Esas No
E. 2023/3693
Karar No
K. 2025/324
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/3693 E.  ,  2025/324 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Dava konusu Mersin ili Anamur ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 127 ada 115 parsel sayılı taşınmaz 112 parsel numarasıyla 26.09.1974 tarihinde senetsizden tarla vasfıyla 20.000 m2 yüzölçümüyle Hazine adına tespit görmüş, tespit 28.03.1975 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 3116 Sayılı Orman Kanununa (3116 Sayılı Kanun) göre 1948 yılında yapılan orman kadastrosu, 2002 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) Değişik 2/B maddesi uygulaması ve aplikasyonu bulunmaktadır. Dava; kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi davasıdır.

Davacı ... İdaresi; dava konusu Mersin ili Anamur ilçesi ... Mahallesi ... mevkii 127 ada 115 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide 9347,00 m2 olan kısmının kesinleşmiş orman tahdidi sınırları içinde kaldığını, tapu kaydında da parselin bir kısmının orman sınırları içinde kaldığına yönelik beyan olduğunu, taşınmazın krokide davalılar adına kayıtlı 9347,00 m2 olan kısmının davalıların müdahalesinin önlenmesini ve tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 9347,00 m2 olan kısmının kesinleşmiş orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle bu kısım yönüyle tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazineye kayıt ve tesciline, taşınmazın kullanımının tapuya dayanması nedeniyle el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili; davada idari yargının görevli olduğu, davanın idari yargılama usulü kanunu uyarınca süresinde açılmadığı, tapu kaydının 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında 2/B arazilerinin satışı kapsamında idareden satın alınarak oluştuğu,1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırını oluşturan taşların taşınmazın dışında tepelik ve makilik alanda bulunduğu, mahalli bilirkişilerin de bu yönde beyanda bulundukları ancak bilirkişilerce bu hususun dikkate alınmadığı, Anamur Kadastro Müdürlüğünde 1948 yılına ait orijinal ölçü hesaplarının bulunmadığı, hatalı koordinatlara göre hesaplama yapıldığı, orman işletme müdürlüğündeki 1948 tarihli orijinal ölçü hesaplarının uygulanması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın bir kısmının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, kamuya tahsis edilen taşınmazın özel mülk olarak tapuya tecil edilmesinin yolsuz tescil olduğu, iyi niyet veya tapu siciline güven ilkesinin uygulama yerinin olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog