Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

DENİZLİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:
KARAR TARİHİ:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

TARİHİ :

NUMARASI :

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Ayrıca dosya kapsamında kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın malikinin gerçek kişi olduğu, malikin tacir olduğuna ve aracın ticari amaçla kullanıldığına dair bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı anlaşılmakla aracın ticari niteliğinin bulunmaması ve olayın haksız eylem niteliği dikkate alınarak hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.

Mahkememizce davacının zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılmış; gerek ceza dosyasındaki bilgi ve belgelerden gerek dosyamızdaki bilgi belgelerden anlaşılacağı üzere kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsü olan davacının sol dizinden yaralandığı; buna göre davacının zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusuru tespit edilmemekle hesaplanan tazminattan 6098 sayılı TBK'nun 52.maddesi gereğince müterafık kusur indirimi yapılmamış ve davanın kısmen kabulüne" dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Denetime elverişli bir maluliyet raporunun alınmadığını, bu sebeple maluliyet oranının hesaplanamamış olup eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekeceğini, hükme esas alınan kurul raporu eksik inceleme ürünü olup maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan bir takım hastane kayıtları ile sağlık raporları; objektif değerlendirmelerden uzak ve Mahkeme kararına dayanak teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu, dava konusu kaza trafik iş kazası olmasına karşın bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, Yargılama aşamasında trafik iş kazası yönünde inceleme yapılmadan karar verildiğini, ancak kazanın iş kazası olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup bu yönüyle verilen kararın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ödeneğinin SGK sorumluluğundan olduğunu, her koşulda zarar görene ödeme yapılıp yapılmadığı ve iş göremezlik raporunun bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza esnasında davacı boyun bölgesinden yaralandığını, davacı taraf zararın artmasına sebebiyet verdiğinden olası tazminat hesaplamasına müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacının, kaza sırasında kask kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira kask kullanılması, trafik kazalarının etkisini hafifletmekte olup, yaralanmalarda ağır sonuçların meydana gelmesini önlemekle birlikte kazaların ölümle sonuçlanmasının da önüne geçtiğini, kask kullanılması yolculuk esnasında takılması gerektiği kural olarak KTK’da da ifade edilmiş olup, sürücü ve yolcuların belirtilen ve benzeri güvenlik önlemini almamış olmasından davalı şirketin sorumlu olduğunun kabulü hakkaniyet ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını, başvurunun öncelikli olarak, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortacılık kanunu gereği davalı kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların taraflarına sunulmamış olup değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, başvuru konusu olay sebebiyle davalı şirkete başvuru aşamasında sunulması gereken evrakların sunulmadığını, Davalının, dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından; faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak kusur ve maluliyet raporları alınmış olup, bu raporlar dikkate alınarak hazırlanan aktüer bilirkişi raporunda davacının 17.383,65 TL geçici iş göremezlik ve 945.985,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği tespit edildiğini, bunun üzerine taraflarınca, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMSS poliçesi kapsamında sorunlu olduğu tutarlar dikkate alınarak, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 17.383,65 TL geçici iş göremezlik zararları üzerinden talepleri artırıldığını, ancak Yerel Mahkeme tarafından, poliçe limitinin 430.000,00 TL ile sınırlı olması nedeniyle 17.383,65 TL'lik kısmın reddine karar verildiğini, her ne kadar poliçe limiti 430.000,00 TL ile sınırlı ise de; talep edilen alacaklara bakıldığında sürekli ve geçici iş göremezlik zararları farklı teminat türleri ile teminat altına alındığını, bu kapsamda, sürekli iş göremezlik zararının, ZMSS poliçesinde, "ölüm-sakatlık" teminatı kapsamında olup, limiti 430.000,00 TL olduğunu, diğer tazminat türü olan, geçici iş göremezlik zararının ise; ZMSS poliçesinde bulunan "sağlık giderleri" teminatı kapsamında olduğunu ve bu teminatın limitinin de 430.000,00 TL olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sağlık giderleri içerisinde mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler gösterildiğini, genel şartlarda yer alan bu ibarelere bakıldığında geçici iş göremezlik tazminatının genel şartlarda düzenlenen sağlık giderleri kapsamında olduğu sonucuna varıldığını, bu nedenlerle, gerek sigorta genel şartları gerek ise Yüksek Mahkemelerin yerleşik içtihatlarına bakıldığında, geçici iş göremezlik zararı poliçede yer alan sağlık giderleri teminatı kapsamında değerlendirildiğini, bu kapsamda sürekli iş göremezlik zararı ve geçici iş göremezlik zararı için ayrı ayrı teminat limitleri kabul edilmesi gerekmekte olup bu nedenle talep edilen miktarlar ayrı ayrı değerlendirildiğinde teminat limitlerini aşmadığını, netice itibariyle, talep edilen miktarlar ayrı ayrı teminatlar kapsamında olmasından dolayı poliçe limiti aşılmamış olup, taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesini ve kararın kaldırılması talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 09/07/2021 tarihinde sigortalı 3. Kişi adına kayıtlı ...plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı motosikletin çarpışması suretiyle meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan bakıcı gideri, trafik kazası neticesinde oluşan iş göremezliğe ilişkin olarak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili isteminden ibarettir.

