Esas No
E. 2024/3009
Karar No
K. 2025/712
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

3. Hukuk Dairesi

E. 2024/3009 K. 2025/712 T.
Karar Sonucu KALDIRILMASINA
Resmî Atıf İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3009, K. 2025/712, T. 13.03.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3009
Karar No
2025/712
Karar Tarihi
13.03.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/3009
KARAR NO: 2025/712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/10/2018

NUMARASI: 2016/310 E - 2018/1017 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 13/03/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalılardan ...şirketine kurumsal elektrik abonesi ile abone olduğunu ancak elektrik faturalarında kayıp kaçak, iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedeli, PSH, sayaç okuma bedeli, TRT payı ve sair kalemlerin haksız olarak yansıtıldığını ve iadesi gerektiğini belirterek şimdilik 1.000 TL nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilleri, davanın reddini talep etmiş, davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde yetkisizlik itirazında bulunmuştur. Mahkeme; "Davalılardan enerjisa vekili süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde sözleşmenin 15. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu beyanla yetki itirazında bulunmuştur. Her iki taraf tacir olup HMK'nın 17. Maddesi uyarınca yetki şartı tarafları bağlayıcı niteliktedir. Dolayısı ile İstanbul Anadolu Nönetçi Asliye Ticaret Mahkeme'leri münhasır yetkili olduğu" gerekçesi ile; "1-Taraflar arasındaki bağlayıcı yetki sözleşmesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve kesinleştikten iki hafta içerisinde mahkememize müracaat edildiğinde dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına," karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde;davalı ... Şirketi'nin adresinin "... Caddesi No:... Taksim/Beyoğlu/ İstanbul"olduğu,Beyoğlu ilçesinin yetki alanının İstanbul Adliyesine bağlı olduğu,HMK 7. Maddesi uyarınca " davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinden açılabilir" hükmü uyarınca İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu, yargılama hakkında haksız şekilde ve yetersiz gerekçe ile yetkisizlik kararı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre Dava,kayıp kaçak vs bedelin tahsiline yöneliktir. Davalılardan... Satış A.Ş vekili cevap dilekçesiyle yetkisizlik itirazında bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde düzenlenen, tacirlerle kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş yada doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir yada birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece yetkili kılınan bu mahkemelerde açılacağına dair hükmün kapsamına göre, yetki şartı, taraflar arasındaki sözleşmede geçerlidir. Ancak bu yetki şartı kesin yetki olarak değerlendirilemez. Zira kesin yetki halleri HMK'nın yetki ile ilgili hükümlerinde açıkça belirtilmiştir. Örneğin,

HMK 11. maddesindeki mirastan doğan davalar, 12. maddesindeki taşınmazın aynından doğan davalar gibi. Kesin yetki bulunan durumlarda, tarafların yetki sözleşmesiyle başka bir mahkemeyi yetkili kılmaları mümkün değildir. Oysa HMK'nın 17. Maddesinde tarafların, yetki sözleşmesine rağmen sözleşmede belirtilen mahkeme dışındaki kanunda yetkili olduğu hükme bağlanan mahkemelerin de yetkilerinin devam edeceğini kararlaştırabilecekleri öngörülmüştür. Kesin yetki durumunda ise yetki sözleşmesi yapılamaz. Nitekim HMK'nın 18. maddesinde açıkça "tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Tüm bu hususlar gözetildiğinde, yetki sözleşmesi yada yetki şartında, yetkili olduğu belirtilen mahkemenin kesin yetkili olduğundan söz etmek mümkün değildir.

HMK'nın 10. maddesine göre sözleşmelerden doğan davalarda yetki, özel yetki kuralıdır ve dava akdin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Ayrıca HMK'nın 7. maddesinde de, davalının birden fazla olma durumunda, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği düzenlenmiştir. Ancak, dava sebebine göre kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının olduğu yerlerde, davanın, davalılardan birinin sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirme amacıyla açıldığı anlaşılırsa, mahkeme davalı itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir, hükmü yer aldığından, somut olayda davalılardan ... ve ...'ın yerleşim yerlerinin, mahkemenin yargı çevresi sınırları içinde olduğu ve HMK'nın bu hükümleri çerçevesinde, açıklanan nedenlerle; davalı ... A.Ş .yönünden yetkisizlik kararı verilmesinin zorunlu olmadığı da gözetilerek, buna yönelik mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmadığından,davacının istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/292 E - 6812 K. Sayılı ilamı aynı nitelikteki davada, aynı uyuşmazlık konusundaki aynı itirazla ilgili olarak bu açıklamalara emsal niteliktedir)

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/03/2025

İlgili Mevzuat & Etiketler
KALDIRILMASINA İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.17 HMK md.7 HMK md.10 HMK md.355 HMK md.20 HMK md.11 K6100 md.17 HMK md.18 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog