10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7339 E. , 2025/109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
DAVALILAR : 1-... 2-... Gemi İnşaat Bakım Onarım Deniz Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ile davalı ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle, sigortalının 30.09.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP
1.Davalı ... Gemi İnşaat Bakım Onarım Deniz Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket çalışanı olmadığı, müvekkil şirket tersane sahibi olduğu, davacının diğer davalı ... Denizcilik'in sigortalı çalışanı olduğundan söz konusu iş kazası nedeni ile müvekkil şirkete husumetin yöneltilemeyeceği, bu nedenle müvekkili şirket bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiği, müvekkil şirketin hukuken davacıya eğitim verme yükümlülüğü olmamasına rağmen işe giriş sırasında bir oryantasyon eğitimi verdiği, müvekkil şirketin kaza sonrasında diğer davalı ... Denizcilik ile görüştüğü, müvekkil şirkete iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tedbirlerin alındığını, kazanın oluşumunda kendilerinden kaynaklanan bir sorun olmadığını, kaza sırasında davacının kullanmakta olduğu tetik ve pompada bir sorun olmadığını bildirdiği, ayrıca Mahkemenin dosyası ile birleştirilen İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesinin 2020/19 Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesi ile iddiaların hiç birini kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmişlerdir.
2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana dosya yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 411.145,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ...
Gemi İnşaat Bakım Onarım Deniz Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapıldığını, %40 maluliyet oranı üzerinden bedel arttırım dilekçesi sunmuş olsalar da Mahkemenin %36 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamayı kabul ettiğini ve bu doğrultuda karar verdiğini, Mahkemenin gerekçe olarak ise "%36 maluliyet oranına tarafımızın itiraz etmemiş olduğunu, davalı tarafın itiraz etmiş olduğunu, davalı tarafın itirazı üzerine alınan raporda her ne kadar maluliyet oranının %40 çıktığı ifade edilmişse de itiraz eden tarafın davalı taraf olması sebebi ile davalı taraf lehine kazanılmış hak olduğu" şeklinde olduğunu, bu hususu kabul etmenin mümkün olmadığını, daha önce de ifade ettikleri üzere %36 maluliyet tespiti yapılan rapora 06.02.2018 tarihli itiraz dilekçeleri ile itiraz ettiklerini, söz konusu dilekçe incelendiğinde itiraz ettiklerini, sundukları rapor ile maluliyetin %58 olduğunu ifade ettiklerini, bu hali ile raporun kabul edilemez olduğunu ifade ettiklerinin açığa çıkacağını, keza itirazları üzerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'ya gönderildiğini ve rapor sonucu olarak %40 maluliyet tespitinin yapıldığını, bu husus dahi itirazlarının olduğunu doğruladığını belirtmiş ve davanın talepleri doğrultusunda kabul edilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... Gemi İnşaat Bakım Onarım Deniz Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalı şirket ile arasında Müteahhit İdari Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında raspa ve boyama işleri ile sözleşmede belirlenen sair işlerin yapımının diğer davalıya devredildiğini, sözleşmenin 4.2. Müteahhidin yükümlülükleri başlıklı bölümünün 2. maddesinde işverenin, üçüncü kişilerin ve kendi çalışanlarının herhangi bir kazaya uğraması halinde müteahhidin münhasıran sorumlu olacağı hususunun düzenlendiğini, keza tüm bu hususlara rağmen gerekenden fazla önlemleri almış olan davalıya dava konusu iş kazası nedeniyle % 20 kusur atfedilmesinin yerinde olmadığını, manevi tazminat bakımından ise davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin TBK'ya aykırı olup uygulamada da yeri olmadığını, zira manevi tazminatın bir zenginleşme ya da medeni ceza aracı olmadığını, davacının maluliyet oranının %60'dan düşük olmasına rağmen pasif dönem hesabı yapılarak buna göre hüküm oluşturulmasının yerinde olmadığını, dosyada iş kazası için yapılan bilirkişi maluliyet hesaplamasının emsal ücret değil, SGK kayıtlarında yer alan asgari ücrete göre olması gerekmekte olduğuna dair itirazlarının da dikkate alınmadığını ve fahiş bir alacak miktarı ortaya çıktığını, Yalova İş Mahkemesinde 2017/438 E. - 2021/80 K. sayılı dosyasından 22.02.2021 tarihinde verilen, davacının sigortalı kaza geçiren olduğu ve Sosyal Güvenlik Kurumunun davacı olduğu davada; ... Marine İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alt işveren olduğunun tespiti ile diğer davalılardan ...'