Mahkemece bakıcı gideri yönünden davanın tefrikine karar verilerek yapılan yargılamada davanın kısmen kabul kısmen reddi ile sürekli iş göremezlik ile geçici işgöremezlikten oluşan toplam 430.000 TL maddi tazminata hükmedilerek fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davalı ile davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, davacı tarafın istinaf isteminin davalı tarafın istinaf dilekçesine cevap süresi içinde olduğu gözetilerek istinaf istemlerinin incelemesine geçilmiştir.

Dosya arasında bulunan trafik bilirkişisi raporuna göre davalı tarafın kusurlu olduğunun, davacı tarafın kusuru bulunmadığının rapor edildiği, yapılan değerlendirmenin kesinleşen ceza mahkemesi dosyası ve kaza tespit tutanağı ile çelişki meydana getirmediği, İzmir ATK 01/03/2024 tarihli raporunda ise; davacının tedaviye ilişkin bilgi ve belgeleri incelenerek alınan raporda doğru uygulanan yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının % 10, geçici iş göremezliğe ilişkin iyileşme süresinin 180 gün olduğu rapor edilmiştir.

Davacı 28/08/2024 tarihli bedel artırım dilekçesine göre 100 TL olarak talep edilen sürekli iş göremezlik zararının 430.000 TL , 100 TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik zararının 17.383, 65 TL 'ye artırmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup; aşağıda belirtilen istinaf itirazları dışındaki hususlarda yapılan inceleme ve araştırma yerinde olup reddi gerekmiştir.

Yapılan açıklamalar kapsamında; her ne kadar mahkemece "davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kaza tarihindeki sakatlanma ve ölüme ilişkin poliçe teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu anlaşılmakla bu yöndeki talebin kısmen kabulüne; poliçe teminat limitini aşan kısmın ise reddine karar vermek gerekmiştir " şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de; davalı sigorta şirketlerinin sürekli iş göremezlik tazminatını, kişi başına sakatlık ve ölüm teminatından, geçici iş göremezlik tazminatını sağlık gideri teminatından ödemesi gerektiği, sigorta şirketinin iki farklı teminat limiti ile sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek davacının geçici iş göremezliğe ilişkin talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın açıklanan gerekçeyle kısmen reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
A. 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli 29.373,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 7.345,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 22.028,30 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

B. 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ...

Mahkemesinin ... Esas, ... karar sayılı dosyasında verilen 13/09/2024 tarihli kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

2.HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE;

3.Davanın KABULÜ ile, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 12/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

17.383,65 TL geçici iş göremezlik tazminatının (kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 12/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Alınması gerekli 30.560,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın ve 1.527,40 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 28.952,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Davacı tarafından yapılan peşin harç 80,70 TL, başvurma harcı 80,70 TL, ıslah harcı 1.527,40 TL olmak üzere toplam 1.688,‬80 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 4.727,75 TL bilirkişi, müzekkere ve tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 71.107,55 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

9.Dosyada kullanılmayan gider avansının HMK 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra, 24/10/2023 tarihli ve 32349 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hukuk Mahkemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5/1 maddesi gereğince, davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve iş yerleri vasıtasıyla adrese ödemeli olarak gönderilmesine, İstinaf giderleri yönünden;

10.Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

11.Davacı tarafından yapılan 4 adet elektronik tebligat ücreti 40,00 TL ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 350,00 TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.559,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

12.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, C)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, Ç)İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, D)Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,

HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.27/02/2025 ...... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog