3. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/695
- Karar No
- 2025/725
- Karar Tarihi
- 13.03.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2022/4 E
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 1973 yılında memleketi Erzurum'dan İstanbul'a göç ettiğini, yıllar boyu çalışarak belli bir birikime ulaştıktan sonra halen memlekette bulunan kardeşleri ..., ..., annesi ve babasını İstanbul'a getirttiğini, müvekkilinin kardeşlerinin meslek sahibi olmaları için işe yerleştirdiğini, bu arada kamyon alarak çalışmaya devam ettiğini, yıllar içerisinde işlerinin yolunda gitmesi ile kamyon sayısını arttırdığını, bu dönemde müvekkili ve kardeşlerinin şirket kurmaya karar verdiklerini, müvekkilinin kardeşi ... üzerine Gaziosmanpaşa adresinde bulunan dükkanı satın aldığını ve kardeşlerin ortak kararı ile şirketin kardeşlerinden ... ve ... adına kurulması, müvekkilinin ise şirket kayıtlarında görülmemesi, gizli ortak olarak kalması konusunda mutabakata varıldığını, şirket merkezi olarak görünen adresteki taşınmazı müvekkilinin satın aldığını, şirket sermayesinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ...nin sicil kayıtlarında ortak olarak görünmese de tüm çevrede ve iş yaptıkları piyasada şirketin ortağı olduğunun bilindiğini, ortaklardan ...'in 04/04/2018 tarihinde vefatı üzerine şirketteki hisseleri eşi ve çocukları adına veraset payları oranında kayıt ve tescil edildiğini ve ortaklığın aynı şekilde devamı hususunda anlaşıldığını ancak müvekkilinin hiçbir bilgisi olmadan mirasçılar ..., ..., ... ve ...'in hisselerinin ...'e devredildiğini, bu devir sonrasında ...'in şirketin tek söz sahibi olduğunu iddia etmeye başladığını, müvekkilinin şirketten dışlandığını ve ortaklar arasında ciddi bir anlaşmazlık baş gösterdiğini, müvekkiline uzun süre kar payı ödemesi yapılmadığını, taraflar arasındaki anlaşmazlıkların büyümesi ve aile ilişkilerinin bozulmaya başlaması üzerine ortakların bir araya gelerek ortaklığın tasfiyesi hususunda mutabık kaldıklarını ve 30/01/2019 tarihinde "..." isimli belge ile ortaklığın tasfiyesi koşullarını belirleyip imzaladıklarını, müvekkilinin mutabakat metni doğrultusunda diğer ortaklara devri kararlaştırılan adına kayıtlı taşınmazların metne uygun şekilde devrini gerçekleştirdiğini, ancak davalıların sadece ... olarak bilinen taşınmazın devrini yaptıklarını, İstanbul ili, Silivri ilçesi, ...-... Mahallesi, ... Mevkii ... ada ..., ... ve ... parselin devrini yapmadıklarını, aynı şekilde araç listesindeki birkısım araçları devrettiklerini ancak birkısım araçları devretmediklerini belirterek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak Adi Ortaklık Sözleşmesinin feshedilmesine, 2018, 2019, 2020, 2021 yıllarına ait kar paylarına her yıl için ayrı ayrı avans faizi işletilerek hesaplanacak miktarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00-TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine ve feshedilen adi ortaklığın mahkememizce tasfiye edilerek müvekkili payına düşen kısmının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Yargılama devam ederken davacı vekilinin 04/12/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir talep etmesi üzerine, mahkemesince 09/12/2024 tarihli ara karar ile "Taraflar arasında yapıldığı iddia edilen adi yazılı paylaşım belgesi, bunu destekleyen kimi tanık beyanları, dosya içerisine kazandırılan devir ve tescil belgeleri birlikte değerlendirildiğinde ve tasfiye işlemlerinde, yaklaşık ispat halinde tarafların talebi durumunda, mahkemenin mevcudu muhafaza için gerekli tedbirleri alması mecburiyeti, buna karşılık UYAP’tan yapılan sorgulamada yargılama devam ederken dahi bir kısım malların aynı soy isimde ve başkaca üçüncü kişilere devriler yapılmaya devam ettiği birlikte değerlendirildiğinde, 6100 saylı HMK 389 ve devam maddeleri gereği telafisi zor ya da imkansız neticeler doğmaması adına ihtiyati tedbir talebinin 3.000.000,00 TL teminatla kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 3.000.000,00 TL tminatla kabulüne; 2-Tasfiyesi istenen; PLAKA CİNSİ AÇIKLAMA MDL ŞAŞE NO ... ÇEKİCİ ... 2015 ... ... ÇEKİÇİ ... 2014 ... ... ÇEKİÇİ ... 2015 ... ... HAVUZ ... 2015 ... ... HAVUZ ... 2015 ... ... HAVUZ ... 2016 ... ... FREZE ... 2017 ... ... FİNİŞER ... 2010 ... ... SİLİNDİR ... 2017 ... ... VABIL ... 2006 ... ... Y.SİLİNDİRİ... 2018 ... ... Y.SİLİNDİRİ ... 2012 ... ... ROBOT ... 2012 ... ... ROBOT ... 2001 ... ... SÜPÜRGE ... 2011 ... ... JSB ... 2016 ... ... HİNO ... 2004 ... ... HİLUX ... 2016 ... ... ÇEKİCİ ... 2015 ...... ÇEKİÇİ ... 2014 ... ... ÇEKİÇİ ... 2012 ... ... HAVUZ/DORSE ... 2015 ... ... HAVUZ/DORSE ... 2015 ... ... HAVUZ/DORSE ... 2014 ... ... FREZE FREZE 2007 ... ... FİNİŞER ... 2016 ... ... SİLİNDİR ... 2017 ... ... VABIL VİBROVABIL 2007 ... ... TOPRAK SİLİNDİRİ 2012 ... ...
Y. SİLİNDİRİ ...
2018 ... ...
Y. SİLİNDİRİ ...
2012 ... ... ... 2015 ... ... ROBOT ... 1998 ... ... ROBOT ... 2007 ... ... VİTO ... 2017 ... ... TRAFİK ... 2018 ... araçların davalılardan herhangi birinin adına tescilli olması durumunda, üçüncü kişilere rızaen devrini önler mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, 3- Teminat yatırıldığında karardan bir suretin gereği için İstanbul ve Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüklerine gönderilmesine, 4- Teminat yatırıldığında UYAP ekranından tedbir uygulanması mümkün olan araçlara UYAP üzerinden tedbir kaydı konulmasına, 5- Tasfiyesi istenen; -İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... mahallesi, ... ve ... parselde kain taşınmazların -İstanbul ili, Silivri ilçesi, ...-... Mahallesi, ... mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parseldeki taşınmazların, -Davalılardan herhangi birinin adına tescilli olması durumunda, üçüncü kişilere rızaen devrini önler mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmiştir. Bu karara itiraz üzerine, duruşmalı yapılan değerlendirme sonunda ".... belirtilen ara kararda da belirtildiği üzere, eldeki dava bir adi ortaklığın tasfiyesi iddiasına dayanmakta olup, bir kısım tanık beyanları ile desteklenen adi yazılı belge ile tüm dosya kapsamı ve ayrıca davanın devamında birçok malın el değiştirmeye devam ediyor olması nazara alındığında, telafisi zor ya da imkansız neticeler doğmaması adına ihtiyati tedbire itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili dava dışı ... firması adına kayıtlı araçlar üzerine de ihtiyati tedbir talep etmiş ise de, bu şirket aynı kuruculara ait olsa da hukuken ayrı tüzel kişiliğe ait olup, dava dışı kimsenin mallarına ihtiyati tedbir konulması hukuken mümkün değildir. Bununla beraber, mahkememizce bu malların ... firmasına devrine ilişkin belgeler istenmiş olup, bu malların adi ortaklık malı iken devredildiği anlaşılırsa, zaten değerlerinin devreden uhdesine geçmiş para olarak tasfiye sırasında nazara alınması mümkündür. Davada taraf olan davalı ... firmasına ait olduğu 20.01.2025 tarihli davacı dilekçesi ile beyan edilen mallara ise, eldeki dava bir adi ortaklığın tasfiyesi iddiasına dayanmakta olup, bir kısım tanık beyanları ile desteklenen adi yazılı belge ile tüm dosya kapsamı ve ayrıca davanın devamında birçok malın el değiştirmeye devam ediyor olması nazara alındığında, telafisi zor ya da imkansız neticeler doğmaması adına talep gibi teminatla ihtiyati tedbir kararı vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin, davacının kurucusu olduğu beyan edilen ... firması adına tescilli araçları üzerine ihtiyati tedbir taleplerinin ise; bu şirket aynı kuruculara ait olsa da hukuken ayrı tüzel kişiliğe ait olup, dava dışı kimsenin mallarına ihtiyati tedbir konulması hukuken mümkün değildir. Bununla beraber, mahkememizce bu malların ... firmasına devrine ilişkin belgeler istenmiş olup, bu malların adi ortaklık malı iken devredildiği anlaşılırsa, zaten değerlerinin devreden uhdesine geçmiş para olarak tasfiye sırasında nazara alınması mümkündür. Yine davalının 26.01.2025 tarihli dilekçesi ile davacının da adına olan taşınmazların sorgulanarak üzerilerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin; eldeki dava bir adi ortaklığın tasfiyesi iddiasına dayanmakta olup, bir kısım tanık beyanları ile desteklenen adi yazılı belge ile tüm dosya kapsamı ve ayrıca davanın devamında birçok malın el değiştirmeye devam ediyor olması nazara alındığında, telafisi zor ya da imkansız neticeler doğmaması adına talep gibi teminatla ihtiyati tedbir kararı vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle 1-Davacı vekilinin teminata itirazının REDDİNE, 2-Davalı vekilinin ihtiyati tedbire itirazının REDDİNE, 3-Davacı vekilinin davaya taraf olmayan ... İnş. Üzerine bulunan araçlara tedbir konulması talebinin REDDİNE, 4-Davacı vekilinin ... adına yeni tespit edildiği iddia edilen iş makinesi ve araçların davalılardan herhangi birinin üzerine olması durumunda ihtiyati tedbir taleplerinin 500.000,00 TL TEMİNAT İLE KABULÜ İLE; ... Gıda San Ve Tic. Ltd. Şti.adına tescilli; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı ve ... plakalı, ... plakalı ve ... iş makineleri araçlarının davalılardan herhangi birinin adına tescilli olması durumunda, üçüncü kişilere rızaen devrini önler mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, 5-Teminat yatırıldığında karardan bir suretin gereği için İstanbul ve Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüklerine gönderilmesine, 6-Teminat yatırıldığında UYAP ekranından tedbir uygulanması mümkün olan araçlara UYAP üzerinden tedbir kaydı konulmasına, 7-Davalılar vekilinin ... firması adına olan araçlar üzerine ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 8-Davalılar vekilinin davacı ... üzerindeki aktif taşınmazların tasfiyeye dahil edilmesi ve devrinin engellenmesi talebinin 3.000.000,00 TL TEMİNAT İLE KABULÜ İLE; İstanbul ili, Sultangazi İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, İstanbul ili, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, İstanbul ili, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, İstanbul ili, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, İstanbul ili, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, İstanbul ili, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Parsel, İstanbul ili, Silivri İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum ili, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum ili, Narman ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, Erzurum İli, Narman İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel, numaralı taşınmazların davacı ... adına tescilli olan hisseleri üzerine tedbir konulmasına, Teminat yatırıldığında karardan bir suretin gereği için ilgili Tapu Müdürlüklerine gönderilmesine, 9-Ayrıca bu taşınmazların ... tarafından edinilmesine ilişkin resmi senetlerin ve güncel tapu kayıtlarının tapu müdürlüklerinden celbine, 10-Noterler birliğine müzekkere yazılarak davalılar vekilinin 26/01/2025 tarihli dilekçesinde bildirilen araçların UYAP sorgulamasında hangi noterde işlem gördüklerinin anlaşılmadığından bu araçların her birinin ... ANONİM ŞİRKETİ'ne devrini yapan noterlik işlem bilgilerinin ayrı ayrı Mahkememize bildirilmesinin istenilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; takdir edilen teminatın mahkeme veznesine depo edildiğini, ancak teminatın fahiş olduğunu, dava konusu araçların devredildiği ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin dava açıldıktan sonra davalılardan ... tarafından kurulduğunu, şirketin tek ortağı ve yetkilisinin de ... olduğunu, bu şirketin mal kaçırma amacıyla kurulduğunu, bir kısım iş makinelerinin bu şirkete devredilmiş olduğunu, bildirdikleri iş makinelerinin üzerine tedbir konulması taleplerinin kabulü gerektiğini, ... adına yeni tespit edildiği iddia edilen iş makinesi ve araçların davalılardan herhangi birinin üzerine olması durumunda ihtiyati tedbir taleplerinin 500.000,00 TL teminat ile kabulüne karar verildiğini, 3.000.000-TL teminat yatırıldığını, taşınmazlara ihtiyati tedbir kararı işlendiğini, ancak iş makineleri ve araçların büyük bir çoğunluğu devredildiği için tedbirin işlenemediğini, yeniden 500.000-TL teminat istenmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, adi ortaklığın feshi talebine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. Somut olayda, davanın konusu adi ortaklığın fesin ve tesfiyesine yönelik olup,tedbir konulması istenen taşınır ve taşınmaz malların adi ortaklığın malvarlığına dahil olduğunun ileri sürüldüğü, davalılar tarafından ise taraflar arasında herhangi bir şekilde bir ortaklık sözleşmesinin de bulunmadığını savundukları, yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi sunulmadığı, taraflar arasındaki akrabalık ve mutabakat metnine dayanıldığı, adi ortaklığın varlığının ispatı yargılamayı gerektirmekle birlikte dava dilekçesinde öne sürülen iddialar ve dayanak deliller dikkate alındığında adi ortaklığın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartının sağlandığı,diğer yandan davanın niteliği gereği adi ortaklığın tasfiyesi durumunda, tasfiye süresince adi ortaklık malvarlığının korunması hak ve menfaat dengesine uygun düştüğü anlaşılmaktadır.HMK'nın 392.maddesinde: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez." düzenlemesi gereğince davacının teminat yatırması, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık güven sağlayacaktır. HMK'nın 87. Maddesinde ise bir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hakim serbestçe tayin edeceği düzenlemiştir.Somut olayda tedbir konulması istenen dava dışı şirketin davada taraf olmadığı bu nedenle adına kayıtlı mallar üzerine tedbir uygulanamayacağı, adi ortaklığın mal varlığının korunması amacıyla talep edilen mallar üzerine tedbir uygulanması ile, yargılama sonunda belirtilen malların adi ortaklığa ait olmadığının anlaşılması durumunda davalıların ve üçüncü kişilerin uğrayacakları muhtemel zararın önlenmesi için teminat takdiri ile tedbir uygulanan malların sayı ve muhtemel değerlerin de dikkate alındığında takdir edilen teminatın uygun olduğu anlaşılmakla davacının istinaf itirazları yerinde görülememiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/03/2025