ın işveren vekili olduğunun kabulü ile hüküm kurulduğunu, ayrıca Yalova İş Mahkemesinin rücu davası dosyasında yerleşik Yargıtay kararlarına uygun şekilde maluliyetin % 60'dan az olmakla pasif dönem hesaplaması yapılmadığını ve hükmün buna uygun şekilde kurulduğunu, Mahkemenin ise kusur ve maluliyet bakımından önemli olduğu ve çelişkili kararlar oluşmaması bakımından SGK dosyasının göz önüne alınması ve beklenmesi taleplerini yerinde görmediğini, dolayısıyla bu dosyada davalı ... Denizcilik Şirketine 35. maddeye göre tebligat yapılmışsa da yüksek kusurlu şirket olduğu halde dosyaya olması gerektiği şekilde dahil edilmediğini, ancak SGK tarafından açılan Yalova İş Mahkemesi dosyasında ünvanı değişen işveren şirketi dahil olmakla gerçek sorumlu ve yetkilinin de dahil edildiğini, iki Mahkeme tarafından aynı konu ve aynı kaza hakkında verilen iki çelişkili karar ortaya çıktığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile UYAP kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu kaza olayına ilişkin SGK rücu davasında, Yalova İş Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli, 2017/438 E. - 2021/80 K. sayılı dosyasında, işverenin toplam kusur oranının % 90 olduğunun kabul edildiği ve aksi yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, somut olayda da Mahkemece, davalıların toplam % 90 oranında kusurlu olduklarının kabul edildiği ve davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu da dikkate alınarak saptanan kusur oranlarının dosya kapsamına uygun olduğunun değerlendirildiği, diğer taraftan, SGK rücu dosyasında, kesinleşen Yalova İş Mahkemesinin kararıyla, SGK Kurum yetkili organlarınca düzenlenen raporlar itibariyle maluliyet oranının %36 olarak belirlendiği ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 04.01.2022 tarihli, 2021/673 Esas ve 2022/18 Karar sayılı ilamıyla bu oranın rücu davası yönünden kesinleştiğinin görüldüğü, eldeki davada ise SGK Kurum Sağlık Kurulunun raporuyla sürekli iş göremezlik derecesinin %36; 20.06.2017 tarihli Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun raporuyla ise %45.2 olarak belirlendiğinin; Adli Tıp Kurumunun (ATK) 3. İhtisas Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 20877 sayılı raporu ile ATK 2. Üst Kurulun 26/09/2019 tarihli ve 1551 sayılı raporuyla, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %40 olarak saptandığının görüldüğü, buna karşılık, Mahkemece, %36 sürekli iş göremezlik derecesinin üzerinden yapılan hesaba itibar edilerek hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, maluliyet oranına davacı tarafça itiraz edilmediğinden ve yalnızca davalı tarafça itiraz edilmesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından (Yargıtay 21.HD'nin 19.02.2019 tarihli, 2018/2401 Esas ve 2019/1113 Karar sayılı ilamı), Mahkemenin bu konudaki uygulamasının yerinde olduğunun değerlendirildiği, davalı ... vekilince, davacının maluliyet oranının %60'dan düşük olmasına rağmen pasif dönem hesabı yapılarak buna göre hüküm oluşturulmasının yerinde olmadığının ileri sürüldüğü, eldeki davanın rücu davası olmadığı dikkate alınarak yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığı, davalılardan ... ile diğer davalı eski unvanıyla ... Denizcilik şirketi arasındaki Müteahhit İdari Sözleşmesi, SGK kayıtları, tanık anlatımları dikkate alındığında, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu ve davalı ... Şirketinin asıl işveren sıfatıyla saptanan hak ve alacaklardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının ücretinin miktarının, Gemi İnşa Sanayicileri Birliği ile Deniz Ticaret Odasının bildirmiş olduğu emsal ücret miktarlarının ortalamasının alınarak net 1.511,00 TL olarak belirlenmesinin, davacının kıdemine, yaptığı işe ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine ulaşıldığı ve davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinaf başvurusuna itibar edilmediği, dava konusu kaza olayı nedeniyle davacının uğradığı maluliyet oranı ve işverenin toplam %90 oranındaki kusuru ile davacının uğradığı zarar ve olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü dikkate alındığında, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının yerinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacı ve davalı ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
Şirketi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.
3.Değerlendirme
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.094,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... Şirketi vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... Şirketi vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.