanan raporlarda kazanın sebepleri yine davacı tarafından kazalarla ilgili hasar bedellerinin sigorta kapsamında karşılanmasına yönelik davalı sigorta şirketine gönderilen ihbar yazıları denetime elverişli tablolar halinde gösterilip, davacı şirkete ait ticari defterlerde yapılan incelemede dava dışı ... tarafından davacı şirkete düzenlenen ve dava konusu yapılan 40 adet toplam 17.824.647,94 TL tutarlı faturaların (mevcut davada söz konusu her bir fatura ile ilgili indirime gidilerek toplamda 4.196.297,48TL istenmektedir.) bütünü ile kayıtlı olduğu tespiti de yapılarak, Yine taraflar arasında düzenlenen poliçenin kapsadığı tarihler ve gerçekleşen 40 adet kaza ile ilgili dökümler tablo halinde gösterilerek poliçe genel şartları ve poliçe limitleri de dikkate alınarak davacının talep edebileceği toplam sigorta tazminatının 4.196.297,48 TL olduğu belirlenmiştir. Rapora yönelik taraf vekillerinin itirazı üzerine bilirkişi kurulundan 07/03/2023 tarihli ek rapor aldırılmış, hesaplanan zarar tutarı ile ilgili ilk görüşün değişmediği belirtilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde talep kısmında her bir talep için olay tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasını istemiş ise de, davalı sigorta şirketi yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihte değil usulünce sigorta poliçesi kapsamında ödeme için yapılacak başvurunun tebliğinden itibaren Yasa'da öngörülen süre sonunda temerrüdün oluşması söz konusu olup, bu şekilde hesaplama yapılabilmesine elverişli bir belge davacı tarafça sunulmadığı için temerrüt başlangıç tarihi olarak dava tarihi kabul edilmiştir.

İddia, savunma, taraflarca dayanılan deliller, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ve ek rapor ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen 3.şahıs mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen 40 adet hasara yol açan olay nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacı şirkete oluşan toplam 4.196.297,48 TL ödemekle yükümlü olduğu, ancak haksız olarak ödemekten kaçındığı anlaşılmakla, taleple bağlı kalınarak yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın kabulü ile,

4.196.297,48 TL'nin 03/06/2021 olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 286.649,08 TL harçtan peşin alınan 71.662,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 214.986,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan 8,50 TL vekalet harcı, 233,75 TL tebligat ve posta gideri, 12.000,00TL bilirkişi ücreti toplamı 12.242,75 TL yargılama gideri ile 59,30 TL başvurma harcı ile 71.662,28 TL peşin harç toplamı 83.963,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 271.925,95 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

6.HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Davacı Vekili Av. .... , Davalı Vekili Av. ....'nin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2023 Başkan ....¸ Üye .... ¸ Üye .... ¸ Katip .... ¸

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu K6461 md.7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog